Trump’a saray darbesi mi? ABD ordusu dört kez ‘hayır’ dedi
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran müdahalesi, Pentagon ve üst düzey askeri liderler arasında tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ancak tarih, Amerikan ordusunun pek çok kez başkana tamamen bağlı kalmadığını, bazı kritik durumlarda dolaylı veya doğrudan “hayır” diyerek onu sınırladığını hatırlatıyor. Eski Başkan Barack Obama’nın danışmanı Ben Rhodes, BBC’ye verdiği röportajda, Trump’ın özellikle İran’a yönelik askeri karar alma sürecinde danışmanlarını ve normal prosedürleri göz ardı ettiğini söyledi. Rhodes, “Görmek gerekiyor; Amerikan ordusu Trump’a ‘hayır’ demeye ne kadar hazır?” diyerek, ordunun rolüne dikkat çekti. Haber Global Web Özel’e değerlendirme yapan siyaset bilimci Doç. Dr. Deniz Tansi ise Trump’a yönelik bir Beyaz Saray ya da Pentagon “darbesi” gelip gelemeyeceğini değerlendirdi.
Eski Başkan Barack Obama’nın danışmanı Ben Rhodes Pentagon’a “Trump’ı dinlemeyin” çağrısı yaptı.
SAVAŞ SUÇU TEHLİKESİ
İran krizi, ABD’nin İsrail ile ilişkileri ve ABD ordusunun içine girdiği çıkmaz üzerinden değerlendirilirken Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçitlerin kontrolü, küresel petrol ticareti ve bölgesel güvenlik açısından kritik önemde. Rhodes, Trump’ın tek taraflı ve ani kararlarının, uluslararası hukuk açısından savaş suçları riskini artırdığını vurguluyor. Rhodes’un değerlendirmeleri ABD ordusunun geçmişte bu konuda aldığı tutumları da göz önüne getiriyor. ABD’deki tartışmalarda Pentagon’un Trump’a tamamen sadık kalmayabileceği, ancak bunu genellikle operasyonel sınırlamalar yoluyla yapabileceği belirtiliyor. Bu durum, Başkan ile ordunun stratejik karar alma süreçleri arasında kritik bir denge oluşturuyor.
AKIL SAĞLIĞI ŞÜPHESİ
Doç. Dr Tansi ise şu değerlendirmeleri yaptı: “ABD’de saray darbesi mi bekleniyor diye bakmak gerek. Burada ABD Anayasası’nın 24. maddesi önemli. Bu maddede ABD başkanlığına seçilenlerin akıl sağlığı ile ilgili düzenlemeler var. Akli melekeleri yerinde mi bunlara bakılıyor. ABD’de kim başta olursa olsun aslında yürüyen bir sistem var denir. Ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Şu anda ABD’nin bize sattığı kuvvetler ayrılığı, denge denetleme yürüyor mu tartışılır.”
DEVLETTE DİRENÇ VAR
“Kuvvet komutanları, genelkurmay başkanı üzerinden direnç var gibi görünüyor. Diğer yandan İran’da vurulan yerler açısından nükleer sızıntı endişesi de var. Bunlar büyük sorunlar. ABD’nin kendi iç dinamikleri belirleyici olacak. Bunu hangi yollardan yapabilirler gözlemleyeceğiz. Kasımdaki Kongre seçimlerinde denge değişirse azil süreci başlar mı bakmak gerek. ABD’de saray darbesi derken bunun altını çizdim. Devlette büyük bir direnç var.”
İŞTE O DÖRT ÖRNEK
Tarih, Amerikan ordusunun başkana her zaman koşulsuz itaat etmediğini gösteriyor. Öne çıkan örnekler şunlar:
Kore Savaşı (1951): Başkan Harry S. Truman, Çin’e geniş çaplı saldırı planlarken, General Douglas MacArthur ve ordunun üst düzey liderleri bazı planları sınırladı ve alternatif stratejiler önerdi.
Vietnam Savaşı (1960’lar): Başkan Lyndon B. Johnson, savaşın genişletilmesini istese de, komutanlar bazı operasyonların riskli olduğunu belirterek uygulamanın sınırlandırılmasını sağladı.
Vietnam Savaşı (1972): Başkan Richard Nixon, Kuzey Vietnam’a kara ve hava operasyonlarını artırmak istedi. Ordunun üst düzey liderleri, bazı saldırı planlarını uygulamak yerine diplomatik ve sınırlı seçenekleri tercih etti.
Suriye Müdahalesi (2013): Başkan Barack Obama, Suriye’de kimyasal silah saldırısına sınırlı bir müdahale planladı. Pentagon danışmanları, operasyonun risklerini vurguladı ve planlar daha sınırlı şekilde uygulandı.
ABD Savunma Bakanı Hegseth pek çok komutanı görevden almıştı.
Bu örneklerin, Amerikan ordusunun başkana doğrudan “hayır” demekten çok, riskli veya yasa dışı görülen planları sınırlayarak müdahale ettiğini ortaya koyduğu belirtiliyor. Uluslararası analistler, Trump döneminde benzer bir senaryonun, özellikle İran gibi stratejik bölgelerde, ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel