Türk tasarımcı Chanel’e transfer oldu

Lüks dünyasının da mühendisleri var. Chanel ise en sıra dışılarından birini kadrosuna kattı. “Ayakkabıların Elon Musk’ı” olarak anılan Türk tasarımcı Safa Şahin, Fransız moda eviyle sürekli bir iş birliğine başlıyor. Amaç: markanın en stratejik kategorilerinden biri olan sneaker’ları yeniden tanımlamak.

Bu hamle küçük bir adım değil. Matthieu Blazy’nin kreatif direktörlüğünde Chanel, çağdaş dilini inceltiyor; tarihsel olarak iki renkli babetleri ve zamansız Mary Jane modelleriyle özdeşleşen ayakkabı kategorisi ise artık biçimsel ve teknik inovasyon alanına dönüşüyor.

Hacmin mühendisi

Safa Şahin’den söz etmek, ayağa uygulanmış heykelden söz etmek demek. Tasarımları adeta bir uzay gemisinden ya da bilim kurgu video oyunundan çıkmış gibi görünüyor. 2019’dan itibaren Balmain’de sneaker tasarım direktörü olarak görev yaptığı dönemde, ikonik “Unicorn” modellerine imza attı: abartılı tabanları ve imkânsız gibi görünen çizgileriyle adeta üç boyutlu nesneler.

Ayrıca, konfor ile gösteriş arasındaki sınırı bulanıklaştıran hacimli dolgulu “slide” sandaletler tasarladı.

Daha önce altı yıl boyunca Nike’ta çalışarak performans, hareket ve ergonomi konularındaki hâkimiyetini geliştirdi. Ondan da önce, bugün manşetlerde biriktirdiği başarıları diplomalarda biriktirmişti: Türkiye’de TSIIF’te (Türk Ayakkabı Sanayicileri Enstitüsü Vakfı) eğitim aldı; Torino’daki Accademia Albertina di Belle Arti’de bulundu; Marmara Üniversitesi’nde öğrenim gördü; Konya Selçuk Üniversitesi Resim Bölümü’nden bölüm birincisi olarak mezun oldu. Sanat, teknik ve forma yönelik takıntılı bir hassasiyete sahip.

Instagram hesabı adeta görsel bir laboratuvar: organik siluetler, fütüristik yapılar ve yerçekimine meydan okur gibi görünen hacimler. Tesla’nın kurucusuyla kıyaslanması tesadüf değil. Onun gibi Şahin de nesneyi mühendislik perspektifinden düşünüyor, ancak onu bir gösteri diliyle sunuyor.

Matthieu Blazy bağlantısı

Chanel’e transferi tesadüf değil. Safa Şahin daha önce Matthieu Blazy ile Bottega Veneta’da çalışmıştı; burada danışman ayakkabı tasarımcısı olarak görev aldı. Sneaker’ın ötesine geçerek mule ve klasik ayakkabıları grafik ve deneysel bir yaklaşımla ele aldı; tüm bunları Belçikalı tasarımcının rafine ve sofistike vizyonu altında gerçekleştirdi.

Chanel’in yaratıcı yönetimini, mirasa ihanet etmeden modernleşme sözüyle devralan Blazy, Şahin’in potansiyelini iyi biliyor. Lüksün geleceğinin, sneaker kategorisini yalnızca ticari bir ürün olarak değil, yaratıcı otoriteyle ele almakla mümkün olduğunun farkında.

Bu iş birliği tek seferlik bir kapsül koleksiyon değil, süreklilik arz eden bir ortaklık olarak duyuruldu. Bu da açık bir niyet gösteriyor: Chanel, sneaker alanında sağlam bir kimlik inşa etmek istiyor. Tarihi moda evlerinin kentsel relevans için yarıştığı bir dönemde, uzman bir profile yatırım yapmak spor ayakkabının artık bir aksesuar değil, bir söylem olduğunu teyit ediyor.

Son haute couture defilesinde işaretler zaten hissediliyordu: mantar formunda topuklar, beklenmedik oranlar.

Lüks ayakkabının geleceği

Sektör yıllardır sneaker tasarımının başlı başına bir disiplin olduğunu kabul ediyor. Kendi kimliği olan, performans deneyimine sahip ve lüks dünyasında meşruiyeti bulunan bir tasarımcıyı transfer etmek, Chanel’i farklı bir tartışma zeminine taşıyor. Mesele yalnızca sneaker satmak değil; onları zanaatkârlık ve teknoloji üzerinden yeniden tanımlamak.

Safa Şahin ile Maison gürültü değil, yapısal bir evrim arıyor.

Başa dön tuşu