Orhan Sarıbal: Adalet Yerine ‘Sosyal İşkence’ Yaşanıyor –
Gözden Kaçırmayın
Sarıyer’de Sisli Sabah: Görüş Mesafesi Düştü, Sürücüler Dikkatli Olmalı
Sarıbal’dan Sert Adalet Eleştirisi: “Sistem Sosyal İşkenceye Döndü”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’deki adalet sistemine ilişkin ağır eleştirilerde bulundu. Sarıbal, iddianamelerin yıllarca yazılmadığı ve duruşmaların sürekli ertelendiği bir ortamda adaletten söz edilemeyeceğini belirtti. “İnsanlar daha yargı önüne çıkmadan mahkum edildiği bir düzende adalet yoktur; ‘sosyal işkence’ vardır” ifadelerini kullandı.
Hukuk, Toplumu Hizaya Sokma Aracı Mı?
Orhan Sarıbal, mevcut iktidar döneminde hukukun işlevinin değiştirildiğini öne sürdü. Ona göre, hukuk artık bir hak arama zemini olmaktan çıkarıldı. Hukukun, toplumu hizaya sokmanın bir aracı haline getirildiğini savunan Sarıbal, bu durumun demokratik bir hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı.
Yargılama süreçlerindeki kasıtlı uzatmalara dikkat çeken Sarıbal, bunun stratejik bir yöntem olduğunu iddia etti. Bu uygulamanın, cezayı mahkeme kararına bile gerek duymadan dayatmanın bir yolu olduğunu ifade etti.
“Kimse ‘Bekle ve Gör’ ile Cezalandırılamaz”
CHP’li vekil, adli süreçlerdeki belirsizliğin insan hakları ihlali yarattığının altını çizdi. İnsanların itibarı, özgürlüğü ve hayatının bu belirsizliğin içine atılamayacağını söyledi. Sarıbal, “Bu ülkede kimse, ‘bekle ve gör’ denilerek cezalandırılamaz” diyerek sürecin kendisinin bir cezaya dönüşmesine isyan etti.
Çözüm: Tarafsız Yargı ve Hukukun Üstünlüğü
Orhan Sarıbal, eleştirilerinin yanı sıra çözüm önerisini de paylaştı. Ülkenin gerçek bir hukuk devleti olabilmesi için tarafsız ve bağımsız bir yargı sisteminin şart olduğunu belirtti. Ancak gerçek anlamda sağlanacak bir hukukun üstünlüğünün, yarın herkes için bir güvence olacağını sözlerine ekledi.
Editör Analizi: Sarıbal’ın açıklamaları, uzun süredir tartışılan yargıdaki gecikmeler ve sürecin adilliği konusunu siyasi arenaya taşıdı. “Sosyal işkence” tanımı, yargılama öncesi yaşanan mağduriyetleri tanımlamak için giderek daha sık kullanılan bir kavram haline geliyor. Bu eleştiriler, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani ve sosyolojik bir perspektiften de adalet sisteminin etkilerini sorguluyor.