Erdoğan: İsrail bölgesel gerilimi körüklüyor, barış çabalarını baltalıyor
Başkent Ankara’daki Kabine toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan cumhurbaşkanı, İsrail’in Gazze, Lübnan ve Suriye’deki eylemleriyle bölgede istikrarsızlık kaynağı rolünü güçlendirdiğini belirterek, İsrail hükümetini devam eden çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan girişimleri kasıtlı olarak engellemekle eleştirdi.
Erdoğan, “İsrail, Mescid-i Aksa’yı kapalı tutarak, Filistinli tutuklulara idam cezası getirerek, Lübnan ve Suriye’de saldırılar gerçekleştirerek gerginlikten beslenen bir ülke olduğunu teyit ve pekiştiriyor.” diyen Erdoğan, İsrail hükümetinin savaşı bitirmeye yönelik tüm çabaları baltalamaya devam ettiğini kaydetti.
Erdoğan, Türkiye’nin İran ve Körfez’i etkileyen çatışmanın başlangıcından bu yana sorumlu davrandığını belirterek, 38’inci gününe giren savaşın bölgeye yayılma tehlikesinin olduğu uyarısında bulundu.
Çatışmayı “hukuksuz, anlamsız ve gayri meşru” olarak nitelendiren Erdoğan, “Silahların susturulması ve müzakerelere alan açılması için en ufak bir ihtimal varsa, onu ele geçirmek için samimi çaba gösteriyoruz” dedi ve bir an önce sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
“Savaş uzadıkça yangının diğer ülkelere yayılabileceği” uyarısında bulundu ve siyasi hayatta kalmak için çatışmayı uzatanların “bir gün gidişatın değişeceğini” hatırlamaları gerektiğini ekledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Nazi Almanyası lideri Adolf Hitler arasında keskin bir tarihsel karşılaştırma yapan Erdoğan, “Bugün Hitler’in yolunu izleyenler sadece insanlığa değil, kendi halklarına da karşı hareket ediyor” diyerek, uluslararası topluma “bu gidişata bir son verilmesi” çağrısında bulundu ve Türkiye’nin “barış için sesini yükseltmeye devam edeceğini” vurguladı.
Bölgede tırmanan kriz ortamında Erdoğan, Türkiye’nin ana gündeminin istikrarsızlıktan uzak kalmak ve halkının refahına odaklanmak olduğunu vurguladı.
Erdoğan, “Hükümetimiz kendi gündemini kontrol etmektedir; kimse bize gündem empoze edemez” dedi ve erken veya erken seçim yönündeki her türlü öneriyi reddetti. “Tek önceliğimiz, ülkemizi bölgemizdeki yangınlardan uzak tutmak, milletimizin geçimini iyileştirmektir.”
Erdoğan ayrıca Türkiye’nin devam eden ekonomik ve diplomatik çabalarının altını çizerek, ülkenin küresel bir ekonomik aktör ve uluslararası yatırım için güvenilir bir destinasyon olarak rolünü güçlendirme arzusunu vurguladı.
Küresel iş dünyasının liderleriyle son toplantılara değinen Erdoğan, Türkiye’nin belirsiz küresel ortamda giderek daha fazla “güvenli liman” ve “istikrar adası” olarak görüldüğünü söyledi.
Enerji ve tedarik zincirlerindeki çeşitlendirme politikalarının, devam eden çatışmalarla bağlantılı aksamalar da dahil olmak üzere bölgesel şokların etkisinin hafifletilmesine yardımcı olduğunu belirtti.
Erdoğan, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin enerji güvenliğini sağlamak, gıda arz istikrarını korumak ve turizm ve ihracat gibi kilit sektörleri desteklemek için proaktif adımlar attığını söyledi.
Cumhurbaşkanı ayrıca Ankara’nın barışa olan bağlılığını da vurguladı ve uzun süren çatışmaların bölgeye daha da yayılma riski olduğu konusunda uyardı.
“Türkiye olarak barış için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” diyen Erdoğan, uluslararası toplumu çatışma ve istikrarsızlığı uzatan politikalara karşı daha güçlü adım atmaya çağırdı.