Rejimin siyasi kumpas davası
Rejimin siyasi kumpas davası
Silivri’deki Marmara F Tipi Cezaevi kampüsünde bulunan duruşma salonunun yetersiz kalacağı gerekçesiyle kampüse dev bir duruşma salonu inşa edilmeye başlanmıştı. Binanın ilk duruşmaya yetişmeyeceği öğrenilince mahkeme heyeti yargılamaya mevcut binadaki 1 no’lu salonda başlama kararı aldı.
Salon darlığı nedeniyle duruşmaya sadece tutuklu sanıklar davet edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB davası öncesi müzekkereyle duruşmaya basın ve savunma kısıtlaması getirdi. Buna göre salona 25 gazeteci alınacak, her sanık için en fazla 3 avukat savunma yapabilecek; izleyicide öncelik birinci derece yakınlara verilecek. Silivri cezaevi kampüsü çevresinde her türlü toplanma ve eylem yasaklandı.
Bugünün BirGün’ü
3 BİN 700 SAYFA İDDİANAME
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmayla düzenlenen “İBB iddianamesi” dosyasını kabul ederek tensip zaptı düzenledi. 3 bin 700 sayfayı aşan iddianamenin temelini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu bulunduğu, “yolsuzluk” soruşturması oluşturuyor. İddianamede Ekrem İmamoğlu ile birlikte cezalandırılması istenen 105’i tutuklu 402 kişi “şüpheli” sıfatıyla yer alıyor. Savcılık, Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk yapmak amacıyla oluşturulmuş olan bir “örgütün kurucusu ve lideri” olduğunu iddia ederek 142 ayrı suçtan cezalandırılmasını istedi. İmamoğlu’nun 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
AZAMİ 4 BİN 600 GÜN
İlk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirleyen mahkeme, azami yargılama süresini 4 bin 600 gün yani yaklaşık olarak 12,5 yıl olarak belirledi. Bu çerçevede İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin davanın 12,5 yıl sürmesini kabul edilebilir bir öngörü olarak değerlendirmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6. maddesinde güvence altına alınan “makul sürede yargılanma hakkı”nın peşinen ihlali anlamına geliyor. İlk duruşmanın dahi 35-40 gün sürmesi bekleniyor.
105 TUTUKLU
Dosyada 5’i “müşteki şüpheli” toplam 407 şüpheli bulunuyor. Ekrem İmamoğlu dahil bu isimlerden 105’i tutuklu olarak cezaevlerinde tutuluyor. 170’i adli kontrollü, 7’si ise yakalama emriyle aranıyor. Hakkında kamu davası açılan isimlerden 99’unun “örgüt mensubu”, 92’sinin de “örgüt üyesi” olduğu ifade ediliyor. Diğer şüphelilerin “örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen konumunda yer aldığı” öne sürülüyor. Hazırlanan şemada, Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı 10 “örgüt üyesinin” olduğu, 77 “örgüt üyesinin” Fatih Keleş’e, 35’inin Murat Ongun’a, 8’inin Ertan Yılmaz’a, 7’sinin Hüseyin Gün’e, 6’sının Murat Gülibrahimoğlu’na ve 6’sının Adem Soytekin’e bağlı olduğu savunuluyor.
GİZLİ TANIK DOLU
iddianamede 247 kere “gizli tanık” kelimesi geçiyor. Gizli tanıkların isimleri şöyle: Meşe, Doğan, İlke, Çınar, Rüzgar, Maun, Gürgen, Mimoza, Köknar, Sekoya, Zeytin, Martı, Kartal, Şahin ve Ladin. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB İddianamesi’ninde ifadeleri Ekrem İmamoğlu ve diğerlerinin suçlanmasının asli dayanağı olarak gösterilen gizli tanık “İlke”nin tüm ifadelerini geri çektiğini açıklamıştı. Özel daha sonra dosyada “gizli tanık” olarak yer alan Ahmet Taşçı’nın da gizli tanıklıktan vazgeçtiğini aktarmıştı.
DUYDUM, OLABİLİR…
İddianamenin bir diğer dikkat çeken yanı ise “duydum”, “olabilir” gibi kelimelerin defalarca kez tekrarlanması oldu. İddianamede, 969 kez “Hatırladığım kadarıyla”
774 kez “Bilmiyorum” 691 kez “-mışlar, mişler, muşlar” 546 kez “Duydum” 516 kez “Bildiğim kadarıyla” 499 kez “Olabilir” 401 kez “Öğrendim” 347 kez “Söylemişti”
235 kez “Düşünüyorum 136 kez “Olabilirim” 83 kez “Söylendi” 62 kez “Duyduğuma göre” 59 kez “Düşünmekteyim” 52 kez “Kaynaklı olarak öğrendim” 51 kez “Bilmemekteyim”
37 kez “Muhtemelen” 36 kez “Duymuştum” 9 kez “Duyuyordum” 9 kez “Hissettim” ifadeleri yer aldı.
