Putin’le işler, tanıksız görüşmeler, Emirliklerden gelen milyarlar… Peki Trump karşılığında ne vererek zenginleşiyor?

Savaşlar, ölümler, uluslararası ticarete verilen zarar ve sıradan insanların satın alma gücündeki düşüş arttıkça olaylar arasındaki bağı görmek zorlaşıyor. Ama şu gelişmeler zincirini düşünün:

Trump’ın temsilcisi ve iş ortağı Steve Witkoff, Vladimir Putin ile en az üç kez Amerikalı tercüman veya diplomat olmadan görüştü. Birleşik Arap Emirlikleri, Trump ve Witkoff ailelerinin 2024 sonbaharında kurduğu kripto para şirketi World Liberty Financial’ın yüzde 49’unu satın almak için 500 milyon dolarlık bir anlaşma yaptı.

Trump yeniden seçildikten sonra Katar, Pakistan, Suudi Arabistan, Vietnam ve Umman gibi ülkeler Trump ailesiyle ticari anlaşmalar yaptı.

Tercümanın olmadığı görüşmede Trump’ın temsilcisi Steve Witkoff, Rusça bilmemesine, Rusya ile hiç çalışmamış olmasına, diplomasi deneyimi bulunmamasına rağmen 11 Şubat 2025’te Kremlin’de Vladimir Putin ile görüştü.

Bu görüşme 3 saat 30 dakika sürdü ve görüşmenin ayrıntıları açıklanmadı. Tek bilinen sonuç şu oldu: Moskova hükümeti o gün ABD’li mahkûm Marc Fogel’i serbest bırakmayı kabul etti.

Tanıksız diplomasi

Ancak Putin ve Witkoff’un üç buçuk saat boyunca yalnızca bu konuyu konuşmuş olması pek olası görünmüyor.

Görüşmenin geri kalanında ne konuşuldu?

Muhtemelen hiçbir zaman öğrenilemeyecek. Çünkü Amerikalı not tutan yetkililer yoktu, görüşmeye katılan Amerikalı tercüman yoktu, yani görüşmenin resmi kaydı bulunmuyor. Bu durum ABD diplomasi tarihinde neredeyse benzersiz bir istisna olarak görülüyor.

Ukrayna’dan uzaklaşma

Witkoff daha sonra Putin ile iki kez daha görüştü. Yine aynı şekilde Amerikalı tercüman yoktu, diplomat yoktu, dışarıya bilgi aktarabilecek kimse yoktu. Bu görüşmelerin içeriği bilinmiyor.

Ancak o tarihten sonra ABD yönetimi Ukrayna’ya desteğini neredeyse tamamen kesti. Trump giderek Rusya’ya daha yakın bir pozisyon aldı. 2026 itibarıyla Ukrayna, ABD ve Körfez müttefiklerine ABD’nin Ukrayna’ya verdiğinden daha fazla silah sağlamış durumda. ABD’nin Ukrayna’ya verdiği silah ise sıfır.

Kripto para anlaşması

Putin-Witkoff görüşmesinden birkaç hafta önce başka bir gelişme yaşandı. Trump’ın ikinci dönem yemin töreninden dört gün önce Trump ve Witkoff aileleri BAE kraliyet ailesinden Şeyh Tahnoon bin Zayed Al Nahyan’ın yatırım yaptığı bir fonla anlaşma yaptı.

Anlaşmanın değeri 500 milyon dolar.

Fon, Trump ve Witkoff’un kripto şirketi World Liberty Financial’ın yüzde 49’unu satın aldı.

Bu anlaşma Wall Street Journal tarafından ortaya çıkarılana kadar gizli kalmıştı.

Gelirin dağılımı: Trump ailesine 187 milyon dolar, Witkoff ailesine 31 milyon dolar.

Karşılığında ne verildi?

Bu anlaşmadan sonra Trump yönetimi BAE’ye yılda 500 bin gelişmiş Amerikan yarı iletkeni satılmasına izin verdi. Daha önceki ihracat kısıtlamaları kaldırıldı.

Dolayısıyla asıl soru şu değil: Trump ve çevresinin zenginleşip zenginleşmediği.

New York Times’a göre ikinci başkanlık döneminin başından beri 1,4 milyar dolar kazanıldı.

Asıl soru şu bu paranın karşılığında ne veriliyor?

Otokrasinin parası demokrasilere sızıyor

20–30 yıl önce ABD yönetimindeki Bill Clinton ve George W. Bush otoriter ülkeleri daha demokratik hale getirebileceklerine inanıyorlardı.

Bugün ise bunun tersi oluyor.

Otokratik rejimlerin parası demokrasileri, uluslararası düzeni etkilemeye ve destabilize etmeye başladı.

Uluslararası sistemde paranın rolü

Birçok şey hâlâ belirsiz. Ancak uluslararası sistemdeki ipuçları aynı noktaya işaret ediyor. Otoriter rejimlerin yükselişi, şeffaf olmayan finans akışları, offshore para hareketleri bugünün küresel kaosunun önemli bir parçası.

Avrupa, Akdeniz ve Orta Doğu’daki savaşları anlamak için para akışlarına bakmak gerektiği düşünülüyor.

Trump döneminde ABD’de yaşanan dönüşüm ise bu süreci daha da hızlandırıyor.

Bunun neden mi yoksa sadece bir sonuç mu olduğu ise, belki ancak geleceğin tarihçileri tarafından anlaşılacak.

Başa dön tuşu