NATO Zirvesi öncesi gazetecilere akreditasyon engeli: Muhalif medya dışarıda bırakıldı
NATO Zirvesi öncesi gazetecilere akreditasyon engeli: Muhalif medya dışarıda bırakıldı
“GEREKÇEYİ AÇIKLAYAMIYORUM”
Zirveyi yerinde takip etmek amacıyla başvuruda bulunan gazetecilere karar, NATO Stratejik İletişim Ofisi’ne bağlı akreditasyon birimi tarafından e-posta yoluyla bildirildi. Gönderilen resmi metinde, kararın nihai olduğu belirtilirken sansüre hiçbir gerekçe gösterilememesi dikkat çekti. Basın mensuplarına gönderilen e-postada şu ifadelere yer verildi:
“Ankara’da gerçekleşecek zirveyi takip etmek amacıyla yaptığınız başvuru için teşekkür ederiz. Üzülerek belirtiyorum ki, medya akreditasyon talebiniz bu sefer karşılanamıyor. Nihai olan bu kararın gerekçelerini açıklayamıyorum. Toplantının kamuya açık bölümlerini NATO web sitesinden takip edebilir ve NATO’nun çalışmalarıyla ilgili sorularınız için web sitemizdeki form üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.”
BASIN KARTLARI YOK SAYILDI
İktidar çizgisinde olmayan birçok kuruluşun, bu kararla birlikte zirveyi takip etmesi engellenmiş oldu. Edinilen bilgilere göre, akreditasyon talebi reddedilen muhabirlerin neredeyse tamamı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilen resmi basın kartlarına sahip olmasına rağmen içeri alınmadı.
NATO, sansür kararıyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçınsa da zirveye katılan ülkelerin (özellikle ev sahibi konumundaki Türkiye’nin) gazetecilerle ilgili çeşitli “rezervleri” ve kara listeleri NATO’ya bildirebildiği, ittifak yönetiminin de bu doğrultuda adım attığı öğrenildi.
RSF’DEN TEPKİ: “BU PROSEDÜRÜ KABUL ETMİYORUZ”
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu da muhalif medyaya yönelik bu dışlama ve sansür kararına tepki gösterdi.
Kararın şeffaflıktan uzak olduğunu vurgulayan Önderoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“NATO zirvesini Türkiye medyasının önemli bir bölümüne kapatan bu akreditasyon anlayışını anlamakta güçlük çekiyoruz. Ret gerekçesini ortaya koymayan, itiraz hakkına peşinen sırt çeviren bu prosedürü kabul etmiyor, Türkiye toplumunun haber alma hakkı gereği gazetecilere yönelik şeffaf ve pozitif bir prosedür işletilmesini talep ediyoruz.”