Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik ‘rüşvet ve yolsuzluk’ davası başladı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘rüşvet’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025’te tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, iş insanları Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın aralarında olduğu 5’i tutuklu 41 sanığın yargılaması, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu’nda başladı.

Tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, İlker Arslan, Okan Kaya, Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş duruşma salonunda hazır bulundu. Salondaki izleyiciler, Muhittin Böcek’in salona girişi sırasında alkışlarla selam verdi.

BÖCEK’İN İFADESİ ALINDI

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, ilk duruşmada savunma verdi. Muhittin Böcek savunmasında, “Hayalim Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olmaktı ve bana nasip oldu. 2 kişiden birinin oyunu kazandım seçimlerde. 1129 ihale yapıldı Antalya’da. Asla ihaleler ile ilgili bir sorunumuz olmadı. Bir akrabayı zengin etmek için gelmedim göreve. Bu yıl bütçemiz 84,5 milyardı. Namusum gibi koruyarak da devam edeceğim. 2024 yılında herkes duydu ki borçlu belediyelerin listeleri asıldı. Antalya’nın günü geçen SGK ve maaş ödemesi olmadı. Ömrümün yarısını verdiğim Antalya’ya adadım kendimi. Babamın köyde sattığı 80 dönüm yerle Konyaaltı’nda 107 dönüm arsa aldık. Buralar daha sonra imara açıldı. Hiçbir şekilde çalışmalarımla kamu zararına uğratmadım. 10 defa hastaneye kaldırıldım. Hayatım boyunca bir günü rapor için bahane etmedim. 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç. Üniversiteye gidemiyorum tedavi olmak için. Asıl doktorlarım orada. Hayırsever bir aile çocuğu olarak ben yaşamak istiyorum. Uyku apnesi de dahil kalp, kolesterol gibi çok fazla rahatsızlığım var. 9’uncu aya giriyorum. Ben adaletin tecelli edeceğini ve tüm suçlamalardan da beraat edeceğimi biliyorum” dedi.

‘ÖDEME İÇİN TALİMATIM OLMADI’

Eylemlere yönelik hiçbir suçlamayı kabul etmeyen Muhittin Böcek, 2024 yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında Anadolu Reklam isimli firmanın yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla Yusuf Yadoğlu, Ali Yılmaz ve Sezgin Köysüren’den fatura ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin suçlamayla ilgili şunlar söyledi:

“Yusuf Yadoğlu’nun ödeme yapması gibi bir talimatım olmadı. Bu konuda bildiklerim bunlar. Bana programı söylerler ben canlı yayına giderim. Türkiye’de bugüne kadar herkes seçim çalışmalarına ve programlara gönülden destek olur. Karşı adaylarımıza da bakılırsa durum belli olacaktır.”

ESKİ GELİNE EV İDDİASI

Eski gelini Zeynep Kerimoğlu’na 30 milyon lira bedelle alınan ev hakkında bilgisi olmadığını belirten Böcek, “Eski gelinim Zeynep Kerimoğlu’na bir ev satın alınmış. Yusuf Yadoğlu, Gökhan’a borç vermiş. Benim bilgim yoktu. Gökhan ve Yusuf arasında borç ve alacak meselesi olmuş. Hakkımdaki bu eyleme dair asılsız iddialara itibar etmiyorum. Torunuma ev alınması ile ilgili ne Bülent Çeken ne de Mete Yapal ile ilgim yoktur. Kendilerine bir vaadim yoktur. Ben Mete Yapal’ı görmedim” dedi.

İş insanı Emin Hesapçıoğlu’nu tehdit ettiğine ilişkin iddialar sorulan Böcek, “Hayatım boyunca kimseyi tehdit etmedim. Emin Bey tutuklanma telaşıyla söylemiş olabilir. Melek K.’ye araç ve benim adıma ev alınmasına ilişkin suçlamaları kabul etmiyorum. Aracın 1 milyon 800 bin liraya satışı için anlaştık. Hem Melek hem de benim adıma olan altınları teslim ettik. Melek Hanım’ın IBAN hesabını verdik. Aracın devri Melek Hanım’a sağlandı. Hangi suç işlendi ki geliri aklandı. Son derece titiz davrandım. Nasıl suç oluştu anlamadım” ifadelerini kullandı.

