Küresel elitin büyük planı! Perde ardındaki İngiliz hamlesi
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların, “3. Dünya Savaşı”na evrilme ihtimali uluslararası kamuoyunda giderek daha yüksek sesle tartışılırken, jeostratejik analizlerde hem bölgesel hem de küresel ölçekte büyüyen risklere dikkat çekiliyor. Orta Doğu’yu yeniden kan ve çatışma sarmalına sürükleyen denklemin perde arkasında ise yalnızca sahadaki askeri hamleler değil, küresel güç mücadelesi, İngiltere’nin de yeniden şekillenen stratejik hesapları, uluslararası sermaye çevreleri, istihbarat ağları ve batılı savunma sanayisinin çıkar eksenli pozisyonları tartışmaların merkezinde yer alıyor. Strateji ve İstihbarat Uzmanı Prof. Dr. Sait Yılmaz’a göre, önümüzdeki iki yıllık süreçte İran, Rusya ve Çin ekseninde şekillenen kaos, gerilim ve çatışma dalgası daha da büyüyecek.
Prof. Dr. Yılmaz: “İran’ın henüz kullanmadığı ve sakladığı bir güç çarpanı ise hızlı hücum botları. Bu botların ABD savaş gemilerine yönlendirilerek askeri kayıpların zirveye çıkarılması bekleniyor.”
BÜYÜK AVRASYA PROJESİ
“Aslında Rusya ve İran ile ilgili planlar, 2010’lu yıllarda geliştirilen Büyük Avrasya Projesi’nin bir parçasıydı” diyen Prof. Dr. Yılmaz’ın çarpıcı değerlendirmeleri ise şöyle: “Ruslar, Şubat 2022’de Ukrayna’da tuzağa düşürüldü. Ancak 7 Ekim 2023’te Gazze’de yaşanan saldırılarla birlikte hedefin açıkça İran olduğu görüldü. Üç aşamalı plana göre önce Gazze’den Hamas tahliye edilecek, ardından Lübnan, Suriye ve diğer ülkelerdeki Direniş Ekseni kırılacak, son olarak da sıra Tahran’a gelecekti. Lübnan’daki Hizbullah, Direniş Ekseni’nin omurgasıydı ve şimdi o omurga da tahliye ediliyor.”
İNGİLİZLER’İN İKİNCİ CEPHESİ
İran’dan sonra sıranın Rusya, Kuzey Kore ve Çin’e geleceğini dile getiren Prof. Dr. Yılmaz, İngiltere’nin denklemdeki rolüne dikkat çekerek şöyle devam etti: “İngilizler, Çeçenistan, Dağıstan ve İnguşetya’da ikinci cepheleri açacak. Asıl hazırlık ise Çin sınırlarında sürüyor. Mançurya, İç Moğolistan, Doğu Türkistan ve Tibet’te başlatılacak ayaklanmalar için sahne hazırlanıyor. Afganistan-Pakistan gerilimi ile Orta Asya’da kurulan cihatçı örgütlerin tamamı, Avrasya’daki büyük kırılmanın katalizörleri olarak görülüyor. Çin Komünist Partisi ise Tayvan’ın işgalini 2027’ye çekerek Batı’nın planını bozmaya çalışacak.”
HESAPLAR TUTMADI
“ABD-İsrail ikilisi, Gazze Savaşı’nın başından beri İran’ın askeri hazırlığını, özellikle de füze kabiliyetlerini test ediyordu. 24 Ekim 2024’te Hamas lideri İsmail Haniyeh’in öldürülmesinden sonra İran, Pandora’nın Kutusu’nu açtı ve füze yetenekleri daha görünür hale geldi. İsrail istihbaratı, İran içinde yeterli hazırlığı yaptığını düşünüyordu. Böylece Trump, az maliyetli bir havadan rejim değiştirme harekatına razı edildi. Ancak hesaplar tutmadı.”
İRAN’IN SAVUNMA PLANI
“İran için zafer, hayatta kalma ve caydırıcılık. Tahran yönetimi bundan sonrasında füzelerden çok İHA sürülerine, hızlı hücum botlarına ve deniz mayınlarına güveniyor. ABD işgale kalkarsa, Mozaik stratejisiyle tüm ülkeyi bölge bölge savunmaya yönelik plan uzun zaman önce hazırlandı.”
ABD’YE İŞGAL TUZAĞI
ABD’ye Hürmüz’de kurulan stratejik tuzağı da anlatan Prof. Dr. Yılmaz, olasılıkları ise şöyle analiz etti: “Trump, Meşhur Hava İndirme Tümeni ile Deniz Piyadelerini bölgeye gönderiyor. Stratejik eşikler olarak Hürmüz, Harq Adası ve Kuzistan bölgesi elden çıktığında İran biter. Ancak bu savaş senaryosunu daha önce defalarca çalışan İran’ın gizli bir planı var. ABD’nin öncelikle işgal etmeye çalışacağı Hürmüz girişindeki üç ada için tuzak kuruldu. ABD’nin buraya inmesine izin verilecek, ardından füze ve İHA’larla Amerikan askerlerine ağır kayıp verdirilecek. Bu kayıpların, Amerikan toplumunda büyük bir infial yaratacağı düşünülüyor.”
İSTİKRARSIZ ÇİN’E UZANACAK
“İran hayatta kalsa bile başka bir Ortadoğu ortaya çıkacak. Tahran’ın eski gücünü yakalaması çok zor. Savaş, İran’ın vekil güç ağını ciddi biçimde zayıflattı ve ileriden savunmaya dayalı stratejik derinliğini aşındırdı. Artık İran’da reformlarla da olsa eski yapıyı korumak mümkün görünmüyor. İran’ın bölünmesiyle birlikte bu coğrafyada yeni güç eksenleri, yeni devletler ve yeni ittifaklar ortaya çıkacak. İran’daki istikrarsızlık, başta Pakistan olmak üzere komşu coğrafyalara ve Çin sınırına doğru yayılacak.”
Prof. Dr. Yılmaz: ” İran’ın lider kadrosu öldürülünce Devrim Muhafızları’nın bölge komutanları B Planı’na geçti ve kendi bölgelerinde bağımsız savunma yetkisi aldı.”
TÜRK DÜNYASI İÇİN FIRSAT
3. Dünya Savaşı öncesinde Türkiye ve Türk Dünyası’nın birleşmesi için bazı fırsatlar doğacağını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Yılmaz, İran’da rejim değişikliği, Rusya’nın dağılması, Çin’in batı sınırlarında yaşanacak savaşlar sonucunda Doğu Türkistan’ın özgürlüğe kavuşacağını ifade ederken, “Bu fırsatlar değerlendirildiği takdirde, bin yıldır Çin ve Rusya arasına sıkışmış Türkistan, İran engelinin ortadan kalkmasıyla Türkiye ile birleşebilir. Rusya’nın dağılması halinde bu birliğe özgür kalacak Tataristan, Tuva, Başkurdistan, Altay, Saka, Balkar, Karaçay, Kumuklar, Nogaylar ve Adigeler de katılabilir” dedi.
[email protected]
Kaynak: Web Özel