Meydanlarda ‘Ey Netanyahu’ diyorsunuz ama İsrail’le çatır çatır ticarete devam ettiniz

CHP’li Murat Emir: Meydanlarda ‘Ey Netanyahu’ diyorsunuz ama İsrail’le çatır çatır ticarete devam ettiniz

EMİR: İSRAİL’LE ÇATIR ÇATIR TİCARETE DEVAM ETTİNİZ

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir iktidarı İsrail ve Filistin politikası üzerinden eleştirdi. Emir, “Sayın Cumhurbaşkanı’nı AKP Grup Toplantısı’nda dikkatle dinledik. CHP’ye ağır sözlerle saldırmayı ihmal etmedi. Kendisinden Amerika’nın İsrail büyükelçisine yani arzımevut hayalleri kuran; Nil’den Fırat’a kadar yani topraklarımızda hakkı olduğunu iddia eden büyükelçiye veya onu atamış Trump’a bir şey söyleyecek mi diye bekledik ama bir söz gelmedi. Türkiye’nin İsrail, Filistin ve Gazze politikası, Trump’tan meşruiyet kazanma adı altında rehin alınmıştır. Türkiye sessizleşmiştir, boyun eğmiştir. Türkiye’nin Filistinlilerin olmadığı barış kurulunda yer alması da bu boyun eğmişliğin açık bir ifadesidir. Hala iktidar partisinden, AKP Grubundan, Cumhurbaşkanından bu konuya dönük olarak bir söz gelmemiş olmasını önemsiyoruz ve söz bekliyoruz. Şimdi, şu söylenecektir: ‘Efendim, İsrail’in Amerika Büyükelçisi Sayın Cumhurbaşkanının muhatabı mı?’ Elbette değil, elbette değil ama Trump takdir edersiniz ki muhatabıdır ve Trump’ın dışında, Trump’ın onayı olmaksızın, Trump’ı rahatsız edecek bir söz söylenemeyeceği ortadadır. Ben daha çarpıcı bir şey söyleyeceğim: Başından beri söylüyoruz, meydanlarda ‘Ey Netanyahu’ diyorsunuz ama gerçekte İsrail’le iç içesiniz. Gazze’deki katliamlar başladığı günden itibaren gözyaşı döküyormuş gibi göründünüz, meydanlarda haykırdınız ama İsrail’le çatır çatır ticarete devam ettiniz” diye konuştu.

EMİR: NASIL 28 ŞUBAT TARTIŞMALARINDAN KENDİLERİNCE BİR İKTİDAR ÇIKARDILARSA ÇAMURA SAPLANDIKÇA, İKTİDARLARI ÇÖKMEYE BAŞLADIKÇA BU TARTIŞMAYI BÜYÜTMEYE ÇALIŞIYORLAR

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ramazan ayı kapsamında okullara gönderdiği genelge ve 28 Şubat tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP’li Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de ağır sorunlar var, emekli maaşı 20 bin lira, utanç rakamı; asgari ücret 28 bin lira, emeğin en derin şekilde sömürüldüğünün en açık örneği, en açık kanıtı. ‘Bayram öncesi emeklilere ikramiye vereceğiz; 4 bin lirayı 5 bin lira mı yapalım, 5.500 lira mı yapalım?’ diye beyler aralarında çalışıyorlarmış, konuşuyorlarmış. Şimdi, bu sorunları çözemeyince her zaman yaptığı gibi geriye dönüyor; 28 Şubat, başörtüsü yasağı, dindarlara yapılan baskılar, o da bu da. Bakın, Türkiye bu tartışmaları yaptı, Türkiye bu tartışmaları bitirdi; Türkiye bu tartışmalardan birliğiyle, bütünlüğüyle ve demokrasisiyle çıktı. Bedeller de ödendi, sizlerin içerisinde de bedel ödeyenler var, biliyorum, yadsımıyorum ama bu tartışmaları temcit pilavı gibi getirerek haklı çıkamazsınız. Bizim söylediğimiz çok basit bir şey var, o da şu: 7 yaşında, 8 yaşında çocuklara form dağıtıp ‘Git bakalım, evde iftar yaparken formu işaretle.’ , ‘Sahura kalkınca işaretle.’ , ‘Namaz kılınca formu işaretle.’ , ‘Olmadı, resmini çek.’ ‘Olmadı, getir bana, göster.’ dediğiniz zaman, bu, çocukları fişlemektir, etiketlemektir. Bakın, Cumhurbaşkanı katıldı ya tartışmaya, ne hukukidir ne anayasaldır ne vicdanidir ne de pedagojiktir; bunu yapmayın diyoruz. Şimdi, Tevfik Fikret Okulları’nda müfettişler çocukları çekiyorlar bir kenara, diyorlar ki: ‘Size din eğitimi veriliyor mu?’ , ‘Yeteri kadar veriliyor mu?’ , ‘Memnun musunuz?’ , ‘Cumhurbaşkanını övüyorlar mı?’ , ‘Cumhurbaşkanını yeriyorlar mı?’  diye sorular soruyorlar. Biz bunlara karşıyız. Şimdi, biz bunlara karşı çıktık diye sanki Türkiye’de inananların inançlarını olması gerektiği gibi yaşamalarının önünde engel varmış gibi gösteriliyor. Böyle bir engel yoktur, olmamalıdır, olan yerde de hep birlikte biz buna karşı çıkarız. Bir Cumhurbaşkanına düşen, toplumu birleştirmektir, bütünleştirmektir ama her defasında ülkeyi ‘inananlar ve inanmayanlar’ , ‘daha çok inananlar ile az inananlar’ , ‘ibadet edenler ile etmeyenler’ diye bölmeye kalkmak aslında 28 Şubat hayali kurmaktır. Nasıl 28 Şubat tartışmalarından kendilerince bir iktidar çıkardılarsa çamura saplandıkça, iktidarları çökmeye başladıkça bu tartışmayı büyütmeye çalışıyorlar. Bu tartışmalar sunidir; Millî Eğitim Bakanının yaptığı pedagojik değildir, yasal değildir. Asıl şu sorunun cevabını verin siz, asıl şu sorunun cevabını verin: Grup Salonu’nda bu tartışmalar yapılırken salondan ‘Laiklik kaldırılsın’ diye sloganlar atıldı; rahatsız oldunuz mu olmadınız mı, bunun cevabını verin.”

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu