Şifreler neden yakıldı, Romanya’daki derin Osmanlı!

Birinci Dünya Savaşı yıllarına ait yeni arşiv belgeleri, Osmanlı Devleti’nin Romanya’da kurduğu geniş istihbarat ağının bilinmeyen ayrıntılarını ortaya çıkarıyor. Belgeler, Bükreş’in yalnızca diplomatik temsilcilikler üzerinden değil; askeri ataşeler, konsoloslar, muhbirler, denizciler ve yolcular aracılığıyla da yakından izlendiğini gösteriyor. Araştırmada Romanya hakkında hazırlanmış 298 istihbarat raporu tespit edilirken, bunların 38’inin gizli kaynaklardan elde edildiği belirtiliyor. Arşiv kayıtlarındaki en dikkat çekici olaylardan biri ise 1916 yazına ait. Sefarette bulunan sekiz şifre anahtarının Bükreş’te bırakılması tehlikeli görülürken, gizli belgelerin tümü yakılarak imha edildi.


Ortaya çıkartılan belgelere göre Osmanlı istihbaratı, açık kaynakların yanı sıra para karşılığı çalışan muhbirlerden de yararlanıyordu

DERİN İSTİHBARAT AĞI

Birinci Dünya Savaşı sırasında cephedeki mücadele kadar başkentlerde, limanlarda, konsolosluklarda ve haberleşme hatlarında sürdürülen görünmez savaş da büyük önem taşıyordu. Osmanlı Devleti açısından bu mücadelenin en kritik merkezlerinden biri Romanya’ydı. Balkan Araştırma Enstitüsü Dergisi’nde Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yeni tarafından yayımlanan ve büyük ölçüde Osmanlı sivil ve askeri arşiv belgelerine dayanan çalışma, Romanya’da kurulan istihbarat ağının bugüne kadar fazla bilinmeyen ayrıntılarını ortaya koyuyor.

ROMANYA’NIN ÖNEMİ

Romanya’nın önemi yalnızca askeri konumundan kaynaklanmıyordu. Osmanlı Devleti 1915 yılı boyunca dış dünyayla büyük ölçüde Bulgaristan ve Romanya üzerinden bağlantı kuruyor, dış ticaret yolları da bu iki ülkeye bağımlı hale geliyordu. Müttefiklerden gelen silah ve mühimmat sevkiyatının bir bölümü de Romanya’nın tarafsız olduğu dönemde bu güzergahtan geçiriliyordu. Dönemin Maliye Nazırı Cavid Bey’in Romanya’nın durumunu “hayati” olarak değerlendirmesinin arkasında da bu tablo bulunuyordu.

BUĞDAYIN YÜZDE 40’I

Romanya’nın taşıdığı önemin ekonomik boyutu ise oldukça çarpıcı. Savaş öncesinde İstanbul’a gelen öğütülmemiş buğdayın yüzde 40’ı Romanya’dan sağlanıyordu. Rusya’nın payı yüzde 35, Bulgaristan’ın payı ise yüzde 25 düzeyindeydi. Petrol ve petrol ürünlerinde de benzer bir bağımlılık söz konusuydu. Romanya savaşa girmeden önce Osmanlı topraklarına buradan benzin taşınırken, savaş kararının ardından gazyağı fiyatlarında yüzde 80’e varan artış yaşandı. Çalışmaya göre İstanbul’a ulaşan bilgiler zaman zaman birbirleriyle çelişmesine rağmen Romanya’nın İtilaf Devletleri safına geçmesi ihtimali ciddi bir tehdit olarak görülüyordu.

HAFİYE ÇALIŞTIRIYORDU

Arşiv belgelerinin ortaya koyduğu en önemli unsurlardan biri, Osmanlı istihbaratının tek bir teşkilattan ibaret olmaması. Erkân-ı Harbiye Riyaseti II. Şubesi merkezde bulunurken Hariciye, Dahiliye ve Bahriye teşkilatlarının farklı birimleri de bilgi toplama faaliyetinin içinde yer alıyordu. Osmanlı’nın Romanya’daki haber kaynakları yalnızca resmi görevlilerden oluşmuyordu. Diplomatlardan yolculara, vapur personelinden balıkçılara kadar çok farklı kişilerden bilgi alınıyordu. İstihbarat ağının mali boyutu da belgelerde yer alıyor. Bir kaynak için aylık 1.200 ley, haber taşıyacak kurye için 400 ley, Bükreş’te görevlendirilen bir muhbir için ise 300 ley ödeme yapıldığı belirtiliyor. İstihbarat hizmetlerinde kullanılmak üzere ayrıca 5 bin ley gönderilmesi talep ediliyor.

FOTOĞRAFLAR İSTANBUL’A GÖNDERİLDİ

Çalışmada yer alan dikkat çekici örneklerden biri Bükreş’teki Alman Konsolosluğu’ydu. Alman Konsolosluğu’nun bir fotoğrafçıdan para karşılığında bazı Ermenilerin fotoğraflarını aldığı ve bunların birer kopyasını İstanbul’a gönderdiği aktarılıyor. Almanların kendi istihbarat ağlarından elde ettikleri bilgileri Osmanlı askeri ve diplomatik temsilcilikleriyle paylaştıkları, Avusturya ve Bulgaristan temsilciliklerinin de bilgi akışına katıldığı belirtiliyor. Araştırmadaki belgeler, Osmanlı güvenlik bürokrasisinin savaş yıllarında Romanya’daki Ermeni siyasi örgütlenmeleri ile casusluk iddialarını özellikle izlediğini de gösteriyor.

298 İSTİHBARAT RAPORU

Araştırmanın sayısal verileri, Romanya’nın ne kadar yakından izlendiğini ortaya koyuyor. Haziran 1914 ile Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı 30 Ekim 1918 arasındaki dönemi kapsayan 198 dosyada toplam 905 varak incelenirken, belgeler arasında Romanya hakkında 298 istihbarat raporunun tespit edildiğine yer veriliyor. Kaynağı belirlenebilen raporların 188’i açık, 38’i gizli kaynaklardan elde edilirken 72 raporun kaynağı için de “belirsiz” ifadesi kullanılıyor. İstihbarat ağının ulaştığı noktalardan biri de Romanya Dışişleri Bakanlığı olarak göze çarpıyor. Bükreş Sefiri Safa Bey’in, Romanya’nın Petersburg ve Niş elçiliklerinden kendi Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen bazı telgrafları ele geçirirken, arşiv belgeleri ise Osmanlı’nın Romanya’daki haber alma ağının diplomatik çevrelerin içine kadar uzandığını ortaya koyuyor.

Şifreler neden yakıldı, Romanya'daki derin Osmanlı! - Resim : 2
Toplanan veriler yalnızca günlük raporlara dönüştürülmüyordu. Ülkelerin siyasi ve ekonomik durumlarını anlatan etütler, düşman ordularının savaş gücüne ilişkin değerlendirmeler ve basın özetleri hazırlanıyordu

ENVER PAŞA SAHNEDE

Osmanlı istihbarat elemanlarının Romanya’daki faaliyetlerine ışık tutan Balkan Araştırma Enstitüsü Dergisi’nde Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yeni ise, elde edilen bilgiler için, “Toplanan bilgiler belirli bir bürokratik sistem içinde İstanbul’a aktarılıyordu. İstihbaratın ulaştığı isimlerin başında Başkumandan Vekili Enver Paşa ve Erkân-ı Harbiye Reisi Bronsart Paşa bulunuyordu. Sadaret, Genelkurmay, Karargâh-ı Umumi şubeleri, ordular, Hariciye, Dahiliye, Bahriye ve Maliye nezaretleri ile Emniyet-i Umumiye de bilgi zincirinin içindeydi” diyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu