Türk resim sanatının usta ismi Özdemir Altan yaşamını yitirdi

ZEKİ FAİK İZER’İN ATÖLYESİNDEN YETİŞTİ
1931 yılında dünyaya gelen Özdemir Altan’ın resimle kurduğu bağ gençlik yıllarında Kayseri Halkevi’nde başladı. Sanat eğitimini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde sürdüren Altan, Türk resminin önemli isimlerinden Zeki Faik İzer’in atölyesinden 1956 yılında mezun oldu.
Mezuniyetinin ardından akademiye asistan olarak dönen Altan, yıllar içerisinde profesörlüğe uzanan uzun bir akademik kariyer sürdürdü. Bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan kurumda yalnızca kendi sanatını geliştirmekle kalmadı; eğitimci kimliğiyle de sonraki kuşakların sanat anlayışının şekillenmesinde rol oynadı.
RESİMDE ‘UYUMSUZLUĞU’ BİR YARATIM ALANINA DÖNÜŞTÜRDÜ
Özdemir Altan’ı çağdaşlarından ayıran en belirgin özelliklerden biri, sanatta uyum ve bütünlük fikrine mesafeli yaklaşımıydı. Farklı ve hatta birbiriyle çelişen unsurları aynı yapıt içerisinde buluşturan sanatçı; boya ve tuvalin yanı sıra metal, ip, deri ve hazır nesneleri de çalışmalarına dahil etti.
Altan’ın sanatındaki bu arayış, zaman içinde resmin geleneksel sınırlarını aşan deneysel bir dile dönüştü. “Tepegöz”, “Kral ve Kraliçeler” ve “Soyağaçları” gibi farklı dönemlere yayılan çalışmaları, onun değişen sanat anlayışının ve sürekli yenilenme arzusunun önemli örnekleri arasında yer aldı.
Özellikle “Soyağaçları”, sanatçının uzun yıllar boyunca tekrar tekrar döndüğü ve yeni biçimlerle geliştirdiği çalışmalarından biri oldu. Altan’ın rastlantıya, parçalanmaya, çoğulluğa ve uyumsuzluğa alan açan yaklaşımı, onu Türkiye’de çağdaş ve postmodern sanat tartışmalarının öncü isimlerinden biri haline getirdi.
ESERLERİ İÇİN 26 YIL MÜCADELE ETTİ
Altan’ın yaşamındaki en sıra dışı olaylardan biri ise 33 eserinin Türkiye’ye dönüşü için verdiği uzun mücadeleydi. 1996 yılında Almanya’da sergilenmek üzere gönderilen tabloları, dönüş yolunda yaşanan gümrük ve bürokrasi sorunları nedeniyle yıllarca sanatçıya teslim edilemedi.
Altan, eserlerine yeniden kavuşabilmek için hukuk mücadelesi başlattı. Tam 26 yıl süren sürecin ardından 33 tablosuna yeniden kavuşması, yalnızca kişisel yaşamının değil, yakın dönem Türk sanat tarihinin de dikkat çekici hikâyelerinden biri oldu.
ARDINDA ONLARCA YILLIK BİR SANAT MİRASI BIRAKTI
Resimden kolaja, farklı malzemelerin kullanımından kavramsal arayışlara uzanan üretimiyle Özdemir Altan, sanat yaşamı boyunca tek bir üsluba bağlı kalmak yerine sürekli değişimi ve deneyi tercih etti.
Yaklaşık yetmiş yıla yayılan sanat ve akademi yaşamıyla Türkiye’de pek çok sanatçının yetişmesine katkıda bulunan Altan’ın ölümüyle, çağdaş Türk sanatının önemli kuşaklarından bir temsilci daha yaşama veda etti.