Konu bu kez BM’ye taşındı! Batı Trakya’da yine müftü krizi

Batı Trakya’daki müftülerin nasıl belirleneceği konusunda Yunanistan ile Türk azınlık kuruluşları arasındaki anlaşmazlık yeni bir boyut kazandı. Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) Helsinki’de düzenlenen yıllık kongresinde, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın müftülerini seçme hakkının tanınması yönünde karar alınmasının ardından konu bu kez Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin gündemine taşındı. Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), BM İnsan Hakları Konseyi’nin Cenevre’deki 63. oturumuna yazılı bir bildiri sundu.

1991’DEN BERİ DEĞİŞEN SİSTEM

ABTTF’nin BM’ye sunduğu belgede, Batı Trakya Türk azınlığının müftülerini seçme uygulamasının geçmişi gündeme getirildi. Federasyona göre azınlık kendi müftülerini 1985’e kadar seçebiliyordu. 1991’de yapılan yasal değişikliğin ardından ise müftülerin devlet tarafından atanması uygulamasına geçildi. Tartışma 2022’de çıkarılan 4964 sayılı yasayla yeni bir aşamaya geldi. Yasa ile müftülük makamlarının Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı bünyesinde kamu kurumu statüsüne alındığı belirtiliyor. Azınlık kuruluşları ise bu düzenlemenin dini özerkliği sınırlandırdığını savunuyor.

2026’DA ÜÇ BÖLGEDE YENİ MÜFTÜ SÜRECİ

Tartışmanın yeniden alevlenmesinin nedeni ise bu yıl yaşanan gelişmeler. Yunanistan, Ocak ayında Dimetoka’ya Emin Şerif’i müftü olarak atadı. Yunanistan hükümeti, atamanın 2022’de çıkarılan yasa kapsamında oluşturulan ve Müslüman azınlık üyelerinden oluşan 33 kişilik danışma kurulunun önerileri doğrultusunda yapıldığını açıkladı. Atina yönetimi daha sonra Gümülcine ve İskeçe müftülükleri için de başvuru süreçlerini başlattı. Bu gelişmeler Batı Trakya Türk azınlık kuruluşlarının tepkisine yol açtı.

LOZAN KARMAŞASI

Yunanistan ise Türkiye ve Batı Trakya Türk kuruluşlarının yaklaşımını kabul etmiyor. Atina, Nisan ayında Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına verdiği yanıtta, Lozan Antlaşması’nın azınlığa müftüleri seçme hakkı tanıdığı yönündeki yoruma karşı çıktı. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Lozan’ın azınlığın dini bir azınlık statüsünü düzenlediğini ve müftülerin seçilmesine ilişkin bir hüküm içermediğini savundu.

ANKARA’NIN TUTUMU FARKLI

Türkiye ise Yunanistan’ın bu yaklaşımını kabul etmiyor. Dışişleri Bakanlığı, Nisan ayında yaptığı açıklamada Yunanistan’ın Batı Trakya Türk azınlığının seçilmiş müftülerini tanımamasının Lozan kapsamında güvence altına alınan haklara aykırı olduğunu belirtti. Ankara ayrıca Dimetoka’daki sürecin ardından aynı yöntemin Gümülcine ve İskeçe’de de uygulanmaya çalışıldığını ifade etti.

ŞİMDİ GÖZLER GÜMÜLCİNE VE İSKEÇE’DE

FUEN’in Helsinki’deki kararı ve BM İnsan Hakları Konseyi’ne yapılan başvuru, tartışmanın yalnızca Yunanistan ile Batı Trakya Türk azınlığı arasında kalmadığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde asıl kritik gelişme ise Gümülcine ve İskeçe’deki müftülük süreçleri olacak. Çünkü Yunanistan mevcut yasaya göre atama sürecini işletirken, Batı Trakya Türk azınlık kuruluşları müftülerin toplum tarafından seçilmesini talep ediyor. Böylece yıllardır devam eden müftü tartışması, 2026’da aynı anda Gümülcine, İskeçe, Atina, Ankara ve uluslararası kuruluşların gündemine taşınmış durumda.

Başa dön tuşu