Trump’ın toplantısına katıldı, Irak işgalinin mimarı Rice 

ABD’nin Irak ve Afganistan işgallerinin mimarlarından eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın, Beyaz Saray’da aralarında İran başlığının da bulunduğu bir dizi toplantıya katılması uluslararası kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Washington’un saldırgan dış politikasının yakın tarihteki sembol isimlerinden biri olarak gösterilen Rice’ın yeniden sahneye çıkması dünya genelinde ABD’nin İran ile sınırlı kalmayan yeni bir Orta Doğu müdahalesi planladığı yorumlarına da yol açtı. Rice’ın adı 2003 Irak işgali, Afganistan savaşı, işkence programları ve ABD’nin Orta Doğu’daki askeri müdahaleleri ile birlikte anılıyor. ABD’li petrol şirketleriyle de ilişkisi bulunan Rice “Irak’ın kitlesel imha silahları var” iddiasıyla da kamuoyu hafızasında yer etmiş durumda. Dönemin ABD’li üst düzey bürokratları ise sonradan bu iddianın savaşa gerekçe oluşturmak için kurgulanan bir yalan olduğunu itiraf etmişlerdi.


Condoleezza Rice, eski ABD Başkanı George W. Bush döneminde Irak’ın işgal edilmesini savunan ekibin parçası ve savaşın dış politikadaki mimarları arasında kabul ediliyor.

KİTLE İMHA SİLAHI YALANI

Condoleezza Rice, 2001-2005 yılları arasında ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı, 2005-2009 yılları arasında ise ABD Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. Bush yönetiminin en etkin ve şahin isimlerinden biri olan Rice, Irak işgali öncesinde Saddam Hüseyin’in nükleer silah programı yürüttüğü iddiasını savunma stratejisine taşıyan başlıca isimdi. Ancak işgal sonrasında Irak’ta kitle imha silahı bulunamaması Rice ve Bush yönetimine yönelik ağır eleştirilerin ortaya çıkmasına yol açtı. Başta Bush hükümetinde Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Colin Powell olmak üzere çok sayıda üst düzey isim bu iddianın yalan olduğunu sonradan açıkça itiraf ettiler.

CIA’İN İŞKENCE PROGRAMI

Rice’ın adı Bush yönetiminin “teröre karşı savaş” politikası kapsamında yürütülen gizli CIA programlarıyla da birlikte anılıyor. ABD Senatosu İstihbarat Komitesi raporuna göre, Rice 17 Temmuz 2002’de CIA Direktörü George Tenet ile görüşerek gözaltına alınan zanlılarına yönelik ağır işkencelerin uygulanmasına yönelik “yönetimin onayını” iletti. Rice bu süreçte hükümette ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ile birlikte en sert güvenlik politikalarını savunan isimler arasında yer aldı. ABD’de halen insan hakları örgütleri işkencelerin mimarı olarak Rice’a karşı soruşturma açılması için Kongre’ye talepte bulunuyorlar.

Trump'ın toplantısına katıldı, Irak işgalinin mimarı Rice  - Resim : 2
Eski Dışişleri Bakanı Rice, geçmişte İran ve Küba için sıklıkla “terör karakolları” ifadesini kullanmasıyla da kamuoyunda hatırlanıyor.

İRAN’A “TERÖR KARAKOLU” DEDİ

Rice’ın savunduğu dış politika ABD’de “demokrasi iddiasıyla rejimleri devirme” olarak tanımlandı. Rice’ın bu yaklaşımı Orta Doğu’da yürütülen askeri operasyonlara da meşru alan yarattı. Rice 2005 yılında yaptığı konuşmada ABD’nin yalnızca terör örgütleriyle değil “terörizmi besleyen ideolojilerle” de mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Condoleezza Rice, İran ve Küba için sıklıkla “terör karakolları” ifadesini kullanıyor.

PETROL ŞİRKETİ YÖNETİCİSİ

Condoleezza Rice’ın adı yalnızca savaşlar ve işkenceler ile değil ABD’deki askeri-endüstriyel ağlarla olan ilişkileriyle de anılıyor. 1991-2001 yılları arasında ABD petrol devi Chevron’un yönetim kurulunda yer alan Rice’ın adı şirket tarafından bir petrol tankerine dahi verildi. Söz konusu şirket Irak’ın işgalinin ardından Bağdat’a giren iki ABD’li petrol firmasından birisi oldu. Rice ayrıca Stanford Üniversitesi’ne bağlı Hoover Enstitüsü’nün yöneticiliğini de üstlendi. Enstitünün ABD savunma ve teknoloji sektöründen çok sayıda bağışçıya sahip bulunduğu biliniyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu