Bir yanda anlaşma bir yanda tehdit! Terör örgütünün ‘Kobani’ planı

Suriye’nin kuzeyinde 15 günlük ateşkesin yürürlükte olduğu ve SDG unsurlarının Suriye ordusuna entegrasyonunun tartışıldığı bir dönemde, terör örgütü PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Murat Karayılan’ın açıklamaları “süreci hedef alan ve terör seçeneğini canlı tutan” bir çıkış olarak değerlendiriliyor. Karayılan, ateşkese ‘güvenilmemesi’ çağrısı yaparken, Kobani merkezli olarak koridor, uluslararası gözetleme ve kuşatmanın kaldırılması gibi başlıklar altında sahaya yönelik yönlendirmelerde bulundu.


Devam eden ateşkes ortamında çatışma ihtimali diri tutuluyor.

‘ATEŞKESE GÜVENMEYİN’

Karayılan’ın açıklamalarında öne çıkan ilk başlık, ateşkesi itibarsızlaştırma çağrısı oldu. “Şimdiye kadar hiçbir ateşkese bağlı kalmadılar” diyen Karayılan, kamuoyuna ve sahadaki silahlı unsurlara ateşkese yaslanmamaları gerektiğini söyledi. Bu söylemin, devam eden ateşkes ortamında çatışma ihtimalini diri tutmayı ve sahadaki silahlı yapılanmaları teyakkuzda tutmayı amaçladığı belirtilirken resmî çevreler, ateşkesin sürdüğü bir aşamada yapılan bu çağrının, şiddetin yeniden tırmandırılmasına zemin hazırlayan psikolojik bir hamle olduğuna dikkat çekiyor.

TERÖR KORİDORU

Karayılan’ın açıklamalarının ikinci ayağı Ayn el Arab (Kobani) oldu. Kenti “kuşatma altında” gösteren Karayılan, üç somut talep sıraladı: “Kobani üzerindeki kuşatmanın kaldırılması, Kobani ile Cizire arasında daimi bir koridor açılması, Kobani’nin sözde korunması için uluslararası düzeyde havadan gözetleme.” Türk güvenlik kaynaklarına göre ise bu başlıklar, Türkiye sınırı boyunca kalıcı bir terör hattının tahkim edilmesine yönelik klasik örgütsel taktikleri yansıtıyor. Özellikle “daimi koridor” vurgusunun, lojistik süreklilik ve silahlı unsur geçişini güvenceye alma amacı taşıdığı değerlendiriliyor.

SABOTAJ GİRİŞİMİ

Karayılan’ın çıkışının zamanlaması da dikkat çekti. Suriye’de SDG unsurlarının merkezi orduya entegrasyonu gündemdeyken yapılan bu açıklamalar, Ankara’da “entegrasyonu sabote etme ve silahlı özerk alanları muhafaza etme” çabası olarak okunuyor. Karayılan, bir yandan “örgütsel bağ yok” iddiasını dile getirirken, diğer yandan sahadaki silahlı unsurlara savunma, destek ve ‘uluslararasılaştırma’ çağrıları yapıyor. Yapılan değerlendirmelere göre bu çelişki, siyasi söylemle silahlı hareketliliği örtme girişiminden ibaret.

ŞAM’DAKİ SON PLAN

Öte yandan Suriye televizyonu tarafından paylaşılan bilgilere göre, Mazlum Abdi liderliğindeki bir heyet Şam’da temaslarda bulunurken varılan anlayış birliği çerçevesinde Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı polis ve iç güvenlik güçlerinin Kamışlı, Haseke ve diğer stratejik bölgelerin şehir merkezlerinde iç güvenliği sağlamak üzere konuşlandırılması kararlaştırıldı. Haberde, mutabakatın tüm cephe hatlarında askeri eylemlerin kesin olarak durdurulmasını içerdiği kaydedildi. Ayrıca, SDG bünyesindeki birimlerin Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi için gerekli prosedürlerin başlatılmasına karar verildiği, bu sürecin ayrıntılarının ise önümüzdeki süreçte kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.

Bir yanda anlaşma bir yanda tehdit! Terör örgütünün 'Kobani' planı - Resim : 2
Son gelen bilgilere göre, SDG bünyesindeki birimlerin Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi için gerekli prosedürler başlatılıyor.

SOHR DA AÇIKLADI

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de (SOHR), söz konusu anlaşmayı doğruladı. Suriye medyasında yer verilen bilgilere göre şehirlerin güvenliği ve içeriye giriş süreçlerinden, bölge halkından oluşan ve yerel dinamikleri bilen entegre edilmiş ‘Asayiş’ güçleri sorumlu olacak. Bu adımın, hem devlet otoritesini temsil etmesi hem de bölgedeki yerel unsurların korunması amacı taşıdığı kaydedildi.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu