Kamu kaynaklarının tekellere aktarılması kabul edilemez

Sine-Sen açıklamasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından soru önergesine verilen resmi yanıtın, dizi sektöründeki sömürü çarkının kamu eliyle nasıl büyütüldüğünün açık bir itiraf belgesi olduğu belirtildi.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Bakanlık cevabında, teşvik şartı olarak dizilerin en az 3 kıtada ve 10 ülkede yayımlanması, turizmi desteklemesi, reyting verileri ve satış tutarları gibi kriterlerin göz önünde tutulacağı söyleniyor. Halihazırda üretilmiş, dünyaya satılmış ve devasa gelirler elde etmiş projelere halkın vergilerinden oluşan kamu kaynaklarını aktarmak, yeni bir istihdam yaratmayacağı gibi sadece tekel konumundaki büyük yapım şirketlerinin kasasını doldurmaya yarayacaktır”
Bakanlık verdiği yanıtla da, setlerdeki güvencesizlik, iş kazaları ve ağır mesai koşulları ile ilgili olarak da “Çalışma mevzuatına uyum görev alanımıza girmemektedir” diyerek sorumluluğu üstünden attı. Bakanlık setlerde meydana gelen iş kazalarına, can kayıplarına ve meslek hastalıklarına ilişkin soruları da yanıtsız bıraktı.
Sine-Sen’den yapılan açıklamayla Bakanlığın verdiği yanıtların kamu kaynakları dağıtılırken işçi sağlığının, iş güvenliğinin, iş kazalarını önleyici tedbirlerin ve insani çalışma koşullarının bir kıstas olarak görülmediğinin ve denetlenmediğinin resmi itirafı olduğu kaydedildi.
Dizi sektörünün bugün sadece ekonomik krizle değil, yaratıcı alanı yok eden ve hikayeleri tek tipleştiren ağır bir sansür baskısıyla da karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, “RTÜK ve bakanlık kıskacındaki bu sansür politikaları, sanatsal bir tıkanmaya ve neticesinde ciddi bir işsizliğe yol açıyor. Sektörün önündeki bu daralmanın aşılması, kamu kaynaklarının tekel yapılara dağıtılmasıyla değil, sektörün sansürden ve tüm kısıtlamalardan azade bırakılmasıyla mümkün. Kamu destekleri, elinde iyi projesi olan bağımsız ve küçük yapım şirketlerine yönlendirilmeli ve bu desteklerin her kuruşu sıkı bir denetim mekanizmasıyla incelenmeli” denildi.