Türkiye’nin savunma eşiği, HAVA SOJ uçağı dünya medyasında
Türkiye’nin ilk elektronik harp ve radar uçağı HAVA SOJ’un test uçuşunun başarıyla gerçekleştirilmesi ve Bayraktar AKINCI SİHA’nın EREN mühimmatıyla elde ettiği sonuçlar, küresel savunma medyasında geniş yankı uyandırdı. ABD merkezli The Defense Post, Next Gen Defence ve Military Leak ile İtalya merkezli The Aviationist yayın organları gelişmeleri detaylı analizlerle ele aldı. Yayınlara göre Türkiye, hava tabanlı elektronik harp ve insansız hava gücü entegrasyonunda küresel bir aşamaya geçti.
Elektronik savaş uçağı HAVA SOJ, tehdit sahasına girmeden radar ve haberleşme sistemlerini tespit, dinleme, karıştırma ve yanıltma kabiliyetleriyle modern elektronik harp konseptinde “oyun değiştirici” bir platform olarak öne çıkıyor.
YENİ EŞİK HAVA SOJ
İtalya merkezli savunma yayın organı The Aviationist’in analizine göre HAVA SOJ programı, Türk Hava Kuvvetleri için 4 adet platformdan oluşacak şekilde planlandı. Bombardier Global 6000 iş jetleri üzerine inşa edilen sistemde yük geliştirme süreci ASELSAN tarafından yürütülürken, entegrasyon görevini TUSAŞ üstleniyor. Yayın organının haberine göre ilk uçuş 1 Mart 2026’da Ankara’daki TUSAŞ tesislerinde görüntülendi. Analize göre platform; radar ve haberleşme sistemlerini tehdit sahasına girmeden dinleme, karıştırma, bastırma ve yanıltma kabiliyetine sahip. Değerlendirme yazısında HAVA SOJ’un, ABD’nin EA-37B Compass Call, Fransa’nın Archange ve Avustralya’nın MC-55A Peregrine platformlarıyla benzer görev profiline sahip olduğu belirtildi. Program kapsamında ASELSAN’ın elektronik harp çözümleri ve 2020 yılında Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile imzalanan 18,9 milyon dolarlık sözleşmeye de dikkat çekti.
GÖRÜNMEDEN VURABİLEN GÜÇ
ABD merkezli The Defense Post ve Next Gen Defence yayın organlarının analizlerine göre HAVA SOJ, düşman hava sahasına girmeden radar ve iletişim sistemlerini etkisiz hale getirebilen bir platform olarak tanımlandı. Yayınlara göre sistem, geleneksel ve modern ağlara karşı hem karıştırma hem de yanıltma yeteneklerini birlikte kullanıyor. Next Gen Defence analizinde platformun çoklu sensör yapısıyla radar emisyonlarını tespit edip izleyebildiği, diğer hava unsurları ve insansız sistemlerle entegre çalışarak “kuvvet çarpanı” rolü üstlendiği de ifade edildi. Aynı analizde Türkiye’nin yıl sonuna kadar tam operasyonel kabiliyete ulaşmayı hedeflediği bilgisi paylaşıldı. Programın sadece uçak üretimiyle sınırlı kalmadığı, özel hangarlar, filo altyapısı ve eğitim merkezlerinin de inşa edildiği vurgulandı.
Küresel savunma analizlerine göre EREN mühimmatı, AKINCI’ya havadan havaya hedef imha yeteneği kazandıran ve insansız sistemlerin operasyonel rolünü genişleten kritik bir teknoloji olarak değerlendiriliyor.
HAVADAN HAVAYA ÜSTÜN KABİLİYET
ABD merkezli Military Leak savunma medya organının analizine göre Bayraktar AKINCI SİHA, EREN yüksek hızlı, çok amaçlı, güdümlü mühimmat ile gerçekleştirdiği testte havadaki bir hedefi başarıyla imha etti. Analize göre gerçekleştirilen test, AKINCI’nın havadan-havaya görev kabiliyetine yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Daha önce KEMANKEŞ-1 mini seyir füzesiyle de benzer testler gerçekleştiren platform, MAM-L, MAM-T, TOLUN, HGK-82, KGK-82 ve ÇAKIR gibi geniş mühimmat yelpazesiyle çok rollü operasyon kabiliyeti kazanmış durumda.
KÜRESEL PAZARDA TÜRK YÜKSELİŞİ
Uluslararası savunma yayın organlarının ortak vurgularına göre Türkiye, elektronik harp, insansız hava araçları ve entegre savaş sistemleri alanında küresel rekabetin en dinamik aktörlerinden biri haline gelmiş durumda. The Defense Post, Türkiye’nin geliştirdiği platformların NATO standartlarında ağ merkezli harp kabiliyetine sahip olduğunu ve farklı sistemlerle entegre çalışabildiğini vurguladı. Analizlerde ayrıca HAVA SOJ ve AKINCI gibi platformların, küresel savunma pazarında ABD ve Avrupa merkezli üreticilere alternatif oluşturduğu da ifade edildi.
[email protected]
Kaynak: Web Özel