Pakistan’ın yükselen gücü Asım Munir

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in, İslamabad’ın İran savaşındaki olası barış görüşmelerine ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu açıklamasının ardından gözler bu ülkeye çevrildi.

Şu an için hiçbir şeyin kesin olmadığını ve Washington ile Tahran arasındaki diyaloğun oldukça zor olduğunu belirtmek gerekiyor.

Buna rağmen birçok medya kuruluşu, Pakistan’ın hem ABD hem de İran ile iletişim kurabilme kapasitesine sahip olduğunu vurguluyor. New York Times’a (NYT) göre, ABD’nin İsrail ve Amerikan güçlerinin saldırılarını sona erdirmeye yönelik 15 maddelik teklifini İran’a ileten bizzat İslamabad yönetimi oldu.

Afganistan ile savaş halinde olan Pakistan, şu aşamada Washington ile Tahran arasında bir tür “diplomatik mesaj taşıyıcısı” rolü üstleniyor.

Uzmanlara göre Pakistan bu rolden fayda sağlayabilir.

Öncelikle diplomatik bir aktör olarak konumunu güçlendirebilir. İkinci olarak, Trump yönetimiyle ilişkilerini geliştirebilir. Son olarak ise Orta Doğu’daki savaşın sona ermesinde doğrudan çıkarı var: Pakistan büyük miktarda hidrokarbon ithal ediyor ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması ile petrol fiyatlarının artması ülke için ciddi sorunlar yaratıyor.

Ayrıca yaklaşık 5 milyon Pakistan vatandaşının Körfez ülkelerinde çalıştığını ve her yıl ailelerine milyarlarca dolar gönderdiğini de unutmamak gerekir.

Bununla birlikte, Pakistan ile ABD arasındaki ilişkiler son bir yılda belirgin şekilde iyileşmiş görünüyor. Trump yönetimi, İslamabad’daki güçlü ordu komutanı Asım Munir’de bir muhatap bulmuş gibi görünüyor. Trump, geçen yıl Munir için “favori mareşalim” ifadesini kullanmıştı. Asım Munir’in tam adı Syed Asım Munir.

Pakistan son dönemde Beyaz Saray’a çeşitli konularda yakınlık gösterdi: Gazze için oluşturulan “Barış Konseyi”ne katıldı ve Trump’ın Nobel Barış Ödülü adaylığını destekledi. Ayrıca uluslararası medya, Pakistan’ın “Trump ailesiyle bağlantılı bir kripto para şirketiyle anlaşma yaptığını” da belirtti.

ABD ile İran arasındaki ilişkiler uzun süredir gergin olsa da Pakistan, 1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana Washington’daki büyükelçiliğinde İran’ın çıkarlarını temsil eden bir birime ev sahipliği yapıyor.

İslamabad’ın Suudi Arabistan ile karşılıklı savunma anlaşması bulunmasına rağmen, ülkede ABD üsleri yok ve İran tarafından saldırıya uğramış değil. Financial Times’a göre bu durum Pakistan’ın tarafsız bir ülke imajını güçlendiriyor.

The Guardian kaynaklarına göre Katar, Türkiye ve Mısır da görüşmeler için olası yerler arasında anıldı. Ancak öne çıkan başkent İslamabad olmuş gibi görünüyor.


Fotoğraf: Depo Photos

Asım Munir kimdir?

Pakistan ordusunun en güçlü isimlerinden biri olan Asım Munir, ülkenin askeri ve stratejik yapısında belirleyici rol oynamayı sürdürüyor. 1968 yılında Rawalpindi’de doğan Munir, 1986’da başladığı askerlik kariyerinde hızla yükselerek istihbarat ve komuta kademelerinde kritik görevler üstlendi.

Munir, Pakistan’da hem Askerî İstihbarat (MI) hem de ISI başkanlığı yapmış nadir komutanlardan biri olarak öne çıkıyor. Gujranwala Kolordu Komutanlığı ve Genelkurmay’daki önemli görevlerinin ardından 2022’de Kara Kuvvetleri Komutanı oldu. 2025 itibarıyla ise ülkenin ilk “Genelkurmay Savunma Başkanı” görevine getirilerek kara, deniz ve hava kuvvetleri üzerinde birleşik komuta yetkisi kazandı.

Askerî eğitiminin yanı sıra dini kimliğiyle de dikkat çeken Munir, aynı zamanda hafız olan ilk Pakistan ordu komutanı olarak biliniyor. 2025 yılında mareşal rütbesine yükseltilmesi, Pakistan’daki etkisini daha da pekiştirdi.

Başa dön tuşu