Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır

“ŞEHİR HASTANELERİ PROJESİ BENİM HAYALİMDİ”
Şehir hastaneleri projesinin kendi hayali olduğunu belirten Erdoğan, geçmişte sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlara değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“SSK’lı bir işçi olarak sizler gibi bu kardeşiniz de geçmişte çok sıkıntı çekti. Aksaklıkları yaşı 40 üzerindeki kardeşlerim gibi ben de tecrübe ettim. Eski Türkiye’nin dili olsa da konuşsa. 25-30 sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını geçlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaç alabilmek muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri beraber yaşadık. 2002’de her şeyin başı sağlık deyip önceliklerimizin başına eğitimle birlikte sağlığı koyduk. Doktor, hemşire sayısını, ambulans sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın hastanelerde rehin alındığı manzaralara son verdik. Vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini tesis ettik. 24 yıllık yatırımlar ile Türkiye bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir alana ulaştı. Önceden sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderken bu tersine döndü ve her yıl yüz binlerce yabancı hasta Türkiye’de şifa arıyor.”
“27 ŞEHİR HASTANEMİZİ TAMAMLADIK”
Erdoğan, 27 şehir hastanesinin tamamlandığını ve bu hastanelerin toplam 40 bin yatak kapasitesine sahip olduğunu belirtti. 13 şehir hastanesinin daha tamamlanacağını söyleyen Erdoğan, projesi devam eden 8 şehir hastanesi bulunduğunu ve bunlarla birlikte Türkiye’nin 21 yeni şehir hastanesine kavuşacağını ifade etti.
Şehir hastanelerine yönelik eleştirilere de değinen Erdoğan, şunları söyledi:
“Ülkemizde iktidar karşıtlığı üzerine kurulu siyasetin en bariz örneği şehir hastaneleridir. Vatandaşın ‘Yapandan Allah razı olsun’ dediği bu hastaneler ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. ‘Sağlık sistemine hançer vuruyor’ dediler, hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. ‘Ne gerek var’ dedikleri şehir hastaneleri yüzyılın sağlık krizi olan koronavirüste çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmetleri nedeniyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri ülkemizde yaşanmadı. Krizi en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Ne kadar vizyoner, stratejik yatırımlar olduğu herkes tarafından anlaşıldı. İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz. Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız diyoruz.”
“TÜRKİYE’DE DARBELER DEFTERİ ARTIK KAPANMIŞTIR”
Konuşmasının son bölümünde 12 Eylül darbesine de değinen Erdoğan, yaşananları “Türkiye’nin büyümesine ağır darbeler indiren” bir süreç olarak nitelendirdi ve “Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan bir soldan vatandaşlarımızı dar ağacına gönderdiler. Gencecik fidanlarımızı kaybettik. Umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik” dedi.
Erdoğan, 12 Eylül ve 28 Şubat faillerinin hesap vermesi için kararlılık gösterdiklerini belirterek, bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine izin vermeyeceklerini söyledi ve “Milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerekirse canımız pahasına koruyacağız” diye konuştu.