”Bu tutuklama hukuk adına kara leke”

TBB Başkanı Sağkan’dan tutuklu Esra Işık’a ziyaret: ”Bu tutuklama hukuk adına kara leke”

“TAMAMEN VARSAYIMA DAYALI BİR GEREKÇE”

Tutuklamanın gerekçesine de değinen Sağkan, “Aslında bütün amacı tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. İlk defa böyle bir şey görüyoruz. Bir mahkeme gerekçeli kararında; orada daha sonra devam edecek olan hukuki işlemlerdeki ‘bilirkişileri etkilemeye teşebbüs edebilir’ gibi tamamen varsayıma dayalı bir gerekçeyle bir kişiyi tutukluyor. 26 yaşında bu ülkenin geleceğini korumak için, çocuklarımızın geleceğini korumak için mücadele eden bir kadını 20 günü aşkın süredir tutsak hale getiren bir yargı kararı var ortada. Buna karşı tabii ki Türkiye Barolar Birliği olarak sessiz kalmayacaktık. 27 Nisan’da Milas’ta olacağız. Bu yargılamayı sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.

“ADİL YARGILANMA HAKKININ İHLALİ ANLAMINA GELECEKTİR”

Esra Işık’ın yargılanacağı davanın ilk duruşmasına ilişkin verilen ‘SEGBİS’ kararına tepki gösteren Sağkan, “Esra’nın bir talebi var. Bu yargılamaya bir sanık olarak adil yargılanma hakkının gereğince bizzat hazır bulunmak istiyor. Ancak mahkemenin bildiğimiz kadarıyla SEGBİS yoluyla buradan dinlenmesine dönük bir kararı olduğunu öğrendik. Ancak ceza hukukunun temel prensibi yüz yüzelik ilkesidir. Bu yüz yüzelik ilkesi özellikle sanığın kendisinin de duruşmada bizzat hazır bulunmak istediği göz önüne alındığında orada hazır edilmeksizin yapılacak işlem peşinen adil yargılanma hakkının ihlali olacaktır” diye konuştu.

“KENDİ SERBEST BIRAKILMASINA İLİŞKİN BİR TALEP DEĞİL”

Esra’nın mesajını da ileten Sağkan, şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle bu acele kamulaştırma sürecinde artık sona gelindi ve süreç, fiili el koyma noktasına varmış durumda. Bu aşamada Anayasa Mahkemesi’nin önünde o zeytinliklerin ranta açılması olarak adlandırılabilecek yasanın iptalini içeren bir başvuru süreci var. Bu başvuruya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin kararı gecikirse belki de lehe bir iptal kararı çıksa bile maalesef bir anlam ifade etmeyeceği bir noktaya gelecek. O nedenle Esra’nın da özellikle altını çizdiği ve kamuoyuna iletmek istediği mesaj kendi derdi değil, kendi serbest bırakılmasına ilişkin bir talep değil. Tek talebi, bir an önce Anayasa Mahkemesi’nin önündeki dosyayı karara bağlaması, daha fazla gecikmeden bu dosyanın incelenmesi.”

SEFA YILMAZ: “BU SUÇLARDAN TUTUKLAMANIN OLMAMASI GEREKİR”

İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz da Esra Işık üzerinden gözdağı verilmeye çalışıldığını kaydederek, şöyle konuştu:

“Biz geçtiğimiz yıl, Türkiye Barolar Birliği’nin Noyan Öztan Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Ödülü’nü Esra’ya verdik. Bu çabanın içerisinde olmak adına bugüne kadar bu genç yaşında bu mücadeleyi sürdüren bu arkadaşımızın tutuklanması gerçekten çok derin bir hak ihlalinden başka bir şey değil. O alanlar, bizim yaşam alanlarımız. Bu mücadele bugünün mücadelesi değil. Bu mücadele uzun zamandır devam ediyor. Orada ağaçları, çiçekleri, yaşam alanlarının toprağını korumaya çalışan bir anlayışın, genç bir kadının sözlerinin ‘görevi yaptırmamak için direnmek’ ve ‘hakaret’ olarak algılanması ve tutanakların da orada bulunan mahkeme heyeti ve bilirkişilere karşı bu eylemin gerçekleştirildiği şeklinde yanlış bir biçimde tutulması… Bugün aslında bu suçlardan tutuklamanın dahi olmaması gerekir. Böyle bir anlatım, böyle bir hukuk düzeni yok.

“KORKU İMPARATORLUĞUNU DEVAM ETMEK İSTEYEN BİR ANLAYIŞ VAR”

Ceza hukukunda da en temel hak aslında özgür yargılanmaktır, tutuklanmak değil. Ama ne yazık ki böyle bir uygulamayı uzunca bir zamandır devam ettiriyorlar. Esra Işık için tweet atanları tutukladılar. Onlar hakkında soruşturma başlattılar. Yani korku imparatorluğunu daha da artırarak devam etmek isteyen bir anlayış var. Bizim birlikte mücadelemiz bu anlayışı mutlaka bir şekilde bertaraf edecektir.”

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu