Orta Asya’nın dinamizmi, küresel rekabetin yeni rotası

ABD’den Çin’e, Avrupa Birliği üyelerinden Rusya ve Türkiye’ye kadar çok sayıda ülke Orta Asya ülkelerine enerji yolları kuruyor, altyapı ve üst yapı yatırımları yapıyor ve stratejik ilişkiler geliştiriyor. Asya’nın merkezinde bulunan ve enerji kaynaklarıyla dikkat çeken bölgenin kazandığı dinamizm büyüme rakamlarına da yansıyor. Orta Asya cumhuriyetlerinin büyüme oranları gelişmiş ülkeleri de geçerek yüzde 6’nın üzerine çıkmış durumda. Raporlara ve analizlere göre ABD bölgeye B5+1 formatıyla yaklaşırken dinamik coğrafyanın merkezinde ise Orta Asya’nın dünyaya açılan kapısı haline dönüşmeye başlayan Kazakistan yer alıyor. İşte o analizler ve raporlar:


Yüzde 6’yı aşan büyüme ve hızlanan sanayi-enerji yatırımları, Orta Asya’yı küresel finans ve ticaret akımlarının yeni odak noktası haline getiriyor.

REKOR BÜYÜME ORANLARI

Dünya Bankası (DB) ve Avrasya Kalkınma Bankası (AKB) verilerine göre Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın toplam ekonomik büyümesi 2025’te yüzde 6,2 ile 6,6 arasında gerçekleşti. Aynı dönemde ABD için yaklaşık yüzde 1,6, avro bölgesi için yüzde 1,1 ve Çin için yüzde 4,6 büyüme öngörüldü. AKB analizlerinde büyümenin yatırım potansiyelinin açığa çıkması ve sanayi üretimindeki artıştan kaynaklandığı belirtildi. Kazakistan ekonomisi 2025’te yüzde 5,9 büyürken 2026 için yüzde 5,5 artış öngörüldü. Tengiz petrol sahasındaki üretim artışı büyümeyi desteklerken makine ve metal sanayilerindeki yeni fabrikalar sanayi ivmesini güçlendirdi.

BÖLGE EKONOMİK GÜCE DÖNÜŞÜYOR

AKB verilerine göre Özbekistan 2025’te yüzde 7,4 büyüyerek bölgenin en güçlü finansal performanslarından birini sergiledi. Bu rakamın 2026’da yüzde 6,8 olması bekleniyor. Ülkenin GSYH’si dokuz yılda 56 milyar avrodan 133 milyar avronun üzerine çıkarken kişi başına gelir de iki kat arttı. Dünya Bankası verilerine göre altın ihracat gelirlerindeki yüzde 70’in üzerindeki artış büyümede belirleyici rol oynadı. DB verilerine göre, ülkede dijital hizmetler tek başına 72,4 milyar avroluk ekonomik katkı sağladı. Kırgızistan’da büyüme yüzde 10,3’e ulaşırken Tacikistan ise güçlü işçi dövizleri ve kamu yatırımlarıyla genişleme kaydetti.

Orta Asya'nın dinamizmi, küresel rekabetin yeni rotası - Resim : 2
ABD’nin, Orta Asya merkezli oluşturduğu B5+1 ekonomik formatı açılımı Moskova ve Pekin’de gerginlik yaratırken, bölge büyük güç rekabetinin yeni sahasına da dönüşüyor.

KAZAKİSTAN’IN STRATEJİK ROLÜ

IMF, Orta Asya ile ekonomik entegrasyona giren Azerbaycan ekonomisinin de 2026’da yaklaşık yüzde 3 büyümesini öngörmekte. Bölgede enerji gelirleri ekonomik dinamizmin temelini oluşturuyor. Diğer yandan Hazar geçişli ulaştırma koridorları Orta Asya’yı Avrupa ve Türkiye’ye bağlayan ana hatlar haline de gelmiş durumda. AB’ye yakın EU Reporter yayın organının analizine göre bu stratejinin merkezinde ise Kazakistan yer alıyor. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesini Rusya, Çin ve Batı arasında denge kuran pragmatik bir Avrasya ülkesi olarak olarak konumlandırıyor. Tokayev’in Pakistan ile 60’tan fazla ticari anlaşma imzalaması ve Orta Asya-Güney Asya ulaştırma koridorunu desteklemesi, bölgesel ticaretin yeniden şekillenmesine işaret ediyor. Aynı analizde Kazakistan’ın Rusya-Ukrayna savaşında tarafsızlık vurgusu yaptığı ve çok yönlü diplomasi stratejisi izlediği de aktarıldı.

ABD’NİN B5+1 HAMLESİ

Avrupa Birliği’ne yakınlığıyla bilinen SpecialEurasia’nın raporuna göre Şubat 2026’da Bişkek’te düzenlenen B5+1 İş Forumu, ABD’nin Orta Asya’yı bir yatırım alanı olarak gördüğünü de ortaya koymakta. Foruma 50’den fazla ABD şirketi katılırken Washington’un lojistik, enerji, kritik mineraller, teknoloji ve tarım alanlarına odaklandığı vurgulanıyor. ABD’nin bölgede ekonomik angajman ve özel sektör üzerinden işbirlikleri geliştireceğine vurgu yapan rapora göre Donald Trump’ın Orta Asya vatandaşlarına yönelik vize sürelerini üç aya düşürmesi ve 5 bin-15 bin dolar teminat uygulaması ticari ilişkilerdeki gerilimin temel sebebi olarak gösterilmekte. Rapora göre ABD’nin bölgede giderek artan ekonomik varlığı Rusya ve Çin’de de gerilim hattı oluşturuyor. Raporda, Pekin ve Moskova’nın bölgedeki ekonomik girişimlerde ortak tutum sergilemesinin beklendiği iddiasına da yer verilmekte.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu