ABD istihbaratının 1 numarası kovulmakla kovulmamak arasında kaldı

Gabbard, Senato’daki bir oturumun ardından yıpranmış şekilde çıktı. Bu oturumda muhalefet, İran’a karşı yürütülen savaşla ilgili ifadesini, başkomutanla çelişmemek için değiştirmekle suçladı.

Senatörlere sunduğu yazılı metinde Gabbard, geçen haziran ayındaki “Midnight Hammer” operasyonundan sonra “Tahran’ın nükleer zenginleştirme programının yok edildiğini” ve “o zamandan beri tesisleri yeniden inşa etmeye yönelik bir girişim olmadığını” ifade etmişti. Bu değerlendirme, Trump’ın İran’a yönelik ikinci saldırıyı gerekçelendiren tezlerini açık şekilde çürütüyor. Ayrıca bu görüş, bu nedenle istifa eden terörle mücadele şefi Joe Kent’in yönetime yönelik eleştirileriyle de örtüşüyor.

Ancak Gabbard, Senato’da konuşmasını okurken bu kritik kısmı atladı ve yalnızca “Epic Fury operasyonu öncesinde İran’ın, haziran saldırılarının ardından toparlanmaya çalıştığını ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı yükümlülüklerine uymayı reddettiğini” vurguladı. Bu açık ton değişikliği Demokratların tepkisini çekti.

Demokrat senatör Mark Warner’ın baskısı üzerine Gabbard, tüm metni okumaya vakti olmadığını ve bu nedenle “bazı bölümleri atladığını” söyledi. Başka bir Demokrat senatör Jon Ossoff yazılı metindeki ifadeleri hatırlattığında ise Gabbard soruyu geçiştirerek “neyin acil tehdit olup olmadığına yalnızca Trump’ın karar verebileceğini” söyledi. Bu söylem, son günlerde yönetimde sıkça dile getiriliyor. Ancak fiilen Gabbard, duruşma boyunca istihbarat raporunun sonucunu da yalanlamadı: ABD’nin ikinci saldırısı sırasında İran, acil bir tehdit oluşturmuyordu.

Bu, Gabbard ile Trump’ın İran konusunda ilk anlaşmazlığı değil. 2025 Haziran’ındaki bir ifadede Gabbard, Tahran’ın nükleer bomba üretmediğini söylemişti. Trump ise ertesi gün bunu açıkça reddederek İran’ın “nükleer silaha çok yakın” olduğunu savunmuştu. Bu gerilim, ABD yönetimi ile istihbarat kurumları arasında derin bir çatlağın ilk işareti olarak görülmüştü. Bu çatlak şimdi daha da büyüyor.

İran’daki mevcut duruma ilişkin olarak ise Gabbard, “Tahran yönetiminin ayakta olduğunu ancak ciddi şekilde zayıfladığını” ve “savaştan sağ çıkarsa ordusunu yeniden inşa etmek zorunda kalacağını” belirtti. Ayrıca Savunma İstihbarat Ajansı’nın değerlendirmesine göre İran’ın 2035’e kadar kıtalararası balistik füze geliştirebileceğini ifade etti. Bu değerlendirme, ABD ve İsrail saldırılarının yarattığı hasarın netleşmesiyle güncellenecek.

Bu arada Trump, tüm belirsizliklere rağmen çizgisini sürdürmeye devam ediyor. New York Times’a göre bir sonraki adımı, İran’ın nükleer programına doğrudan müdahale ederek İsfahan’daki dağın altına depolanmış materyali ele geçirmek ya da yok etmek olabilir. Büyük riskler barındıran bu operasyon, ABD tarihinin en cesur hamlelerinden biri olarak görülüyor; hatta Usame bin Ladin’in öldürülmesi ya da Nicolas Maduro’nun yakalanması operasyonlarından bile daha karmaşık.

Başa dön tuşu