Şili halkının yanlış adamı başkan seçtiğini anlaması için 2 hafta yetti

Muhalefet ise Bachelet kararına sert tepki gösterdi. Hristiyan Demokrat Parti’den Senatör Iván Flores, hükümeti “uluslararası alanda önemli bir geçmişe sahip bir kadını dışlamakla” suçladı. Sosyalist milletvekili Nelson Venegas ise Kast’ın bu adımla “tüm Şilililerin başkanı olma iddiasından uzaklaştığını” savundu.

Eski Devlet Başkanı Michelle Bachelet ise adaylıktan çekilmediğini açıkladı. Bachelet’in Birleşmiş Milletler liderliği için Brezilya ve Meksika’nın güçlü desteğini aldığı belirtildi. Kast’ın bu kararı Bachelet’e özel bir görüşmede ilettiği, kamuoyuna ise daha sonra duyurulduğu ifade edildi.

Şili siyasetinde “balayı dönemi” olarak adlandırılan ve yeni seçilen liderlerin genellikle yüksek destek gördüğü ilk süreçte Kast’ın hızlı düşüş yaşaması dikkat çekti. Önceki liderlerden Gabriel Boric’in bu süreci beş haftada, Sebastián Piñera’nın 37 haftada, Bachelet’in ise 33 haftada kaybettiği hatırlatılırken, Kast’ın yalnızca iki haftada bu desteği yitirmesi bir rekor olarak değerlendirildi.

Kast ise eleştirilere karşı, “popülerlik uğruna ülkenin sahip olmadığı parayı harcayamayacaklarını” belirterek yakıt fiyatlarına müdahale etmemelerini savundu. Ayrıca Bachelet’e destek verilmemesinin nedenini, Latin Amerika’dan birden fazla adayın bulunmasının seçim şansını zayıflatması olarak açıkladı.

Destek seviyesi yüzde 50’nin altına düştü

Son anketlere göre Kast’a destek yüzde 47 seviyesinde kalırken, hükümete yönelik memnuniyetsizlik yüzde 49’a ulaştı. Bu tablo, Şili’de yeni yönetimin önümüzdeki süreçte daha zorlu bir siyasi atmosferle karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Şili’ye kaçan Alman Nazilerin soyundan gelen Kast, ayrıca Şili’ye tarihinin en karanlık günlerini yaşatan eski diktatör Pinochet’nin de bir hayranı olduğunu söylemekten çekinmiyor.

Başa dön tuşu