POLAT’A EV HAPSİ
Tutuklanan İBB Genel Sekreteri Mahir Polat’ın sağlık durumu hapishanede kötüleşti. Bunun üzerine Polat, ev hapsi şartıyla serbest kaldı.
ETKİN PİŞMANLIK TAHLİYELERİ
İddianamede 76 kişi “etkin pişman” olarak yer alıyor. Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas, Ertan Yıldız, Eyüp Subaşı, Kabil Taşçı ve Güngör Gürman etkin pişmanlıktan yararlanarak hapisten çıktı, ev hapsi şartıyla serbest kaldı. Soruşturma kapsamında 42’si tutuklu 74 kişi, savcılığa başvurarak etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade verdi. İfade veren tutuklu 42 kişiden 39’u tahliye edildi. İBB Harita Mühendisi Yakup Öner, iş insanı Murat Kapki ve iş insanı Sarp Yalçınkaya verdikleri ifadelerin soruşturmanın aydınlanması için yeterli olmaması gerekçesiyle tahliye edilmedi.
KİMLER YARGILANIYOR?
İddianamede İmamoğlu dışındaki “örgüt yöneticilerinin” Fatih Keleş, Murat Ongun, Adem Soytekin, Murat Gülibrahimoğlu, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız olduğu öne sürülüyor.
Diğer sanıklardan bazıları şöyle:
•Ertan Yıldız (İtirafçı) 301 yıla kadar hapis isteniyor
•Necati Özkan (İmamoğlu’nun kampanya direktörü) 27 yıla kadar hapis isteniyor
•Adem Soytekin (İtirafçı iş insanı) 195 yıl 5 aya kadar hapis isteniyor
•Hüseyin Gün (İtirafçı) 15 yıla kadar hapis isteniyor
•Baki Aydöner (CHP PM üyesi) 20 yıla kadar hapis isteniyor
•Mahir Polat (İBB Genel Sekreter Yardımcısı) 22.5 yıla kadar hapis isteniyor
•Cafer Mahiroğlu (İş insanı) 12 yıla kadar hapis isteniyor
•Ercan Saatçi (Müzisyen) 20 yıla kadar hapis isteniyor
•Hasan İmamoğlu (İmamoğlu’nun babası) 15 yıla kadar hapis isteniyor
•M. Selim İmamoğlu (İmamoğlu’nun oğlu)15 yıla kadar hapis isteniyor
•Eray Yazgan (Eski Galatasaray yöneticisi) 60 yıla kadar hapis isteniyor
•Serdar Haydanlı (Fahrettin Altun’a yakın iş insanı) 15 yıla kadar hapis isteniyor
•Seza Büyükçulha (İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı) 15 yıla kadar hapis isteniyor
•Cevat Kaya (İmamoğlu’nun kayınbiraderi) 15 yıla kadar hapis isteniyor
GAZETECİLER DE LİSTEDE
İBB dosyasında gazeteciler de yargılanıyor. Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Soner Yalçın, Şaban Sevinç gibi gazeteciler HTS kayıtları üzerinden suçlanıyorlar. Bunun dışında herhangi bir şekilde para trafiği veya bir yönlendirme sunulmadığı halde paylaşımları üzerinden hedef alınıyorlar.
***

SİLİVRİ’DE ADİL YARGILAMA OLMAZ
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu “Eğer siz bu şekilde bir ‘torba duruşma’ yaparsanız, birleştirilemeyecek dosyaları birleştirir, birlikte görülmesi gereken dosyaları ise ayrıştırırsanız ve kafanızda önceden var olan bir suç örgütü tasavvurunu bu tür bir kurgu ile kamuoyuna yansıtmak isterseniz, her hâlükârda orada bir izdiham ortaya çıkacaktır. Bu bakımdan ilk koşulum, tahliye kararı verilmesi, yani tutukluluk hâllerinin sona erdirilmesidir” dedi. “Biliyoruz ki Silivri’de adil yargılanma mümkün değildir” diyen Kaboğlu, “Oradaki mahkemeler doğal yargıç ilkesine aykırıdır; sonradan kurulan mahkemelerdir. Ancak madem ki yargılama orada yapılmaktadır, hiç değilse adil yargılanma hakkının gereklerine uyulmalıdır. Mahkemenin bağımsız ve tarafsız olması, sanıkların dinlenilme hakkının sağlanması, duruşmaların çelişmeli ve saydam bir biçimde yürütülmesi, makul süre kuralının uygulanması, savunma haklarına saygı gösterilmesi ve en önemlisi de bugüne kadar en çok ihlal edilen hak olan suçsuz sayılma hakkına saygı gösterilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
YARGI ARAÇSALLAŞTI
İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Rukiye Leyla Süren ise “Silivri’de seçilmiş bazı belediye başkanlarının 9,5 aydır tutuklu ve hala iddianamesinin yazılmadığını görüyoruz. Ekrem İmamoğlu, Av. Mehmet Pehlivan, Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve belediye başkanları, önceki dönem milletvekilleri örneklerinde olduğu gibi kentsel kamu düzenini savundukları için yerel yöneticilerin tutuklanması, hukuk dışı alanın genişletilerek yargının demokratik siyaseti sona erdirmek için araçsallaştırıldığını göstermektedir. Anayasa’mızın emredici ve yasaklayıcı hükümlerine bağlı kalınmalı ve davalardaki hukuksuzluklardan bir an önce dönülmelidir” dedi.
