Müfredatta Kurtuluş Savaşı yok, NATO’ya ve ABD’ye güzelleme var

Müfredatta Kurtuluş Savaşı yok, NATO’ya ve ABD’ye güzelleme var

O “tarih” devam ediyor. NATO’nun Türkiye toplantısı için NATO karşıtı eylemlerde bulunma veya eylem yapma ihtimali var diye yüzlerce kişi gözaltı yapıldı. ABD’nin kurtuluş günü, köprüye ABD bayrağının renkleri yansıtılarak kutlandı. Polise NATO armalı üniformalar giydirildi. Ankara’da ve ülkemizin her yerinde fiili OHAL ilan edildi. Fiili OHAL’i yaşadığımız günlerde basına Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” sözleri ile müfredattan Kurtuluş Savaşı kavramının çıkarılacağı açıklamaları yansıdı.

Aslında Kurtuluş Savaşı kavramının çıkarılarak “Milli Mücadele” kavramının kullanılması yeni bir durum değil. 2023-2024 eğitim yılından itibaren ders kitaplarında “Kurtuluş Savaşı” kavramı kullanılmıyor.

***

Emperyalizme, işgale karşı mücadelenin adı olan Kurtuluş Savaşı kavramından vazgeçilirken müfredata adını veren ve bir siyasi partinin sloganı olan Yeni Türkiye Yüzyılı Maarif Müfredatı’nda ABD ve NATO’ya ilişkin çokça güzellemeler yapılıyor. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde Türkiye’nin ABD’ye bağımlılığı için atılan adımlar olan Truman Doktrini’ne ve Marshall Planı’na övgüler düzülüyor ve Türkiye’nin Truman Doktrini’nin uygulanmasından sonra NATO’ya katılma isteğini bildirdiği yer alıyor. Müfredatta Türkiye’nin DP dönemindeki siyasi duruşunun “ABD liderliğindeki Batı Bloku” nda olma vurgusu başlığıyla yer alıyor. Türkiye’yi ABD’ye borçlandırma planı olan Marshall Planı doğrultusunda kendi sütünü üreten köylerde bile çocuklara okullarda süt tozu dağıtılan Marshall Planı için “aralarında Türkiye’nin de olduğu 16 Avrupa Devleti kendi içlerinde bir ekonomik plan hazırlayıp uygulayacak, eksik kalan noktalarda ABD bu devletlere yardımda bulunacaktı” ifadeleri yer alıyor. Başta Gazze olmak üzere İsrail-NATO ortaklığına, NATO’nun dünyada yarattığı acılara ilişkin tek bir satır yer almazken, NATO için “Üye ülkelerin özgürlük ve güvenliğini sağlamak amacıyla ABD öncülüğünde kurulan uluslararası bir askeri savunma ve ittifak kuruluşudur.” deniliyor. Müfredatta Kore Savaşı ve Türkiye’nin NATO’ya katılması başlığı altında “Türkiye ABD desteğini alabilmek ve NATO’ya üye olabilmek için Birleşmiş Milletler Komutanlığı emrine asker gönderdi. Türkiye ABD’den sonra savaşa en fazla asker gönderen ülke oldu” denilerek ABD ve NATO için kaybedilen hayatlar bir övünçle müfredatta yer alıyor. Kore Savaşı’nda kaybedilen yaşamlar için “Bu durum Türkiye’nin NATO’ya katılmasında dönüm noktası oldu.” deniliyor. ABD’nin ülkemize üsler açabilmesi ülkemizin tam bağımsızlığı için en büyük kuşatma iken “SSCB’ye yakın bölgelerde askeri üslere ihtiyaç duyan ABD Türkiye’nin NATO’ya alınmasını istedi. 1952’de Türkiye’nin NATO’ya üyeliği resmen gerçekleşti” ifadeleri yer alıyor.

***

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi kitabında ise NATO üyeliği Kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki Değişim Başlığı altında bölümündeki ifadelerin bir bölümünde ise

“1947’deki anlaşma gereğince Ankara’da Amerikan Askeri Yardım Kurulu heyeti kuruldu. ABD’den gelen askeri uzmanlar Türk ordusuna eğitim programları uygulamaya başladı. Türk ordusu aşamalı olarak Amerikan askeri doktrinine geçiş yaptı. Türk ordusu NATO standartlarına göre yeniden yapılandırıldı. Türk ordusu, üniformalarından eğitimine, silahlarından doktrinlerine kadar her yönden Amerikan sistemine göre yeniden yapılandırıldı. Türkiye 1954’te imzalanan NATO Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi ile kendi topraklarında Amerikan hava üssü kurulmasına izin verdi. Bu sözleşmeye göre Amerikan uçakları belli başlı havaalanlarını kullanabilecek, Amerikan gemileri de Türk limanlarından yararlanabilecekti. Ayrıca Türkiye’de kendilerine ait askeri tesisler kurabilmeleri için de ABD’ye arazi tahsis edildi. ABD ve NATO başta Adana İncirlik Hava Üssü olmak üzere Türkiye’de birçok hava ve füze üssü ile elektronik gözetleme ve haberleşme üssü kurdu… ABD Lübnan’a asker gönderirken de Adana İncirlik Hava Üssü’nü kullandı” cümleleri yer alıyor. Emperyalizme, işgale karşı mücadelenin adı olan Kurtuluş Savaşı artık ders kitaplarında yer almayacak. Emperyalizmin aygıtı NATO, müfredatta yer alan ifadesiyle “öncülü” ABD ise sonsuz güzellemelerle ders kitaplarında. Ancak NATO’ya karşı eylemlerde bir kez daha görüldü ki, Kurtuluş Savaşı müfredattan çıkarılsa da, emperyalizme karşı verilen Kurtuluş Savaşı’ndan bugüne bizim ülkemizin mücadele tarihinde çok köklü bir direniş tarihi ve birikimi var. Bu topraklarda emperyalizme karşı tam bağımsız Türkiye, saltanata karşı devrimci demokratik Cumhuriyet, gericiliğe karşı aydınlanma ve laiklik mücadelesi verenler her daim olacaktır.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu