Türkiye, İsrail yayılmacılığının küresel sorun haline geldiği konusunda uyardı

Gazze’yle bunu nasıl başlattıklarını anlatırken, “İsrail’in yayılmacılığı küresel bir sorun haline geldi” dedi. “Orada insanları öldürerek ya da uzaklaştırarak bir nüfus azaltma politikası izledikleri aşikar. Uluslararası toplum bunu önlemek için her türlü diplomatik aracı kullandı.”

Türkiye, İsrail’in Gazze’deki soykırımını durdurmak için seferber oldu ve uluslararası diplomatik saldırıya bu ölçüde katıldı. Bununla birlikte, Batı’daki eylemsizlik ve uluslararası toplumun bazı üyelerinin sağlam desteğiyle güçlenen İsrail, daha sonra defalarca ihlal ettiği Gazze’deki ateşkesi kabul etmek dışında fazla geri adım atmadı. ABD-İsrail-İran savaşı yoğunlaşırken İsrail, Hizbullah’ı ortadan kaldırma bahanesiyle odağını yeniden Lübnan’a çevirdi. İsrail, 2024’teki kötü şöhretli “çağrı cihazı bombalamalarından” bu yana en kötü saldırılarda, genel nüfusa yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarla Lübnan’a saldırılar düzenledi. İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda geçen aydan bu yana 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Fidan, Lübnan’ın bir kez daha acımasız bir savaşın pençesinde olduğunu söyledi. “1 milyondan fazla insanı yerinden eden İsrail işgalinin yanı sıra, İsrail’in Gazze’deki işgal politikasını şimdi Lübnan’da da uyguladığını görüyoruz. Bu, bölgenin istikrarını ciddi şekilde etkileyecek bir işgaldir. İsrail oldu bittiyi uyguluyor. Bunu durdurmak için elimizden geleni yapacağız.”

Türkiye’yi endişelendiren bir diğer konu ise İsrail’in Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimiyle gelişen ittifakıdır. Türkiye ile geçmişte husumetleri olan ve günümüze kadar belli ölçüde devam eden iki ülke, geçtiğimiz günlerde yapılan üçlü zirvede Tel Aviv ile savunma iş birliğinin genişletilmesinin sinyalini vermişti. Fidan, Türkiye’nin diğer ülkeler arasındaki iş birliğine müdahale etmeyeceğinin altını çizdi ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun zirvede Türkiye’ye karşı bir ittifak olduğunu ima eden açıklamalarına Ankara’nın öfkesini dile getirdi. Fidan, ittifakın İsrail için de Avrupa’da eşi benzeri olmayan bir ittifak olduğuna dikkat çekti.

Bakan, Türkiye’nin ortaya çıkan ittifaktan gelebilecek her türlü tehdide karşı kendisini savunabilecek kadar güçlü olduğunu söyledi ancak bölgedeki Müslüman ülkelerin bu yeni ittifakla ilgili endişelerinin olduğunu vurguladı. “Bu özellikle zayıf ülkeler için bir endişe kaynağıdır” diye vurguladı.

He also commented on Türkiye’s cooperation with Pakistan, Egypt and Saudi Arabia and said it was for stability and economic prosperity in the region. İsrail’in, ittifakın Tel Aviv’e karşı olabileceği yönündeki endişeleri hakkındaki bir soruyu yanıtlıyordu. Dört ülkenin temsilcileri, yakın zamandaki üçüncü dörtlü toplantıda forum kenarında bir araya geldi.

Fidan, “Amacımız ekonomi, teknoloji, sağlık ve savunma dahil olmak üzere birçok alanda gerçekçi, eyleme geçirilebilir bir çerçeve geliştirmek. Bu dört ülke daha geniş bir bölgesel potansiyeli temsil ediyor. Değerlendirmemiz bölgenin iş birliği kapasitesini tam olarak kullanmadığı yönünde ve bu kullanılmayan potansiyeli faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz.” “Bu, herhangi bir aktöre karşı bir ittifak değildir. Diğer blok temelli yaklaşımlardan farklı olarak bizim odak noktamız çatışma çözümü, ekonomik ilerleme ve istikrardır. Bölgesel sorunların dışa bağımlılık yerine bölgesel sahiplenme yoluyla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz.”

ABD-İran ateşkesi

Aynı dörtlü, ABD ile İran arasında ateşkese aracılık etme konusunda da aktif rol oynuyor. Konuyla ilgili yorum yapan Fidan, Türkiye’nin Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelere “tam destek” verdiğini söyledi. “The talks are at a critical point and both sides have sincerity and will to continue them. Since the cease-fire, the whole world is relaxed and I know that the sides are aware of it,” he said, noting that he held a meeting with the Pakistani side before the news conference on Sunday. “Uluslararası toplumun baskısı sayesinde tarafların ateşkes süresini uzatacağını umuyoruz. Uzatmaya ihtiyaç var. Bu konuda iyimserim. Müzakereler az çok tamamlandı ancak birkaç kritik konuda hâlâ anlaşmazlıklar var.”

Fidan, dünyanın ABD ile İran arasında müzakerelerin devam etmesinden yana olduğunu ifade etti. Savaşın ekonomik sonuçlarına dikkat çekerek, “Kimse savaşın yeniden başlamasını istemiyor” dedi. “Zaten bazı ülkelerin bütçelerine onarılamaz kayıplar verdirdi” dedi.

Başa dön tuşu