Mutlak butlan kararına soldan ilk tepkiler

Mutlak butlan kararına soldan ilk tepkiler

TİP: İKTİDAR İCAZETİYLE CHP KOLTUĞUNA GEÇECEK KİŞİYİ SİYASETEN TANIMAYACAĞIZ

Türkiye İşçi Partisi (TİP) yaptığı parti açıklamasında “Saray Rejimi, yargıyı bir kez daha rakiplerini tasfiye etmek için kullanmaktadır. Bağımsız yargı değil iktidar tarafından alındığı herkesçe bilinen bu karar, Türkiye’nin tüm ilerici birikimine, demokratik değerlerine, hukuk devleti ilkesine ve emekçilere karşı sürdürülen Karşı Devrim teşebbüsünün en ciddi saldırılarından biridir. Trump’ı ve dünyanın bütün karanlık güçlerini arkasına alan Tayyip Erdoğan, halkın iradesine, halk egemenliğine karşı giriştiği bu savaşta başarılı olamayacak. İlan ediyoruz: Bu karara ve Saray’ın karşı devrimci saldırısına direneceğiz. Başta bu kararın çıkmasına vesile olan ve koltuğa geçmeye niyetlenen herkes Saray’ın kuklasıdır. İktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi siyaseten tanımayacağız” ifadelerini kullandı.

EHP: PARTİ İÇİ DEMOKRASİYİ HEDEF ALAN BU ‘MUTLAK BUTLAN’ GARABETİNE DİRENECEĞİZ

Emekçi Hareket Partisi (EHP) sosyal medyadan açıklama yaparak “Cumhuriyet Halk Partisi kurultayına yönelik verilen ‘mutlak butlan’ kararı, hukuki bir değerlendirme değil; siyasi iktidarın çok partili demokratik yaşama doğrudan bir müdahalesidir. Sandıkta ve seçim yoluyla iktidarı kaybedeceğini anlayan AKP, hukuksuz yargı kararlarıyla muhalefetin önünü kesmeye çalışıyor. Halkın iradesini gasp eden kayyımlara, seçilmiş belediye başkanlarının haksızca tutuklanmasına ve parti içi demokrasiyi hedef alan bu ‘mutlak butlan’ garabetine direneceğiz. Bütün bu hukuksuzluklara ve faşizme karşı tüm halkımızla yan yana, omuz omuza direneceğiz” dedi.

EMEP MİLLETVEKİLİ BAYHAN: SEÇME-SEÇİLME HAKKININ AÇIKÇA AYAKLAR ALTINA ALINMIŞTIR

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan Silivri’de canlı yayında Evrensel gazetesine konuştu. Bayhan “Mutlak butlan kararı; Siyasi Partiler Kanunu’nun, YSK kararlarının ve seçme-seçilme hakkının açıkça ayaklar altına alınmasıdır. Saray oligarşisinden güç alan bir alt kademe mahkemesi eliyle, kırıntı halindeki demokratik haklar bile bir kez daha yok sayılmıştır. Gerekçede “tedbir amacıyla” deniliyor. Peki neyin tedbiri bu? Bu, seçimle kaybetme ihtimaline karşı alınmış bir rejim tedbiridir. Saray’ın iktidar kavgasında muhalefeti etkisizleştirme tedbiridir. Saray rejimi, faşizmin inşası hedefiyle attığı bu antidemokratik adımlarla mesajını açıkça veriyor: İktidarını korumak için hukuku da, seçimleri de, halk iradesini de tanımayacak. Saraydan bıkmış milyonlarca işçi ve emekçi açısından bu tablo, mücadelenin daha da sertleşeceğini gösteriyor. Saray iktidarının yenilmesi ve gerçek bir değişim ancak işçilerin, emekçilerin ve halkın örgütlü gücüyle mümkün!” dedi.

EMEP CHP Genel merkezi önüne kırlangıç bayraklarıyla geldi. Genel Merkez önünde bekleyen yurttaşlar EMEP’lileri “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganıyla karşıladı.

TKP: CHP’YE DÖNÜK “YARGI” MÜDAHALESİ HİÇBİR BİÇİMDE KABUL EDİLEMEZ

Türkiye Komünist Partisi (TKP) sosyal medya hesabından mutlak butlan kararına dair açıklama yaptı. TKP yaptığı açıklamada “Kimse “ama yargı kararı” demesin. İktidarın, seçme ve seçilme hakkını kısıtlama doğrultusundaki adımlarına, partilerin içişlerine doğrudan müdahale de eklenmiş oldu. CHP’nin son üç yılda gerçekleşen kongre ve seçilen yönetimlerini “geçersiz” olarak ilan eden ve partiye Genel Başkan atayan siyasi iktidarın bunu hangi hesaplarla yaptığını biliyoruz. Bu kararın aylar önce alındığını, uygun bir anın kollandığını ve ayrıntılar üzerinde çalışıldığını da. İktidarın bu hamlesini değerlendirirken, CHP’nin iç meseleleri, yerel yönetimlerde yaşananlar, CHP’nin içine doldurulduktan sonra ama tehditle ama isteyerek iktidara sığınanlar hiçbir biçimde gündem edilmemelidir. Bunlar ayrı konulardır, ayrıca tartışılmalıdır. Şu an ise vurgulanması gereken bellidir: CHP’ye dönük “yargı” müdahalesi hiçbir biçimde kabul edilemez. Siyasi partilerin iktidar tarafından dizayn edilmesi ne “yolsuzluklarla mücadele” gerekçesiyle meşrulaştırılabilir ne de partilerin iç işleyişlerinin bu konuda tanımlanmış kurumlar dışında mahkemeler marifetiyle denetlenmesi kabul edilebilir. Her tarafı arızalı siyasi partiler ve seçim kanununun toptan tasfiyesi anlamına gelen bu hukuksuzluğu Türkiye Komünist Partisi hiçbir biçimde tanımamaktadır. CHP yönetimi ile bu kararla parti yönetimine getirilenlerin bir uzlaşmayla süreci yönetip yönetmeyecekleri CHP’yi ilgilendirir. TKP açısından ise kritik olan, onca iç sorun ve hiziple boğuşan iktidar partisinin başka partileri yönetmeye kalkmasıdır. Bu kabul edilemez” ifadelerine yer verdi.

SEP: SALTANATA KARŞI MÜCADELEYE

Sosyalist Emekçiler Partisi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“CHP’ye yönelik ‘mutlak butlan’ kararı, 19 Mart’ta başlatılan sürecin yeni bir evreye taşınmasıdır ve kabul edilemez. Türkiye’de otoriter bir düzeni yerleştirmek, saltanat ilan etmek, seçme-seçilme hakkının gasbedilmesi yönündeki bu adıma karşı ancak halkın tepkisi örgütlenerek cevap üretilebilir. 19 Mart’ta gençliğin ortaya koyduğu güçlü tepki bu gidişatı bir süreliğine durdurmuştu. Ancak bugün aynı kararlılık gösterilmezse, seçme ve seçilme hakkının tamamen tasfiye edilmesinin önü açılmış olacaktır. Sonuç olarak, iktidarın kurmak istediği bu düzen karşısında halkın örgütlü iradesi ve seferberliği olmadan en temel demokratik hakların korunamayacağı ortadadır. Saltanata karşı mücadeleye.”

TKH: SİYASİ DARBEDİR

Türkiye Komünist Hareketi’nin (TKH) sosyal medya hesabından, “Yargı kararı değil, açık bir siyasi darbedir” başlıklı yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik butlan kararı, hukuk ve adaletle uzaktan yakından ilgisi olmayan tamamen siyasi bir operasyondur. Bu operasyonun senaryosu iktidar partisinin arka odalarında yazılmış, yandaş medya tarafından propaganda edilmiş, yargı eliyle sahneye konulmuştur. 1,5 yıldır CHP’ye dönük butlan kararı aldırmak için elinden geleni ardına koymayacağını gösteren iktidarın bu kararda ısrarının arkasındaki temel motivasyon çok net olarak görülmek durumundadır: Anayasa değişikliği ile Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin yolunun yapılması, bunun önündeki en büyük engel olarak görülen CHP’nin etkisizleştirilmesidir.

Butlan kararı, 1,5 yıldır düzen siyasetinde tutuklama ve kayyum örnekleriyle halk iradesinin ayaklar altına alınmasının ve post-modern bir darbenin gerçekleştirilmesinin resmidir. Yıllardır darbe karşıtlığı üzerinden kendisini meşrulaştırmaya çalışan AKP’nin açık bir siyasal darbeye imza atması özündeki darbeciliği göstermiş ve yüzündeki maskeyi indirmiştir. Yıllardır AKP karşıtı olduğunu iddia edilen Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bir dizi CHP’li ismin de bu oyunda rol alması, düzen siyasetinin kirli yüzünün bir başka örneğidir. Geçen seçimde bu ülkenin ilerici yurttaşlarına seçenek diye sunulan Kılıçdaroğlu bu sefer de Erdoğan tarafından bir kez daha gösterilmektedir. Düzen siyasetiyle ve partileriyle bu ülkenin ve emekçilerin kurtuluşunun mümkün olmadığı net olarak görülmelidir. Bir kez daha görülmüştür ki, bu düzenden kurtuluşun tek yolu sosyalizm mücadelesinin ve sosyalist seçeneğin güçlenmesinden geçmektedir.”

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu