Kieslowski filmlerinin senaristi hayatını kaybetti
Avrupa sinemasının en önemli senaristlerinden Krzysztof Piesiewicz, 80 yaşında yaşamını yitirdi.
İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Piesiewicz’in ölüm haberini Cannes’da aldığını açıkladı. Farhadi, Polonyalı yazarın kendisine Kieslowski’nin “Dekalog” eserinden bir bölümü uyarlama fikrini öneren kişi olduğunu söyledi.
Kieslowski sinemasının arkasındaki isimdi
Krzysztof Piesiewicz, Krzysztof Kieslowski sinemasının en belirleyici yaratıcı ortaklarından biriydi. Kieslowski’nin insanı merkeze alan, etik sorularla örülü ve derinlikli sinema dilinde Piesiewicz’in senaryoları büyük rol oynadı.
Kieslowski, Piesiewicz ve besteci Zbigniew Preisner üçlüsü, Avrupa sinemasında unutulmaz bir miras bıraktı.
Piesiewicz’in imzası, Kieslowski’nin en önemli eserlerinde yer aldı:
“Sonsuz”,
“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film”,
“Aşk Üzerine Kısa Bir Film”,
“Dekalog”,
“Veronique’in İkili Yaşamı”,
“Üç Renk: Mavi”,
“Üç Renk: Beyaz”,
“Üç Renk: Kırmızı”
Avukatlıktan sinemaya uzanan sıra dışı kariyer
Piesiewicz, sinemaya geçmeden önce Polonya’da tanınmış bir avukattı. Komünist rejim döneminde siyasi davalarda yer aldı, muhalifleri ve Dayanışma Sendikası üyelerini savundu.
Kieslowski ile yolları da mahkeme salonlarında kesişti. Kieslowski, sıkıyönetim dönemindeki siyasi davalarla ilgili bir belgesel çekmek istiyordu. Piesiewicz ise onu bu konuyu kurmaca sinema yoluyla anlatmaya ikna etti.
Bu buluşma, Avrupa sinemasının en güçlü yaratıcı ortaklıklarından birinin başlangıcı oldu. İkili ilk olarak 1984 yapımı “Sonsuz” filminin senaryosunu birlikte yazdı.
Avrupa sinemasının yönünü değiştirdiler
Piesiewicz ve Kieslowski’nin ortaklığı, yalnızca Polonya sineması için değil, Avrupa sineması için de dönüm noktası kabul ediliyor.
1989 yapımı “Dekalog”, modern sinemanın en önemli televizyon/film projelerinden biri olarak görülüyor. İnsan doğası, ahlak, hukuk, suç, aşk, inanç ve vicdan gibi temaları işleyen eser, yıllar içinde sinema okullarında ve hukuk fakültelerinde de incelenen bir başvuru metnine dönüştü.
Piesiewicz, daha önce yaptığı açıklamalarda, eserlerinin hukuk ve insan doğası arasındaki ilişkiyi sorgulamasından büyük memnuniyet duyduğunu belirtmişti.
“Cevap vermedik, soru sorduk”
Piesiewicz, Kieslowski ile yaptıkları filmlerin gücünü karakterleri yargılamamalarına bağlıyordu. Ona göre bu sinema, ahlaki hükümler vermekten çok etik sorular sormaya dayanıyordu.
Polonyalı senarist, geçmişte yaptığı bir değerlendirmede, sinemalarının temelinde kimseyi yargılamamak, insanı anlamaya çalışmak ve izleyiciyi sorularla baş başa bırakmak olduğunu vurgulamıştı.
Kieslowski’nin ölümünden sonra sinemadan uzaklaştı
Krzysztof Kieslowski, 1996’da 54 yaşında kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Piesiewicz ise yönetmenin ölümünden sonra ortak miraslarının korunmasına odaklandı.
İkili, Kieslowski’nin ölümünden önce “Cennet, Araf ve Cehennem” adlı yeni bir üçlemenin senaryolarını tamamlamıştı. Bu projeler daha sonra başka yönetmenler tarafından filme çekildi ancak Piesiewicz, hiçbirinin Kieslowski ile kurdukları yaratıcı uyumu yakalayamadığını ifade etmişti.
Piesiewicz, sinemanın yanı sıra politikada da aktif oldu. Polonya Senatosu’nda görev yaptı ancak 2011’de yeniden aday olmayarak siyasetten çekildi.
Son projesi Farhadi ile oldu
Piesiewicz’in son önemli sinema girişimlerinden biri, Asghar Farhadi’ye “Dekalog” üzerine yeni bir yorum önerisi oldu. Farhadi bu teklifi kabul etti ancak tüm seriye değil, özellikle altıncı bölüme odaklanmayı tercih etti.
Farhadi’nin Cannes’da tanıtılan yeni filmiyle Piesiewicz’in ölüm haberinin aynı günlere denk gelmesi, Avrupa sinema çevrelerinde büyük bir sembolik anlam taşıdı.