“Simpatía” geride kalanların romanı

“Simpatía” geride kalanların romanı

Calderón, bu temel hikâyeyi yalnızca dramatik bir olay örgüsü olarak kullanmıyor. Venezuela’nın son yıllardaki büyük göç dalgasını ve toplumsal kırılmayı romanın ana damarlarından biri hâline getiriyor. İnsanların ülkeden kaçarken geride bıraktığı köpekler, romanda yalnızca fiziksel anlamda terk edilmiş hayvanlar değil; aynı zamanda parçalanmış hayatların, yarım kalmış aidiyetlerin ve çöken bir toplumun sembolü hâline geliyor. Roman boyunca Caracas’ın karanlık sokakları, bürokrasi, yoksulluk ve korku duygusu okurun üzerinde giderek büyüyen bir baskı yaratıyor.

Ulises’in hikâyesi aynı zamanda klasik bir kahraman yolculuğunu da çağrıştırıyor. Zaten Calderón bunu özellikle görünür kılıyor. Ulises adı, Odysseia kahramanı Odysseus’a açık bir gönderme niteliğinde. Malikânenin adının Los Argonautas olması da tesadüf değil. Roman boyunca mitolojik göndermeler, sinema referansları ve politik arka plan iç içe geçiyor. Özellikle The Godfather filmine yapılan göndermeler, romanın atmosferini daha da derinleştiriyor. Calderón’un sinema sevgisi, metnin ritmine ve sahne kurulumuna doğrudan yansıyor. Bazı bölümler adeta karanlık bir neo-noir filmin sahneleri gibi ilerliyor.

Ulises’in en büyük meselesi ise aslında mirası korumak değil; ait olabileceği bir yer bulmak. Yetim büyümüş olması, hayatı boyunca taşıdığı köksüzlük hissi ve ilişkilerindeki kırılganlık onu sürekli savrulan bir karaktere dönüştürüyor. Eski sevgilisi Nadine’in yeniden ortaya çıkmasıyla birlikte geçmişin bastırılmış duyguları da gün yüzüne çıkıyor. Calderón burada yalnızca politik bir roman yazmıyor; aynı zamanda yalnızlık, yas, aidiyet ve sevgi üzerine oldukça katmanlı bir anlatı kuruyor.

Rodrigo Blanco Calderón son yıllarda Latin Amerika edebiyatının dikkat çeken isimlerinden biri olarak gösteriliyor. Venezuela doğumlu yazar, Paris Rive Gauche Ödülü, Venezuela Eleştirmenler Ödülü ve Mario Vargas Llosa Bienali Ödülü gibi önemli ödüllerin sahibi. Özellikle ilk romanı The Night ile uluslararası ölçekte büyük yankı uyandıran Calderón için Booker jürisi, “21. yüzyıl Latin Amerika edebiyatının en güçlü seslerinden biri” değerlendirmesinde bulunuyor. Simpatía da bu yüzden yalnızca politik arka planıyla değil, kurduğu edebi dünya ve karakter derinliğiyle de öne çıkan romanlardan biri hâline geliyor.

Uluslararası Booker sürecinde roman hakkında yapılan yorumlar da oldukça dikkat çekiciydi. Kirkus Reviews, Simpatía’yı “bir ülkenin umutsuzluğunu anlam ve bağ kurma ihtiyacıyla dengeleyen öngörülemez bir anlatı” olarak tanımlarken, Publishers Weekly roman için “derinliği olan sürükleyici bir roman” ifadesini kullandı.

The Guardian ise 2024 Booker listesinde Latin Amerika edebiyatının yeniden güçlü bir yükseliş yaşadığını yazarken Calderón’u bu yeni dalganın önemli temsilcilerinden biri olarak gösterdi. Özellikle Venezuela edebiyatının son yıllarda dünya edebiyatındaki görünürlüğünün artması açısından Simpatía’nın önemli bir yerde durduğunu söylemek mümkün.

Romanın en etkileyici yanlarından biri de şiirsellik ile sert gerçekliği aynı anda taşıyabilmesi. Calderón bir yandan Caracas’ın çürüyen sokaklarını, korkuyu, bürokrasiyi ve ekonomik çöküşü anlatırken diğer yandan son derece melankolik bir atmosfer kuruyor. Romanın temposu yer yer bir gerilim hikâyesine yaklaşırken bazı bölümlerde tamamen içsel bir yüzleşmeye dönüşüyor.

Özellikle politik arka planı güçlü, katmanlı karakterler kuran ve okuru sürekli diken üstünde tutan romanları sevenler için Simpatía oldukça etkileyici bir okuma deneyimi sunuyor. Latin Amerika edebiyatının büyülü gerçekçilik dışındaki damarını keşfetmek isteyen okurlar için de önemli bir durak olduğunu düşünüyorum. Calderón, ülkesinin politik gerçekliğini anlatırken ajitasyona düşmeden, insan hikâyelerinin içinden ilerlemeyi başarıyor.

Kitabın Türkçedeki ritmini ve atmosferini başarıyla taşıyan çevirisi için Yasemin Çongar’a, ayrıca nitelikli dünya edebiyatı eserlerini Türkçede okurla buluşturmaya devam eden Siren Yayınları ekibine okurlar olarak teşekkür ederiz.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu