Rumlar yığınağı artırıyor, Rum kesimi füze adasına döndü!
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde hızlanan silahlanma programı, Yunanistan’ın Ege ve Doğu Akdeniz’de kurmaya çalıştığı çevreleme hattının en kritik tamamlayıcı ayağı haline geldi. Rum tarafı artık yalnızca diplomatik zeminde değil, Fransa, İsrail, ABD ve Avrupa Birliği destekli askeri kapasite inşasıyla da Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hareket alanını daraltmaya dönük bir güvenlik mimarisinin parçası olarak öne çıkıyor. Bu mimarinin merkezinde Fransız yapımı Exocet gemisavar füzeleri, Mistral hava savunma füzeleri, İsrail yapımı Barak MX hava ve füze savunma sistemi, Sırp üretimi Tamnava çok namlulu roketatarlar, modern radar altyapısı ve Baf’taki Andreas Papandreou Hava Üssü’nün genişletilmesi bulunuyor. Rum tarafının askeri kapasitesindeki bu artış, özellikle de Exocet gemisavar füzeleri, Türkiye açısından dikkatle izlenen başlıkların başında geliyor.
Uzmanlar, Rum kesiminin yalnızca sahil güvenlik ölçeğinde değil, Türk Deniz Kuvvetleri’nin Doğu Akdeniz’deki hareketliliğini sınırlamaya dönük daha geniş bir savunma konseptine geçtiğini dile getiriyorlar.
TÜRK DONANMASINA KARŞI
Savunma analistlerine göre Rum Yönetimi’nin Fransa’dan tedarik ettiği Exocet MM40 Block 3/3C sınıfı gemisavar füzeleri, kriz anlarında deniz kontrolünü doğrudan etkileyebilecek bir kapasite yaratıyor. Avrupa merkezli füze üreticisi MBDA’nın Exocet kıyı savunma sistemi için yaptığı tanımlamada sistemin hareketli, araç konuşlu, yüzey hedeflerine karşı erişimi engelleme kabiliyeti sunduğu vurgulanıyor.
FRANSA’DAN ALIYORLAR
Fransa ile imzalanan paketlerde Exocet’in yanında Mistral hava savunma füzeleri de öne çıkıyor. Güney Kıbrıs, MBDA’dan Exocet gemisavar ve Mistral hava savunma füzelerini kapsayan yaklaşık 290 milyon avroluk bir tedarik sürecine girmişti. 2025’te ise Rum Milli Muhafız Ordusu’nun 40 yeni Mistral füzesiyle güçlendirileceği, anlaşmanın Atina’daki DEFEA savunma fuarı sırasında imzalandığı duyurulmuştu. Mistral-3 sınıfı füzeler, kısa menzilli hava savunma katmanında özellikle alçak irtifa hava hedeflerine, helikopterlere, İHA’lara ve seyir füzesi benzeri tehditlere karşı kullanılıyor.
BARAK SİSTEMİNİ KURDULAR
Güney Kıbrıs’ın İsrail’den aldığı Barak MX sistemi ise Doğu Akdeniz’deki yeni denklemin adeta simgesi durumunda. Barak MX; farklı menzil seçenekleriyle uçak, helikopter, İHA, seyir füzesi ve bazı balistik tehditlere karşı katmanlı savunma oluşturan bir sistem olarak biliniyor. Rum basını ve savunma kaynaklarında sistemin adanın hava savunma şemsiyesinin ana unsurlarından biri haline geldiği bilgilerine sıklıkla yer veriyor. Analistler ise sistemin Doğu Akdeniz’deki İngiliz üsleri, İsrail güvenlik mimarisi, Fransa’nın bölgedeki varlığıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyorlar.
SIRPLAR DA SAHNEDE
Rum tarafının son yıllarda edindiği bir diğer dikkat çekici sistem ise Sırp üretimi Tamnava çok namlulu roketatarlar. 2025’te Rum Milli Muhafız Ordusu’nun geçit töreninde sergilenen Tamnava sistemleri, Güney Kıbrıs’ın kara ateş destek kapasitesini artırma arayışının göstergesi olarak kabul ediliyor. Açık kaynaklarda Rum tarafının 6 lançerden oluşan bir batarya aldığı, 122 milimetre roketlerle yaklaşık 40 kilometre menzile ulaşabilen sistemin daha büyük kalibre mühimmat seçeneğiyle de daha uzun menzilli ateş desteği sağlayabildiği belirtiliyor.
Exocet MM40 Block 3 ailesinin önceki versiyonlara göre menzil ve hedef angajman kabiliyeti bakımından daha ileri bir seçenek olduğu, yaklaşık 200 kilometreye uzanan etki alanıyla kıyıdan denize doğru ciddi erişimi engelleme ve bölge tutma kapasitesi sağladığı belirtiliyor.
İLERİ KARAKOL STRATEJİSİ
Uluslararası İlişkiler Uzmanı ve Stratejist Umur Tugay Yücel, Rumların silahlanma dalgasının arkasında Fransa, İsrail ve ABD var. ABD desteği olduğunu belirtirken, şunları söylüyor: “Baf’taki Andreas Papandreou Hava Üssü’nün genişletilmesi, C-130 tipi nakliye uçakları ve Chinook helikopterleri gibi daha büyük platformlara uygun park ve altyapı düzenlemeleri yapılması Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de askeri intikal ve kriz yönetimi merkezi haline getirilmek istendiğini gösteriyor. Bu gelişme, Türkiye açısından yalnızca Rum ordusunun güçlenmesi değil, Kıbrıs adasının ABD-Fransa-İsrail hattında daha işlevsel bir askeri platforma dönüşmesi anlamını taşır. Yunanistan ise RAM, Exocet, Belharra, Rafale ve F-35 hattıyla Ege’den Kıbrıs’a uzanan askeri omurgayı tamamlıyor.”
[email protected]
Kaynak: Web Özel