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin 2025 raporuna göre, Avrupa Konseyine üye ülkeler arasında hak ve özgürlükleri en çok ihlal eden ülkenin Türkiye olduğunu belirten Süren, “Özellikle özgürlükler konusunda başat olan madde 13 başta olmak üzere Anayasa madde 19. Göre tutuklama en son alınacak tedbirdir. Sadece Gizli tanık ifadeleri ile tutuklanma kararı alınamaz. Anayasamızda yer alan bazı hükümler, hiçbir Avrupa devletinin anayasasında bulunmamaktadır. Uluslararası kazanımlarımız, bu devletlerin neredeyse hiçbirinde yokken vardı. Anayasa madde 13 hem yerli hem milli hem çağdaş hem de bilimsel olmasına rağmen en çok ihlal edilen maddedir. Tutuklama ceza değil, istisnai bir tedbirdir. Yargılamanın başladığı ve tüm delillerin toplandığı, seçilmiş kişilerin, avukatların ve gazetecilerin tutuklu yargılanması başta hukuk güvenliği ilkesi olmak üzere Anayasa ve AİHS ihlalidir. Ayrıca Yaşamı tehlikeye atan tutuklama da Anayasa ihlalidir. Tayfun Kahraman, Mehmet Murat Çalık ve sağlık riski bulunan tüm mahpuslar derhal serbest bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı.
***

İMAMOĞLU’NUN DAVALARI
Ekrem İmamoğlu, İBB Başkanlığı ve öncesinde de davalarla boğuştu. Yaptığı her açıklama bir suçlama konusu yapıldı ve hakkında yüzlerce yıl hapis cezası istendi:
“AHMAK” DAVASI
Kamuoyunda “ahmak davası” olarak bilinen dava, İmamoğlu’nun 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerinde İBB Başkanı seçilmesiyle açıldı. Ekrem İmamoğlu, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla girdiği polemik sonrası 4 Kasım 2019’da yaptığı açıklamada “31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır” dedi. Bunun üzerine Yüksek Seçim Kurulu (YSK), İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 14 Aralık 2022’de 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan İmamoğlu’na, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53’üncü maddesi uyarınca hakkında “siyasi yasak” hükmü uygulandı. Karar istinafa taşınırken İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi’nde bekleyen dosyada henüz bir karar verilmedi.
USULSÜZ HARCAMA SORUŞTURMASI
Kasım 2024’te, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen sanatsal etkinliklerde kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
BEYLİKDÜZÜ’NDEKİ İHALE DAVASI
İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptığı 2015 yılında düzenlenen bir ihale nedeniyle hakkında “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin incelemeleri sonucunda Danıştay, İmamoğlu’nun bu süreçte herhangi bir usulsüzlük yapmadığına karar verdi. İçişleri Bakanlığı’nın 2022 yılında suç duyurusunda bulunmasıyla açılan davada, İmamoğlu hakkında beraat kararı verildi.
AKIN GÜRLEK DAVASI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde birçok CHP’li belediyeye davalar açıldı. İmamoğlu, yaptığı bir konuşmada, Akın Gürlek hakkında isim vermeden eleştirilerde bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı gün İmamoğlu hakkında “tehdit” ve “terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef göstermek” suçlamalarıyla soruşturma başlattı. Davanın son duruşmasında İmamoğlu “hakaret” suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün, “tehdit” suçundan ise 2 ay 15 gün cezaya mahkûm edildi.
“TURPUN BÜYÜĞÜ”
Akın Gürlek ile ilgili soruşturmanın ardından İmamoğlu, “Turpun Büyüğü” başlıklı bir basın toplantısı yaptı. Bilirkişi olarak S.B.’nin görevlendirildiğini anlattı. İmamoğlu’na, “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs”ten dava açıldı.
