Macaristan’daki seçim İspanyol siyasetinde dengeleri değiştirdi
2024 yazı Vox için bir dönüm noktasıydı. Parti, yaz aylarına PP ile birlikte beş özerk bölgede hükümet ortağı olarak ve Brüksel’de Giorgia Meloni ile aynı siyasi grupta yer alarak girmişti. Ancak temmuz sonunda, Santiago Abascal liderliğindeki parti bölgesel hükümetlerdeki tüm görevlerini kaybetti ve Avrupa’da konum değiştirerek Viktor Orbán’ın yanında yer aldı.
Anketler açısından bu hamle kötü sonuç vermedi: İlk şokun ardından Vox düşüş trendini tersine çevirdi ve 2026 başına kadar neredeyse kesintisiz bir yükseliş gösterdi. Şu anda ise bu artış durmuş durumda. Uluslararası konumlanma açısından da bu tercih partiye belirli bir güç kazandırdı: Abascal, bağlı oldukları Avrupa grubu Vatanseverler’in başkanı oldu ve bu ittifakın birçok üyesi kendi ülkelerinde önemli yükselişler yaşadı. Örneğin Marine Le Pen, André Ventura ve Andrej Babis.
Ancak her şey olumlu değildi. Meloni’den Orbán’a yönelme kararı, Vox içinde tabandan üst yönetime kadar bazı kesimlerde tepkiyle karşılandı ve Macar liderin Moskova’ya yönelik tutumu gibi konular partide tartışmalara yol açtı. Buna rağmen Abascal, Orbán ile ittifakını defalarca teyit etti ve şimdi de onun seçim yenilgisine rağmen bu çizgiyi savunmaya devam ediyor. Vox Genel Sekreteri Ignacio Garriga, “Bizi yönlendiren şey seçim sonuçları değil, ilkelerimizdir” dedi.
Orbán’ın iktidardan düşmesi, Vox açısından özellikle Avrupa’daki kurumsal güç kaybı anlamına geliyor. Parti 2024’te, liderliğini Meloni’nin yaptığı ECR grubundan ayrılarak Orbán gibi güçlü bir başbakana sahip yeni bir ittifaka yönelmişti. Ancak artık bu durum geçerli değil. Abascal’ın Avrupa’daki siyasi ailesi, Avrupa Konseyi’nde bir sesi kaybediyor ve ülkesinde iktidarda olan tek parti olarak yalnızca Çekya’daki ANO kalıyor.
Macaristan, Vatanseverler’in temsil ettiği sert sağ ideoloji açısından sembolik öneme sahip bir ülkeydi. Abascal, üç hafta önce Budapeşte’de Orbán’a destek verirken onu “farklı bir yolun mümkün olduğunu gösteren lider” olarak tanımlamış ve özellikle göç politikalarını överek “güvenli sokaklarının tüm Avrupa’nın gıpta ettiği bir durum” olduğunu söylemişti. Hatta sosyal medyada Macaristan’ı “İslamcı istiladan korunmuş tek Avrupa ülkesi” olarak nitelendirmişti. Ancak seçim sonuçları, Macar halkının bu politikalara belirli ölçüde mesafe koyduğunu ve son yıllarda Avrupa’da yükselen sert sağ ideolojinin ivmesinin yavaşlayabileceğini gösteriyor.
Bu gelişme, Vox’un savunduğu çizginin de sorgulanmasına yol açıyor. Parti son aylarda yükseliş gösterse de hâlâ oyların %20’sini aşabilmiş değil; oysa Avrupa’daki birçok müttefiki bu eşiği geçmiş durumda. Garriga ise bu durumu küçümseyerek “Vox’un kaç kez zirveye ulaştığı söylendi, sayısını bile bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
İSPANYA’DA DEĞİŞEN SİYASİ DENGE
Analistlerin değerlendirmelerine göre Orban’ın kaybetmesi Vox’a zarar verirken İspanyol merkez sağ partisi PP’ye yarayacak. Anketlerde lider olan PP, Sanchez’in PSOE’siyle başa baş görünüyor. Ancak oy oranı tek başına iktidar olmaya yetmiyor. Vox’un zayıflaması halinde buradan gelecek oylarla koalisyona gerek kalmadan tek başına iktidar olarak Pedro Sanchez dönemini sona erdirebileceği konuşuluyor.
MACARİSTAN’DAN VOX’A VERİLEN KREDİLER
Seçim sonuçlarının ardından belirsiz kalan bir diğer konu ise finansman. Abascal’ın Avrupa’daki grup değişikliği, partinin 2023-2024 yılları arasında Macar MBH Bank’tan aldığı 6,5 ve 7 milyon euroluk kredilerden kısa süre sonra gerçekleşmişti. Bankanın hissedarları arasında Macar devletine bağlı bir yatırım fonunun bulunması tartışma yaratmış, ancak Vox bu işlemlerin denetimden geçtiğini savunmuştu. Parti, İspanyol bankalarının kendilerine kredi vermemesi nedeniyle bu finansmana başvurduğunu belirtmişti. Şimdi ise Orbán’ın iktidardan ayrılmasıyla birlikte, Vox’un Macar bankalarından gelecekte de finansman sağlayıp sağlayamayacağı belirsizliğini koruyor.