‘HAYAT ARKADAŞINA BİR HEDİYE ALINACAĞINDA BAŞKASINA ÖDETME OLMAZ’

İddianamede Melek K.’ye lüks saat alınmasıyla ilgili savunma yapan Muhittin Böcek, “Bizim örf ve adetimizde eşine, nişanlına ya da hayat arkadaşına bir hediye alınacağında başkasına ödetme olmaz. Melek Hanım’a saat alacağımda Serkan Temuçin, ‘Bir araştırma yapayım belki sıraya girer bulurum’ dedi. Ben de Melek Hanım’a saatin ayarını yapmaması gerektiğini, şimdilik kullanmaması gerektiğini söyledim. Polis arkadaşlar evde arama yaptığında da saati kutuda söylediğim şekilde bulmuşlar. Ne doğrudan ne de bir kişi üzerinden alım satımım olmadı” dedi.

‘BU KADAR MAL VARLIĞI OLAN BİRİ OLARAK SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM’

Kendisine Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi’ndeki daire satışında bir usulsüzlük olmadığını iddia eden Böcek, “Aile dostum olan Halil Tolga Ayvazoğlu ile 1 milyon 600 bin liraya el sıkıştık. Hatta 25 bin dolar verdim. Tapu işlemlerini de Halil yapmıştı. Aramızda bir gayrimenkul satış sözleşmesi de yapmıştık. Atadan kalma yerlerim mal beyanında görülecektir. Bu kadar mal varlığı olan birisi olarak bu suçlamaları kabul etmiyorum” ifadelerin kullandı.

‘GERÇEK BİR ALTIN BOZDURMA İŞLEMİYDİ’

Bir kuyumcu firmasından kendisine 1 milyon lirayı aşkın para gönderilmesiyle ilgili beyanda bulunan Böcek, “Ben bugüne kadar ödemenin banka hesabıma aktarılmasını istedim. Giriş çıkışlar belli. Yanılmıyorsam gün içinde hesabıma altın bozdurma işlemi karşılığı 1 milyon 250 bin lira giriş oldu. Gerçek bir altın bozdurma işlemiydi. Bu işlemden aylar sonra bir akrabamın satın almış olduğu dairede bu işlemin devamı olarak nitelendirilmiş. Böyle bir durum yok.”

‘İŞİN YAVAŞLATILMASI İLE İLGİLİ İDDİALAR YALANDIR’

Güneş Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesini kendisinin tamamladığını kaydeden Muhittin Böcek, “2019 yılı yerel seçimlerini kazandıktan sonra bir toplantı yaptık. Benden önceki başkan seçim geliyor diye Güneş Mahallesi’ndeki projenin tamamlanacağını vadederek inşaata başlamış. Ben göreve geldiğimde öğrendim. Kentsel dönüşümde bulunan yerle ilgili verilen vaatler tutulmayınca tamamlanması için talimat verdim. Kısa sürede evleri tamamladık ve teslim ettik. İnşaat sürecinde de ihaleler belediye meclisinde onaylanırdı. Ben bu kentsel dönüşümün en başından bu yana gerçekleştirilmesi için uğraştım. İşin yavaşlatılması ile ilgili iddialar yalandır” dedi.

‘SEÇİM KAMPANYALARINDA GÖNÜLLÜLÜK ESASINDA YARDIMLAR YAPILIR’

Büyükşehir Belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan sanık Mehmet Okan Kaya’ya aktarılması eyleminin gönüllülük esasına dayandığını iddia eden Böcek, “Okan Kaya, siyasi partilerin organizasyonlarında parti ayrımı yapmazdı. Herkese eşit mesafedeydi. Türkiye’nin her yerinde seçim kampanyalarında gönüllülük esasında yardımlar yapılır, sponsorluklar verilir. Hiçbir zaman ne bana ne de başkası adına yardım talebinde bulunmadım” ifadelerini kullandı.

‘MANEVİ DESTEK MESAJI’

Muhittin Böcek polis memuru O.A ile olan bağlantısına ilişkin şöyle dedi:

“O.A. isimli şahsı tanırım, eşi belediyemizde çalışır. Saygıda kusuru olmayan bir polis memuru. İftiralara maruz kaldığımız, aleyhimize haberler yapıldığı zamanlar oldu. Kendisi bana manevi olarak bu konuda destek ve bilgi vermek için mesaj atmış olabilir” dedi.

GÖKHAN BÖCEK: HİÇBİR ŞEY BABAMIN BİLGİSİ DAHİLİNDE OLMADI

Muhittin Böcek’in ardından oğlu Gökhan Böcek ifade verdi. İş insanları Yusuf Yadoğlu ve Ali Yılmaz ile aralarındaki para trafiğini anlatan Gökhan Böcek, “Hiçbir şey babamın bilgisi dahilinde olmadı. Yerel seçimlerde Yusuf, destek olmak istediğini söyledi. ‘Ne ile ilgili destek lazım’ diye sordu. Herhangi bir bedel belirtilmedi. Ali Yılmaz da destek olmak istediğini söyledi. Öte yandan Yusuf abiden borç olarak para istedim. Konyaaltı’nda villa projemiz vardı. Oradan bir daire verilmesi karşılığında bu borcu istedim. O da kabul etti. Herhangi bir zorlama olmadı. Hiçbir şekilde babam aramadı. 80 milyon lira eski eşime ödeme ile ilgili miktar yüksek olduğu için lira olarak götürüp dolar olarak alındı” dedi.

‘KARA PARA OLSAYDI, İKİNCİ EL ALIRDIM’

Eşi Zuhal Böcek ile oğulları üzerine dubleks villa alınmasıyla ilgili savunma yapan Böcek, “Oğlum adına ev alınmasıyla ilgili, eşimin yurt dışında yaşayan ablası Türkiye’ye gelmişti. Eşimin üzerine olan evi satın almak istedi. Yeğenleri için bir ev alındı. Arabaların alınması var. Altın bozdurulup araçlar satın alındı. Kara para olmuş olsaydı, ikinci el alırdık, ancak bunlar bayiden sıfır alınmış araçlardır. Emin Hesapçıoğlu benim sürekli görüştüğüm birisidir. Sanki zorluk çıkarıyormuşum gibi ifadeleri var, ancak bunları kabul etmiyorum. Araba alımı için elden para verdim, bunu borç gibi gösterip icra işlemi başlattılar. Emin Hesapçıoğlu’na bir ceza kesilmiş. Belediyenin kestiği cezadan 6 gün önce alınmıştır bu araç. Araç alımının ceza ile bir ilgisi yoktur” ifadelerini kullandı.

‘NÜFUZ TİCARETİ YAPMAM SÖZ KONUSU DEĞİL’

Gökhan Böcek, ifadesine şöyle devam etti:

“Babam bana altın verip, bozdurmamı istedi. Altını bozdurup babamın hesabına yatırdım. Babamın imzaları taklit mi diye bakıldı. Bizim kimsenin parasına ihtiyacımız yok. Annem de babam da buranın yerlisi ve varlıklı bir aileyiz. Finansal eylemlerde adı geçen Furkan Solak ile çocukluktan bu yana arkadaşız. Benim nüfuz ticareti yapmam söz konusu değildir.”

Eski eşi Zeynep Kerimoğlu ile boşanma protokolü yapılıp yapılmadığı sorusuna Gökhan Böcek, “80 milyon Mete Bey’den gelen bir para var. Zeynep Kerimoğlu 70 milyon lira karşılığında bir para getirip, döviz istiyor. Ayrıca Yusuf Nasuh belediyede çalışan birisidir ve ara sıra şoförlüğümü yapmıştır” dedi. Böcek, eski eşine, ‘Sana vereceğim parayı 100 milyona çıkaracağım’ sözlerinin ne amaçla söylediğinin sorulması üzerine bu konuşmanın bir an önce boşanmak için yapıldığını kaydetti.

‘2 MİLYON DAHA BORCUM VAR MÜDÜRÜME’

Tutuklu sanıklardan Fazlı Ateş ise ifadesinde tutuklu sanık eski emniyet müdürü İlker Arslan’ın 30 yıllık dostu olduğunu belirterek, “Antalya’ya gelince kendisinin ufak tefek sıkıntıları oldu. Ben dost olarak yaptım bunları. Borcu için bana ‘Ölüm var kalım var, Ankara’da bir arsam bunu sana satayım’ dedi. Bir sözleşme yaptık aramızda. 5 milyon liralık bir arsanın 3 milyonunu ödemiş oldum, 2 milyon daha borcum var müdürüme” diye konuştu.

Başa dön tuşu