ŞADİ YAZICI DAVASI
İmamoğlu’na, 25 Ekim 2022 tarihinde yaptığı konuşmada, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı hakkındaki sözleri nedeniyle de dava açıldı. 2023’te açılan dava Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İmamoğlu, “kamu görevlisine alenen hakaret” suçlamasıyla açılan davadan beraat etti. Şadi Yazıcı’nın avukatları karara itiraz etti. Dava 15 Aralık 2023’te tekrar görüldü. İmamoğlu aynı dosyadan yeniden beraat etti.
ORDU VALİSİ’NE HAKARET
Ekrem İmamoğlu’nun İBB’yi ilk kez kazandığı 31 Mart 2019’daki seçim sonuçları kabul görmedi ve iptal edildi. İmamoğlu, tekrarlanan seçimden hemen önce 5 Haziran 2019 tarihinde Ordu-Giresun Havalimanı’ndaki VIP salonunda, dönemin Ordu Valisi Seddar Yavuz’a hakaret ettiği iddiasıyla yargılandı. Savcı, “kamu görevlisine hakaret” suçundan 2 yıla kadar ceza talep etti. Mahkeme, 7 bin 80 TL ödemeye mahkûm etti.
SAVCILARA HAKARET DAVASI
Ekrem İmamoğlu hakkında kent uzlaşısı soruşturmasını yürüten iki savcıya hakaret ettiği iddiasıyla “kamu görevlisine hakaret”ten soruşturma başlatıldı.İmamoğlu hakkında 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası talep edilen davada mahkeme; savcının aksi yöndeki görüşüne rağmen ön ödeme yapıldığı gerekçesiyle davayı düşürdü.
DİPLOMA DAVASI
Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne 1990’da yatay geçiş yapan Ekrem İmamoğlu, 1994’te İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025’te İmamoğlu dâhil 28 kişinin lisans diplomalarını, 1990 yılında “usulsüz yatay geçiş yapılması” gerekçesiyle iptal etti. İptal sonrası İmamoğlu hakkında “resmî belgede sahtecilik” suçlamasıyla dava açıldı. İmamoğlu’nun 8 yıl 9 ay hapsi istenen davada bir sonraki duruşma 6 Temmuz’da görülecek.
CASUSLUK DAVASI
İmamoğlu, seçim kampanyalarının direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün hakkında “siyasi casusluk” suçlamasıyla 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep edildi. İddianame İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Casusluk suçlamasına Hüseyin Gün’ün telefonundan elde edilen yazışmalar delil olarak gösterildi. Gün’ün, İngiliz, ABD ve İsrail gizli servislerinin üst düzey isimleriyle temasta olduğu iddia edildi. Ancak Gün’ün etkin pişmanlık ifadesinde “casusluk” yaptığına dair herhangi bir “itirafı” bulunmuyor. İlk duruşma 11 Mayıs saat 10.00’da Silivri’de.
***
UZAK YOL İŞKENCESİ
Dava kapsamında tutuklu Elif Atayman ve Murat Çalık’ın da aralarında bulunduğu birçok isim yüzlerce kilometre uzaklıktaki şehirlerden Silivri’ye getirilecek. Hukukçular bunun bir eziyet olduğunu vurguladı. Davanın tutukluları arasında yer alan Medya AŞ Müdürü İpek Elif Atayman’ın tutuklu olduğu Afyon Cezaevi’nden Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu duruşma salonunda sabah 10’da görülecek davaya getirilmesi istendi. Tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık da İzmir Buca Cezaevi’nde tutuluyor.
İBB davasında tutuklanan ve Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne kapatılan 14 kişi buradan farklı illerdeki cezaevlerine gönderilmişti.
• Medya A.Ş. yöneticisi Murat Ongun, iş insanı Hüseyin Köksal Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi
• BVA firması sahibi Murat Kapki, Nihat Sütlaş, iş insanı Adem Soytekin ve İmamoğlu İnşaat Şirketi’nin Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve Kültür A.Ş. Eski Genel Müdürü Serdal Taşkın Tekirdağ F Tipi Cezaevi
• CHP Beylikdüzü Belediye Meclis üyesi Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kampanya direktörü, siyasal iletişim uzmanı Necati Özkan Kocaeli’deki Kandıra F Tipi Cezaevi
• İlbak Holding’in sahibi Murat İlbak, OMR Organizasyon’un sahibi Ömür Yılmaz ve Popüler Reklam’ın sahibi Eyüp Subaşı Bandırma T Tipi Cezevi
• Medya A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Fatoş Ayık Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti.