Refah-Beyt Hanun Modeli! Lübnan işgaline bahane buldular
İsrail Savunma Bakanlığı’nın açıklamalarına ve Responsible Statecraft’ın Kongre’den elde ettiği bilgilere dayandırdığı analize göre Tel Aviv hükümeti Lübnan’ın güneyinde “Refah ve Beyt Hanun modeli” olarak sunulmaya hazırlanan bir strateji uygulamayı planlıyor. Analize göre bu model, geniş yerleşim alanlarının tamamen boşaltılması, altyapının yok edilmesi ve uzun süreli askeri işgal ile karakterize ediliyor. Aynı analizde İsrail’in bu strateji ile Hizbullah’ı tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediği belirtilirken, Orta Doğu uzmanları planın bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştireceği uyarısında bulunuyor. Kongre’den sızan bilgiler ise Donald Trump’ın bu plana açık destek verdiği yönünde.
İsrail’in Lübnan’ın güneyini işgale hazırlandığı ve işgal planının kamuoyuna Gazze’de Refah ve Beyt Hanun kentlerinde uygulanan “model” üzerinden sunulacağı iddia ediliyor.
MODELLERİ KENTSEL YIKIM
Birleşmiş Milletler verilerine göre İsrail’in Gazze Şeridi’nde “Refah ve Beyt Hanun stratejisi” adıyla yürüttüğü insanlık ve kentsel yıkım kapsamında binlerce bina tamamen yıkıldı. Birleşmiş Milletler raporlarına göre Gazze’de 2023 sonrası süreçte 370 binden fazla konut ya tamamen yok edildi ya da ağır hasar aldı. Aynı süreçte altyapının büyük bölümü kullanılamaz hale gelirken su, elektrik ve sağlık sistemleri çöktü. Bu modelin Lübnan’a taşınması halinde benzer bir yıkımın yaşanacağına da dikkat çekiliyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Gazze modelinin Lübnan’da uygulanmaması gerektiğini” açıklarken, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İsrail’in Lübnan’da da aynı düzeyde yıkım yaratmayı hedeflediğini açıkça ifade ediyor.
LÜBNAN’DA İŞGAL HAZIRLIĞI
Responsible Statecraft ve ABD merkezli savunma yayın organı Military Times analizlerine göre İsrail, Lübnan’da geniş çaplı kara harekatı öncesinde sivillerin bölgeyi terk etmesini zorunlu kıldı. Lübnan hükümeti verilerine göre ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 20’si yerinden edilmiş durumda. Litani Nehri üzerindeki köprülerin yıkılmasıyla birlikte güney bölgeleri ülkenin geri kalanından izole edildi. Aynı süreçte İsrail saldırılarında 1000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Airwars Direktörü Emily Tripp’in açıklamalarına göre yalnızca son üç haftada 330’dan fazla sivil İsrail saldırıları sonucunda yaşamını yitirdi. İsrail’in 2006 savaşında uyguladığı “Dahiya Doktrini”nin yeniden devreye sokulduğu ve sivil altyapının hedef alındığı da analizlerde yer aldı. Dahiya Doktrini, İsrail’in 2006 Lübnan Savaşı’nda Hizbullah ve Hamas’ın varlığını bahane ederek ülkenin güneyindeki tüm alt ve üst yapıyı askeri güçle yıkma girişimini işaret ediyor. Doktrin, Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuk çerçevesinde savaş suçu kabul ediliyor.
ABD Kongresi’nden sızan bilgilere göre Donald Trump’ın hükümeti, İsrail’in Lübnan’ın güneyini işgal planına açık destek veriyor.
ULUSLARARASI TEPKİ VE ABD DESTEĞİ
Human Rights Watch, İsrail’in Dahiya Doktrini çevresinde kullanımı yasak olan beyaz fosfor mühimmatını Lübnan’da kullandığına ilişkin bulgulara raporlarında sıklıkla yer verdi. Raporlarda ayrıca sağlık çalışanlarına yönelik en az 15 büyük bombardıman saldırısının tespit edildiğine de dikkat çekiliyor. Uluslararası ilişkiler analistleri Nicole El Khawaja ve Renad Mansour’un değerlendirmesine göre uzun süreli bir işgal durumunda, Lübnan’daki devlet yapısının zayıflaması ve Hizbullah’ın yeniden güç kazanması da kaçınılmaz bir sonuç olarak göz önünde durmakta. Responsible Statecraft’ın Kongre’den elde ettiği kulis bilgilerine göre Donald Trump hükümeti Tel Aviv’in Lübnan’ın güneyini işgale yönelik planına açık destek veriyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel