Tekno-feodalizm tartışması! Dijital çağın derebeyleri

Yanis Varoufakis’in “Tekno-Feodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?” kitabı, günümüz ekonomisinin artık klasik kapitalizm kavramlarıyla açıklanamayacağını iddia ediyor. Varoufakis’e göre özellikle Amazon, Google, Meta gibi dijital platformların yükselişiyle ekonomi “piyasa temelli kapitalizmden” çıkıp platformların kontrol ettiği bir “dijital rant düzenine” dönüştü. Kapitalizmin geldiği bu son aşamayı Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mete Gündoğan değerlendiriyor.

Yanis Varoufakis kitabında kapitalizmin artık sona erdiğini ve yerini “tekno-feodalizm” dediği yeni bir düzene bıraktığını savunuyor. Sizce bu gerçekten yeni bir üretim tarzı mı, yoksa kapitalizmin dijitalleşmiş bir evresi mi?

Burada olan şey, kapitalizmin ortadan kalkması değildir. Kapitalizmin dijital teknolojiler, veri akışları, ağ etkileri ve platform mimarileri üzerinden yeniden örgütlenmesidir. Özel mülkiyet hâlâ vardır, ücretli emek hâlâ vardır, sermaye birikimi devam etmektedir, kâr motivasyonu sürmektedir, finansal sistem belirleyicidir ve rekabet tüm aksaklıklarına rağmen tamamen ortadan kalkmış değildir. O halde “kapitalizm bitti” demek analitik olarak fazla iddialı olur. Yapılması gereken şey, sistemin adını değiştirmek değil, sistem içindeki yeni işleyiş katmanlarını doğru kavramsallaştırmaktır. Yani mesele bir “piyasa mimarisi değişimi”dir. Eski pazaryerlerinin, bedestenlerin, çarşıların, liman ticaret noktalarının dijitalleşmiş versiyonları ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla benim kanaatim, içinde bulunduğumuz dönemin “tekno-feodalizm” değil, “dijitalleşmiş kapitalizm” ya da daha dar ifadeyle “platform mimarisi kazanmış kapitalizm” olduğudur.


Dijital çağın derebeylerinden biri Elon Musk.

Tekno-feodalizm tezinin merkezinde, büyük teknoloji platformlarının ekonomik gücü var. Amazon, Google gibi şirketlerin piyasayı kontrol etmesini gerçekten feodal beyliğe benzetmek analitik olarak doğru mu?

Bu benzetme dikkat çekici olabilir ama analitik olarak sınırlıdır. Çünkü feodal bey ile bugünkü platform sahibi arasında bazı yüzeysel benzerlikler olsa da yapısal farklar çok büyüktür. Feodal düzende toprak merkezî üretim unsurudur, bağlılık kişiseldir, siyasal otorite parçalıdır, emek toprağa bağlıdır ve ekonomik ilişki ile siyasal egemenlik iç içedir. Oysa bugün Amazon ya da Google gibi şirketler, dijital ağlar üzerinden çalışan özel şirketlerdir. Borsaya açıktırlar, devletlerle iç içe geçseler bile onların yerine geçmiş değillerdir. Benim açımdan daha doğru benzetme şudur: Bunlar feodal bey değil, aşırı merkezileşmiş dijital pazar yeri işletmecileridir. Yani sorun “beylik” değil, “altyapı gücü kazanmış aracılık”tır.

Varoufakis, üretimden elde edilen karın yerini platformların topladığı rantın aldığını söylüyor. Sizce dijital ekonomide değer üretiminin niteliği gerçekten de anlatıldığı gibi değişti mi?

Evet, değer üretiminin niteliğinde önemli değişmeler oldu. Ama bunun “kâr bitti, rant başladı” gibi keskin bir ayrımla ifade edilmesi yanlıştır. Çünkü dijital ekonomide hâlâ gerçek üretim vardır. Yazılım geliştirme, lojistik organizasyonu, yarı iletken üretimi, bulut altyapısı kurulumu, reklam teknolojileri, yapay zekâ eğitimi, donanım tasarımı, dijital içerik üretimi gibi çok geniş alanlarda ciddi bir emek ve sermaye organizasyonu söz konusudur. Yani üretim ortadan kalkmış değildir. Tabi şu da doğrudur: Platformlar, yalnızca üretim yapan aktörler değildir. Bunlar aynı zamanda akışları yöneten, erişimi düzenleyen, görünürlüğü belirleyen ve işlem üzerinden pay alan yapılardır. Burada klasik kâr ile rant iç içe geçmiştir. Bir başka ifadeyle, dijital ekonomide platformlar hem üretim sürecinin parçasıdır hem de pazar erişiminden pay alan aracılardır. İşte sorun da tam buradadır. Üretimden tümüyle kopmuş bir feodal rant düzeni değil, üretim ile aracılık gücünü birlikte kullanan bir yapı görüyoruz.

Tekno-feodalizm kavramının, klasik Marksist sınıf analizini de tartışmaya açtığı belirtiliyor. Eğer bu tez doğruysa işçi sınıfı, sermaye ve devlet arasındaki ilişkiler nasıl yeniden tanımlanmalı?

Ben “tekno-feodalizm doğruysa” kabulünü değil, “dijital kapitalizm derinleşiyorsa” kabulünü daha açıklayıcı buluyorum. Bu durumda sınıf ilişkileri tümüyle değişmez. Lakin yeni katmanlar çıkarır. İşçi sınıfı artık sadece fabrikadaki işçiden ibaret değildir. Depo işçisi, kurye, yazılım geliştirici, içerik üreticisi, uygulama geliştiricisi ve hatta görünürde bağımsız olsa da fiilen algoritmik denetime tabi çalışan emekçiler bu yeni yapının parçalarıdır. Sermaye de artık yalnızca makine ve fabrika sahipliğinden ibaret değildir. Sermaye; veri birikimi, ağ etkisi, algoritmik kontrol, bulut altyapısı, marka ekosistemi ve kullanıcı erişimi üzerinde yoğunlaşmaktadır. Yani klasik sermaye biçimleri ortadan kalkmamıştır. Onların üzerine dijital koordinasyon gücü eklenmiştir. Devlet ise bu denklemde iki rolden birini üstlenmek zorundadır. Ya edilgen bir seyirci olacak ya da piyasa mimarisini yeniden kuran düzenleyici bir aktör olacak.

Tekno-feodalizm tartışması! Dijital çağın derebeyleri - Resim : 2
Sosyal medya platformları tartışılıyor.

Bu kavram Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için ne kadar açıklayıcı? Türkiye’nin dijital ekonomi yapısı bu tekno-feodal dönüşümün neresinde duruyor?

Türkiye açısından “tekno-feodalizm” kavramı çok açıklayıcı bir kavram değildir. Çünkü Türkiye henüz dijital ekonominin merkezî platform sahibi ülkelerinden biri değildir. Türkiye daha çok, küresel platformlara eklemlenen, yerli platformlarını büyütmeye çalışan, e-ticaret, lojistik, fintech ve dijital hizmetler üzerinden dönüşüm yaşayan bir ara konumdadır. Yani Türkiye henüz dijital feodal beylerin merkezi değildir. Onların kurduğu küresel mimariye maruz kalan bir ülkedir. Bu nedenle Türkiye için esas mesele şudur. Küresel platformlara bağımlı bir dijital pazar mı kurulacak, yoksa açık standartlara dayalı, yerli üreticiyi ve KOBİ’leri güçlendiren, kullanıcıyı platforma mahkûm etmeyen bir dijital çarşı mimarisi mi geliştirilecek? Ben ikinci yolun stratejik olarak çok daha kıymetli olduğunu düşünüyorum.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu