Gizlenen katliam belgeleri, İsrail’de faşizm 1948’de başladı

İsrail’in devlet faşizmine ilişkin yeni belgeler, İsrail’de arşiv araştırmaları yapan Akevot Institute for Israeli-Palestinian Conflict Research tarafından yayımlandı. Askeri mahkeme kayıtlarında, 1948 savaşında Filistin kentlerinde yerleşim birimlerindeki katliamlara ilişkin asker ve komutanların ifadeleri yer alıyor. Belgeler, 1948 ve 1951 yıllarında görülen askeri davalardaki tanıklıklara dayanıyor. Tarihçiler bu dönemi Filistinlilerin kitlesel sürgününü ifade eden Nakba olarak tanımlıyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşlarının verilerine göre 1948’de yaklaşık 750 bin Filistinli zorla yerinden edildi, yüzlerce köy boşaltıldı ve bölgedeki demografik yapı kalıcı biçimde değiştirildi. Yeni yayımlanan belgelerde ise İsrail’in sınır tanımaz vahşeti açıkça gözler önüne seriliyor.


İsrail’de arşivlerden çıkan askeri mahkeme belgeleri, ülkenin henüz kuruluş sürecinde Filistin halkına yönelik katliamlar ve zorla sürgün uygulamalarıyla sistematik bir şiddet politikası yürüttüğünü ortaya koyuyor.

100 BİN FİLİSTİNLİ ÖLDÜ

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre İsrail’in katlettiği Filistinlilerin sayısı, Gazze ve Batı Şeria’daki her katliam savaşında daha da büyüdü. Filistin Araştırmaları Enstitüsü ve çeşitli saha çalışmaları, 1948’den günümüze çatışmalarda ve işgallerde hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 100 bine yaklaştığını belirtiyor. Gazze Şeridi 1967’deki Altı Gün Savaşı’ndan sonra İsrail işgali altına girdi, 2005’teki çekilmeye rağmen bölge sıkı abluka altında kaldı ve 2008, 2012, 2014, 2021 ve 2023’te büyük askeri operasyonlar yaşandı. Batı Şeria ise 1967’den bu yana işgal altında bulunuyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre bölgede yüzlerce yasa dışı İsrail yerleşimi kurulurken milyonlarca Filistinli ise askeri kontrol altında yaşamaya devam ediyor.

SOKAKTAKİ HERKESİ VURDULAR

Akevot Enstitüsü’nün yayımladığı gizliliği kaldırılan belgelerde İsrail ordusuna bağlı birliklerde görev yapan asker ve komutanların mahkeme ifadeleri yer alıyor. Belgelerde, askeri operasyonlarda sivillerin doğrudan hedef alındığına dair ifadelere yer veriliyor. Örneğin Be’er Şeva operasyonuna ilişkin ifadelerde Tabur Komutanı Yisrael Carmi, şehrin ele geçirilmesi sırasında “sokakta görülen herkesin vurulduğunu” söyledi. Aynı operasyonda bölgedeki polis karakolu teslim olana kadar kadın ve çocukların da öldürüldüğüne dair tanıklıklar bulunduğu belirtildi. Bir başka askeri mahkeme dosyasında ise Teğmen Yosef Fishel’in Al-Bureij köyünde üç yaşlı sivili bir eve kapatıp tank karşıtı mühimmatla öldürme emri aldığı ifade edildi. Tanıklıklar, savaş sırasında sivillere yönelik saldırıların münferit olaylar değil askeri operasyonların ana hedeflerinden birisi olduğunu gösteren ifadeler olarak kayıtlara geçti.

Gizlenen katliam belgeleri, İsrail’de faşizm 1948’de başladı - Resim : 2
Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarına göre İsrail’in 2026 yılı içinde askeri operasyonlarını yeniden Batı Şeria’ya genişletebileceği ve bölgede yeni bir saldırı dalgası riskinin bulunduğu uyarısı yapılıyor.

“ESİR ALMAYIN” TALİMATI

Mahkeme kayıtlarında yer alan tanıklıklarda sözlü emirlerin sivillerin hedef alınmasını içerdiği gözler önüne serildi. Belgelerde adı geçen Carmeli Tugayı Operasyon Subayı Haim Ben-David, operasyonlarda verilen sözlü talimatın “esir alınmaması” yönünde olduğunu ifade etti. Aynı davada asker Yitzhak Soroka, köylerin “temizlenmesi” sırasında hedef alınacak kişilerin yaş sınırının 15 yaş ve üzeri erkekler olarak belirlendiğini söyledi. Belgelerde ayrıca Carmeli Tugayı Komutanı Maxim Cohen’in sivilleri korkutarak köyleri boşaltmak amacıyla işkence yöntemlerinin kullanıldığını kabul ettiği ifadeler de yer aldı. Belgelerde “köyleri boşaltmayı reddeden” anne ve çocukların da vahşice katledildiğine yönelik çok sayıda tanıklığa da yer verilmekte.

KÖYLERİ HARİTADAN SİLDİLER

Uluslararası kuruluşların kapsamlı araştırmalarına göre 1948’de boşaltılan 400’den fazla Filistin köyü “haritadan silindi”. Yurtlarından sürülen Filistinli mültecilerin büyük bölümü Ürdün, Lübnan, Suriye ve Mısır’a sığındı. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) verilerine göre bugün 5,9 milyondan fazla Filistinli mülteci statüsüyle kayıtlı durumda. İnsan hakları örgütleri raporları ve saha çalışmaları, zorla yerinden edilmenin ve askeri işgalin Filistin toplumunun ekonomik ve sosyal yapısını kalıcı biçimde değiştirdiğinin altını çiziyor. Gazze’de yaşayan yaklaşık 2,3 milyon insanın büyük kısmı 1948 ve sonrasında yerinden edilen ailelerin torunlarından oluşuyor. Uluslararası insan hakları raporlarında ise 2026 yılı içinde İsrail saldırganlığının yeniden Batı Şeria’yı hedef alabileceği noktasında ciddi uyarılar yer alıyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu