Kültür ve Turizm Bakanlığı “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseli için verdiği yapım desteğini faiziyle geri istedi

“SANSÜRCÜ SİYASETİN ÖRNEKLERİ”
Bakanlığın yasakçı/sansürcü politikalarının ilk örneğinın bu olmadığı belirtilen açıklamada, “Sınıflandırma yoluyla gösterim imkânlarının kısıtlanması ve hatta açıkça uygulanan gösterim yasaklarıyla yıllardır karşılaşıyoruz. Son yıllarda birbiri ardına Rojbash, Kanun Hükmü, ve Oy’una Geldik filmlerine getirilen yasaklamalar sinemacıları hizaya çekmeye çalışan aynı sansürcü siyasetin örnekleri” denildi.
Son olarak Bingöl Elmas’ın yaşadığı olayın, Kültür ve Turizm Bakanlığının sinema filmi destek süreçlerinde yıllardır süregelen ve kanıksanan sansür/otosansür mekanizmalarının kamusal olarak acilen tartışılması gerektiği belirtilen açıklamada “Kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra “politik gerekçelerle” faiziyle geri istenmesi, ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştü. Düşünce ve sanatsal ifade özgürlüğü anayasal bir haktır. Bunu korumak ve güvence altına almak her şeyden önce devlet kurumlarına düşen bir görev ve sorumluluktur. Eleştiriden arındırılmış, tahrif edilmiş bir gerçeklik dayatması sanatın özüne aykırıdır” ifadelerine yer verildi.
“Kamu kaynaklarıyla sağlanan sinema desteklerinin, iktidarların ya da bürokratların kişisel veya siyasi beğenilerine göre dağıtılan bir lütuf olmadığının kaydedildiği açıklamada, “Destek süreçlerinin şeffaf, nesnel, hesap verilebilir ve denetlenebilir ölçütlere dayanması; profesyonel ihtiyaçları ve zorunlulukları gözetmesi, her anlamda hakkaniyetli olması beklenir. Bu husus hem sanatçıların sanatsal özgürlüğüne ilişkin yasal güvence, hem de kamu idaresinin ciddiyetine duyulan güven açısından büyük önem taşır” denildi.
Açıklamada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın şu soruları yanıtlaması talep edildi:
- Telefon görüşmelerindeki ifadeler ile resmî karardaki gerekçelerin farklı olması, sansür uygulamalarının örtük şekilde yapılmasının sıradan bir uygulamasına mı döndü?
- Filmi teknik açıdan yeterli bulmayan ve senaryoya uygunluğunu tartışan kurul belgesel sinema alanında mesleki yeterlilik ve uzmanlığı olan kişilerden mi oluşuyor?
- Filmin teknik yetersizliğinden kasıt nedir? Hangi standartlara ve ölçütlere dayandırılarak bu yargıya varılmıştır?”
- Bir filmde politik eleştiri yapılması kurula göre filmin yetersizliğine mi işaret ediyor?