Semenyo ile Doku Real Madrid’i hezimete uğratabilir

Bu planın merkezinde ise birbirini tamamlayan iki farklı isim yer alıyor: Antoine Semenyo ve Jeremy Doku. Plan, Semenyo’nun maç boyunca rakibi yıpratması ve Doku’nun da son bölümde işi bitirmesi üzerine kurulabilir.

Belçikalı oyuncu Doku’nun ilk 11’de başlaması kesin değil. Son dönemde sakatlıktan dönen futbolcu Nottingham Forest maçında son 25 dakika oynadı ve FA Cup’ta Newcastle’a karşı ilk 11’de başlasa da maçı tamamlayamadı. Bu nedenle Guardiola onun etkisini daha kontrollü kullanmayı düşünebilir.

Bu durum City için başka hücum seçeneklerinin de kapısını açıyor. Kadronun genişliği sayesinde Guardiola, yapıyı çok değiştirmeden hücum tarzını değiştirebilir. Örneğin Trent ile bire bir eşleşmeden kaçınarak O’Reilly veya Cherki gibi oyuncularla merkezden yüklenmek de mümkün.

Ancak City cephesinde Arnold’un bire bir savunmada yaşadığı zorlukların farkında. Müdahale yaptığı pozisyonlarda kazandığı ikili mücadele yüzdesi düşük olan İngiliz bek, rakiplerin hızlı kanat oyuncularıyla zorlanabiliyor. Bu nedenle sahaya denge bozucu bir kanat oyuncusu yerleştirmek mantıklı bir hamle olarak görülüyor.

Semenyo’nun yükselişi

Bu nedenle Manchester City’de dikkat çeken isim Antoine Semenyo. Bournemouth’tan transfer edilen Ganalı oyuncu, kış transfer döneminden sonra takıma şaşırtıcı derecede hızlı uyum sağladı. Sadece iki ay içinde takımın en önemli gol pozisyonu üreticilerinden biri haline geldi. 90 dakika başına gol ve asist ortalaması açısından kadroda yalnızca Haaland ve Cherki ondan daha iyi rakamlara sahip.

Hücum aksiyonlarının yarattığı tehdit değerine bakıldığında da yalnızca Haaland ve Marmoush Semenyo’nun önünde yer alıyor. Bu da onun yalnızca oyuna katılmakla kalmayıp gerçekten gol tehlikesi yaratan aksiyonlar ürettiğini gösteriyor.

Fizik gücü büyük avantaj

City’de genellikle sağ kanatta oynasa da Semenyo için sol kanat yabancı bir pozisyon değil. Bournemouth döneminde en çok süre aldığı bölge de sol kanattı. Fiziksel özellikleri ve oyun tarzı sayesinde bu bölgede derin koşularla savunma arkasına sarkabilen bir kanat oyuncusu olarak öne çıkıyor.

Doku’ya göre en büyük avantajı dayanıklılığı. Sprint sayıları ve koşu mesafeleri incelendiğinde Semenyo’nun fiziksel performansı maçın ilk ve ikinci yarısı arasında fazla düşüş göstermiyor. Yani 90 dakika boyunca yüksek tempoyu koruyabiliyor. Bu durum, aynı verilerde daha büyük düşüş yaşayan Doku ile önemli bir fark oluşturuyor.

Eğer amaç Trent’i maç boyunca zorlamaksa bu detay oldukça önemli. Semenyo’nun sürekli koşular ve top sürmelerle İngiliz beki daha fazla savunma yapmak zorunda bırakması mümkün. Ayrıca Arnold’un zaman zaman kas problemleri yaşaması da uzun süreli baskı altında kalmasını riskli hale getiriyor.

Arnold’un zayıf noktası: Arkası

Bir diğer tehlikeli senaryo ise bek oyuncusunun arkasına atılan toplar. Bu durum Real Madrid’i daha önce de zorlamıştı. Son örnek Celta Vigo’ya karşı oynanan maçta yaşandı. Mingueza’nın uzun pasıyla Swedberg, Arnold’un arkasındaki boşluğu değerlendirerek gol pozisyonu hazırlamıştı.

Semenyo bu tür pozisyonlar için oldukça uygun bir profil. Avrupa’nın beş büyük liginde savunma arkasına en çok koşu yapan kanat oyuncularından biri. Ayrıca bu koşuları çizgiye doğru atarak topu süren takım arkadaşının önüne geçmesiyle de dikkat çekiyor.

Doku son darbeyi vurabilir

Semenyo kanadı uzun süre fiziksel olarak zorlayabilecek bir oyuncuyken, Doku ise maçın son bölümünde ideal silah olabilir. City’nin en mantıklı planı bu nedenle kademeli bir strateji olabilir: Semenyo ile savunmayı yıpratmak, ardından Doku’nun patlayıcı hızını kullanmak.

Doku’nun en etkili aksiyonları genellikle sahanın son üçte birlik bölümünde gerçekleşiyor. Burada yaptığı driplingler ve paslar çoğu zaman ceza sahasında bitiyor. İlk rakibini geçtikten sonra çoğunlukla Haaland gibi golcülerle bağlantı kuran paslar veriyor. Fiziksel olarak yorulmuş bir Trent’e karşı Belçikalı oyuncunun hızı belirleyici olabilir.

Real Madrid’in cevabı

Real Madrid ise bu tehlikenin farkında. Bu nedenle Trent’in o kanatta tamamen yalnız bırakılmaması bekleniyor. Valverde’nin savunmaya yardım etmesi dengeleri değiştirebilir, ancak bu durumda Uruguaylı oyuncunun hücum katkısı azalabilir.

Hatta daha radikal bir çözüm de gündeme gelebilir: Valverde’nin sağ bek oynaması ve Trent’in o bölgedeki bire bir mücadelelerden kurtarılması. Bu oldukça sert bir karar olur, ancak benzer durumlarda daha önce de düşünülen bir seçenek.

Başa dön tuşu