Kış kapıda, enerji alarm veriyor! Asıl kriz havacılıkta yaşanacak

İran savaşıyla sarsılan küresel enerji piyasası sonbahar ve kış aylarına oldukça kırılgan giriyor. Savaşın ilk döneminde stoklar ve alternatif tedarik kanalları enerji şokunun etkisini belirli ölçüde sınırlarken, eylül ayının sonuna yaklaşılırken tablo değişmeye başladı. Brent petrol eylül ayında yeniden 100 dolar sınırını aşarken 11 Eylül’de 104,61 dolara kadar çıktı. Ancak 22 Eylül’de İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açabileceğine yönelik haberler ve Suudi Arabistan’dan arzın toparlanabileceği beklentisi fiyatları aşağı çekti. Brent gün içinde 98 dolar civarına kadar gerileyerek iki haftanın en düşük seviyelerini görse de piyasadaki rahatlama pompaya aynı ölçüde yansımış değil.


Güney Kore’den Avrupa’ya jet yakıtı sevkiyatı eylülde günlük yaklaşık 129 bin varile çıkarak dört yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Fotoğraf: Reuters

ASIL SORUN RAFİNERİLERDE

Enerji piyasasındaki yeni kırılganlığın merkezinde rafineriler bulunuyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre birçok rafineri üretimini daha fazla artırabilecek alanın sınırına yaklaşmış durumda. Küresel kesintiler ve bakım süreçleri nedeniyle rafineri kapasitesinin yaklaşık yüzde 7-8’inin devre dışı olduğu tahmin ediliyor. Özellikle Rusya ve Orta Doğu’dan gelen işlenmiş ürün miktarındaki azalma dizel piyasasında ciddi bir açığa yol açıyor. Avrupa’daki dizel vadeli fiyatları yıl başındaki seviyesinin iki katını aşarken ABD’de ortalama perakende dizel fiyatı tarihinde ilk kez galon başına 6 doların üzerine çıktı.

DİZELDE ALARM SÜRÜYOR

ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre ülkedeki distilat stokları 107,9 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Son haftalarda kısmi toparlanma görülmesine rağmen stoklar mevsimsel beş yıllık ortalamanın yaklaşık yüzde 15 altında. Asıl baskı ise arz tarafında. Rus rafinerilerine yönelik saldırılar, Rusya’nın dizel ihracatına getirdiği kısıtlamalar ve Orta Doğu’daki üretim ile sevkiyat kayıpları küresel piyasaya ulaşan yakıt miktarını azaltmış vaziyette. Avrupa’da dizel fiyatları rekor seviyelere çıkarken rafinerilerin ham petrolden dizel üretiminden elde ettiği marj da tarihi zirvelere yükselmeye devam ediyor. Bu tablo, önümüzdeki aylarda dizel fiyatlarının petrol fiyatından bağımsız olarak yüksek seyretme riskini artırıyor.

AVRUPA KIŞA ZAYIF GİRİYOR

Doğal gaz cephesinde de Avrupa açısından tablo rahat değil. Gas Infrastructure Europe verilerine göre Avrupa Birliği’ndeki depolar 20 Eylül itibarıyla yaklaşık yüzde 69,9 dolulukta. Aynı dönem için son beş yıllık ortalama ise yaklaşık yüzde 85 seviyesinde bulunuyor. Almanya’daki depoların doluluk oranı yüzde 57, Hollanda’da ise yüzde 56 civarında. Analizlerde ise hava sıcaklıklarının beklenenden hızlı düşmesi veya LNG tedarikinde yeni bir aksama yaşanması halinde doğal gaz fiyatlarında yeniden sert hareketler görüleceği vurgulanıyor.

HAVACILIKTA 510 BİN VARİLLİK AÇIK

Küresel enerji krizinin en dikkat çekici cephelerinden biri de havacılık yakıtı. İran savaşının ardından Orta Doğu’dan Avrupa’ya gelen jet yakıtı ithalatının yaklaşık yarısı kesilirken Avrupa açığı daha uzak ülkelerden yapılan sevkiyatlarla kapatmaya çalışıyor. Energy Aspects hesaplamalarına göre Avrupa’nın 2026’nın son çeyreğinde günlük yaklaşık 510 bin varil jet yakıtı açığı vermesi bekleniyor. Amsterdam-Rotterdam-Antwerp bölgesindeki jet yakıtı stokları eylül ayında son yedi yılın en düşük seviyesine inerken Avrupa, Güney Kore, ABD, Kanada ve Nijerya gibi çok daha uzak tedarikçilere yönelmiş durumda.

TÜRKİYE İÇİN RİSKLER NELER?

Türkiye açısından ortaya çıkan tablo iki ayrı kanaldan risk yaratıyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş enerji ithalat faturasını artırırken bunun etkisi akaryakıttan taşımacılığa, tarımdan sanayiye, gıda fiyatlarından enflasyona kadar geniş bir alana yayılıyor. Ancak bu kez denklem yalnızca varil fiyatından oluşmuyor. Hürmüz, Kızıldeniz ve Bab el-Mandeb çevresindeki güvenlik sorunları tanker taşımacılığını zorlaştırırken navlun ve sigorta maliyetlerini de yükseltiyor. Analist ve Ekonomi Uzmanı Barlas Yurtsever ise şu uyarılarda bulunuyor: “Enerji piyasasının en kritik noktası Hürmüz Boğazı. Savaş öncesinde dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık beşte biri buradan geçerken, eylül ayında gemi trafiği bazı günlerde tek haneli seviyelere kadar düştü. İran’ın boğazı yeniden açabileceğine ilişkin haberler petrol fiyatlarını aşağı çekse de kalıcı bir normalleşmeden söz etmek için erken. Tanker güvenliği, sigorta maliyetleri ve Kızıldeniz-Bab el-Mandeb hattındaki riskler devam ediyor. Suudi Arabistan’ın arzındaki sert düşüş de küresel enerji piyasasının ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.”

Başa dön tuşu