Savaşın ilk faturası! Nisan ve Mayıs için endişeli bekleyiş

ABD ve İsrail’in saldırıları ile Orta Doğu’yu yangın yerine çeviren savaş Türk ekonomisini de vurdu! Mart 2026 dönemine ilişkin enflasyon verilerine göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) mart ayında aylık yüzde 1,94 artarken, yıllık enflasyon yüzde 30,87 olarak kaydedildi. Açıklanan verilerin ardından, konut ve iş yerlerine uygulanacak kira artış oranı da netleşti. 12 aylık TÜFE ortalamasına göre belirlenen kira artış tavanı, Nisan 2026 için yüzde 32,82 oldu. Mart ayında açıklanan veriler, Türkiye ekonomisinin savaşın yarattığı enerji ve dış ticaret şokunu aynı anda hissettiğini ortaya koydu. Öte yandan İstanbul Ticaret Odası’nın verilerine göre da İstanbul’da perakende fiyatlar martta aylık yüzde 2,97 arttı.


ABD’li dev banka JPMorgan, jeopolitik gerilimlerin etkisiyle petrol fiyatlarında sert yükseliş riskine dikkat çekti. Banka, kısa vadede fiyatların 120-130 dolar bandına çıkabileceğini, Hürmüz Boğazı’nda arz kesintisinin sürmesi halinde ise 150 doların üzerine tırmanabileceğini belirtti.

ÖTELENMİŞ MALİYET BASKISI

Yapılan analizlerde ise akaryakıt fiyatlarına yönelik devreye alınan eşel mobil benzeri mekanizmaların fiyat artışlarının çok daha sert hissedilmesini önlediğini ortaya koyuyor. Ancak analistlere göre mevcut tabloda mart verileri bir rahatlamaya değil, daha çok ötelenmiş maliyet baskısına işaret ediyor. Sanayi tarafında da tablosundan yansıyan veriler de parlak değil. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI martta 47,9’a gerileyerek hem son beş ayın en düşük seviyesine indi hem de 50 eşik değerinin altında kalışını 24’üncü aya taşıdı. Analistler bu tabloyu ‘üretimde, siparişlerde ve ihracat bağlantılarında bozulmanın geçici değil, uzayan bir yavaşlama karakteri’ olarak yorumluyorlar.

22,1 MİLYAR DOLAR ERİDİ

Diğer yandan aynı dönemde Türkiye’de işsizlik oranı şubatta yüzde 8,5’e yükselirken, atıl işgücü oranı yüzde 29,9 olarak açıklandı. Dış cephede ise savaşın en sert etkisi enerji ve döviz dengesinde görülüyor. Merkez Bankasının 27 Mart haftası verilerine göre toplam rezervler 155,3 milyar dolara gerilerken; bu oran bir haftada 22,1 milyar dolarlık düşüş anlamına geliyor. Aynı hafta parite etkisinden arındırılmış döviz mevduatları da 2,21 milyar dolar artarken; rezervlerdeki hızlı aşınma ile yurtiçi yerleşiklerin yeniden dövize yönelmesi birlikte okunduğunda, Merkez Bankası’nın kur istikrarını koruma maliyetinin belirgin biçimde yükseldiği görülüyor.

İHRACATTA GERİLEME

Krediler tarafında da sıkılaşma devam ediyor; para politikasının ve artan belirsizliğin etkisiyle bankacılık sistemi kredi iştahını sınırlarken, bu durum reel sektörün finansmana erişimini daha pahalı ve daha zor hale getiriyor. Mart ayında mal ihracatının 21,9 milyar dolara gerilediği Körfez ülkelerine ihracatta ise yaklaşık yüzde 40’lık düşüş yaşandığı bizzat Bakan Bolat tarafından açıklandı.

KIRILGAN EKONOMİ

Ekonomiden yansıyan son tabloyu yorumlayan Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran ise, “Enerji faturasının ağırlaştığı, ihracat pazarlarının zayıfladığı ve sanayinin ivme kaybettiği bir denklemde dış ticaret açığının büyümesi, cari açık ve döviz ihtiyacı üzerindeki baskıyı artırıyor. S&P Global Ratings, olası sert petrol şoku senaryosunda Türkiye’yi bölgedeki en kırılgan ekonomiler arasında sayıyor. UNCTAD da Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın yalnızca kısa süreli fiyat oynaklığı yaratmadığını, enerji, deniz taşımacılığı ve tedarik zincirleri üzerinden daha kalıcı bir maliyet dalgası ürettiğini vurguluyor” dedi.

HENÜZ TAM YANSIMADI

Avrupa tarafındaki gelişmelerin de Türkiye açısından uyarı niteliğinde olduğuna dikkat çeken Duran, “Eurostat’ın öncü verisine göre Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon martta yüzde 2,5’e yükselirken enerji fiyatları yüzde 4,9 arttı; çekirdek enflasyon ise yüzde 2,3’e geriledi. Bu ayrışma, savaş kaynaklı enerji şokunun henüz tam anlamıyla çekirdeğe yayılmadığını, ancak yayılma riskinin büyüdüğünü gösteriyor” diye konuştu.

Savaşın ilk faturası! Nisan ve Mayıs için endişeli bekleyiş - Resim : 2
Gıda fiyatlarındaki artış eğrisi de sürüyor.

ASIL KIRILMA NİSAN SONRASI

İktisat Uzmanı-Ekonomist Barlas Yurtsever ise mart verilerini yorumlarken, şunları söyledi: “Türkiye ekonomisinin savaşa rağmen ayakta kaldığını değil, şoku henüz sınırlı biçimde fiyatlara yansıttığını gösteriyor. Enflasyon beklentilerin altında gelmiş olabilir ama üretim zayıflıyor, rezervler azalıyor, döviz talebi kıpırdıyor, dış ticaret dengesi bozuluyor. Özetle enerji maliyeti ekonominin bütün katmanlarına yayılıyor. Bu nedenle önümüzdeki asıl risk mart verisinden çok nisan ve mayıs aylarında ortaya çıkacak gecikmeli maliyet geçişkenliği olacak.”

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu