Telepati yeteneği kazandılar! Soğuk Savaş’ın gizli silahları

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro ve eşinin kaçırıldığı saldırıda “discombobulator” adlı gizli bir silahın kullanıldığını açıkladı. Savunma ve istihbarat yayın organlarında platformun elektronik sistemleri devre dışı bıraktığı ve insanlarda şoka yol açtığı ileri sürülüyor. Bu silah, Soğuk Savaş dönemi (1947-1991) boyunca ABD ve SSCB tarafından yaratılan farklı türlerde radyo frekans enerjisi, mikrodalga ve yönlendirilmiş enerji silahlarının devamı olarak değerlendiriliyor. Geçmişte bu tür silahların varlığı ve insan toplulukları üzerinde kullanıldığına dair iddialar kamuya sızmış belgeler ve deşifre edilen istihbarat raporlarıyla da gün yüzüne çıkmış durumda. İşte Soğuk Savaş’ta ve sonrasında kullanıldığı bilinen o gizli silahlardan bazıları:
CIA belgelerinde yer alan iddialara göre SSCB, düşük frekanslı elektromanyetik silahlarla Sibirya’daki köylerde toplu hibernasyon deneyleri yürüttü; bazı insanlarda telepatik yetenekler gözlemlendi.
BÜYÜKELÇİLİĞE MİKRODALGA IŞINLARI
1953 ile 1976 yılları arasında ABD’nin Moskova Büyükelçiliği’ne yönlendirilmiş mikrodalga radyasyon sinyalleri gönderildiği belirlendi. “Moscow Signal” (Moskova Sinyali) olarak kayda geçen olayda, Sovyetler Birliği büyükelçilik binasının doğu cephesine 2,5–4 GHz bant aralığında mikrodalga sinyalleri yönlendirdi. ABD kaynakları, bu sinyallerin zaman zaman normal seviyelerin yüzlerce katına çıktığını raporladı. Sovyet makamları sinyallerin amacını açıklamadı. ABD yönetimi bu süreçte defalarca diplomatik protesto sundu, ancak SSCB iddiaları reddetti. Olay, gizliliği kaldırılan diplomatik ve istihbarat belgeleriyle resmiyet kazandı.
TELEPATİK YETENEK KAZANDILAR
CIA’in 1972 tarihli ve 1990’larda gizliliği kaldırılan arşiv belgelerine göre, Sovyetler Birliği çok sayıda “psikotronik” silah geliştirdi. Belgelerde, düşük frekanslı elektromanyetik alanların biyolojik organizmalar üzerindeki etkileri, bilinç hallerinin değişimi, telepati ve “biyolojik enerji” aktarımı gibi iddialar Sovyet kaynaklarına atıfla kaydedildi. 1966 yılında Sibirya’da gerçekleştirilen deneylerde 3 köyün bu amaçla inşa edilen bir frekans silahı ile topluca hibernasyona sokulduğu ve insanların 3 gün boyunca uykuda kaldıkları bilgisi de belgede yer almakta. Belgede hibernasyondan uyanan bazı köylülerin telepatik yetenekler geliştirdikleri iddiasına da yer verilmekte.
Küba’da görev yapan ABD ve Kanada diplomatlarında görülen Havana Sendromu vakaları, yönlendirilmiş radyo frekansı enerjisi ve mikrodalga silah iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
ABD’NİN CHAMP PROGRAMI
ABD’nin yönlendirilmiş enerji silahı projeleri arasında Counter-electronics High Power Microwave Advanced Missile Project (CHAMP – Yüksek Enerji Mikrodalga Gelişmiş Füze Karşıtı Elektronik Projesi) yer alıyor. 22 Ekim 2012 tarihinde Boeing firmasında geliştirilen sistemin testlerinde havada faaliyet gösteren mikrodalga silah prototipi elektronik hedeflerin sistemlerini devre dışı bıraktı. Program kapsamında yüksek güçlü mikrodalga enerjisi kullanıldı. 2013 yılında Raytheon şirketi de, benzer konseptte yer tabanlı mikrodalga savunma sistemleri tasarladı. Savunma kaynakları Venezuela saldırısında bu sistemlerin gelişmiş halinin kullanıldığını iddia ediyorlar.
KÜBA’DA HAVANA SENDROMU
2016 yılında Küba’nın başkenti Havana’da görev yapan ABD’li ve Kanadalı diplomatlarda nörolojik semptomlar görüldü. “Havana Sendromu” olarak tanımlanan vakalarda baş ağrısı, kulak çınlaması, denge kaybı ve ciddi hafıza sorunları kayda geçti. ABD Kongresi oturumlarında ve bilimsel raporlarda, semptomların yönlendirilmiş, darbeli radyo frekansı enerjisine bağlı olabileceği değerlendirildi. Uzman komisyonlar kesin bir neden tespit edemedi. Vakalar “Anomalous Health Incidents (AHI)” başlığı altında sınıflandırıldı ve ulusal bilim raporlarında RF temelli etkilere benzerlik gösterdiği belirtildi. CIA belgelerinde ise sistemin Rusya’nın Küba’ya yerleştirdiği sivil uydulardan geldiği iddiasına yer verildi.
[email protected]
Kaynak: Web Özel