Kadın emeğiyle kâr düzeni öldürüyor

Kadın emeğiyle kâr düzeni öldürüyor

Fabrikada ölenlerden 3’ü de yetişkin kadınlardı.

Patronların kadın emeğinin üzerine kurduğu zenginleşme düzeni, denetimsizlik ve güvencesizlikle birleşerek ölümcül bir sömürü zinciri yaratıyor. Fabrikalarda kendine yer bulamayan, senelerce çalışsa da kıdem alamayan, en düşük ücretler ödenen kadınlar; patronun ilk gözden çıkardıkları oluyor.

Dilovası’nda iş cinayetinin meydana geldiği Ravive Kozmetik’in bulunduğu mahallede de kadınlar eve yakınlık, sosyalleşme, gelir elde etme isteği gibi nedenlerle bu gibi fabrikalarda çalıştı. Kadınlar için seçenekler belliydi, mahalleli “Her yer böyle” diyerek daha fazlasının olduğu bir seçenekleri olmadığını anlatıyordu.

KIZ ÇOCUKLARININ YAŞAMINA DÜŞMAN

İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi Başkanı ve Dilovası iş cinayeti davasının da avukatlarından olan Nimet Acar, kadın emeği sömürüsü ve iş cinayetlerini değerlendirdi.

Avukat Acar, Dilovası iş cinayetine ilişkin davanın, Kocaeli Ceza İnfaz Kurumu’nun duruşma salonunda görülmesi kararına, davanın taraflardan kaçırılması endişesiyle itiraz ettiklerini söyledi.

Acar, Dilovası’ndaki durumu “Bölgede bu fabrikaya benzer pek çok farklı işyeri var. Görüştüğümüz kadınlar da evlerine yürüme mesafesi bu kayıt dışı yerlerde çalıştıklarını anlattı. Yoksul bir mahalle ve bu nedenle geçim kaygısı hâkim. Patronlar da ‘Bu işi yapmaya gönüllü çok’ diyerek kadın ve kız çocuklarını baskı altına alıyor, emeklerini sömürüyor. Bu işyerinde kadınlar, kız çocukları haftada 6 gün 12 saate varan süreler çalışıp üstüne de 15-16 bin lira ancak alıyordu. Patronun ücretlerden sürekli keyfi kesintiler yapması güvencesizlikle birleşiyordu. Kayıt dışı çalşma, sigortasızlık ve keyfi kesintilerle kazancı çok düşük, yemek hakkı, çay molası olmayan bir işyeriydi burası” dedi.

“Beğenmiyorsan başkası çalışır” tehditlerinin bölgede çok yaygın olduğunu vurgulayan Avukat Acar, “Burada herkesin bildiği, kanıksadığı, ‘Orası zaten öyle bir yer’ dediği bir sömürü düzeni kurulmuş. Kadınlar da az da olsa kazanç için buradalardı” ifadelerini kullandı.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kadınları yönlendirdiği çalışma biçimine dikkati çeken Acar, “Kadınların kimi için bu işler dışarı çıkmak, sosyalleşmek için bir fırsat; az da olsa kazançları kimi için kendi ihtiyacını kendisinin karşılamasını sağlıyor. Eve yakın, yürüyerek rahat gidilebiliyor. Bu gibi yerler de bundan beslenince sömürünün önü açılıyor. Daha iyi iş imkânları yaratılsa kadınlar da buraları seçebilirlerdi ama tüm seçenekleri benzer” diye konuştu.

Polonez’den Temel Conta’ya, tekstil fabrikalarından ‘kadın istihdamı’ ile övünen dev şirketlere sömürünün benzer olduğunu söyleyen Acar, kamuoyuna şu çağrıda bulundu: “Patronlar kadınların mecburiyetlerini hak gaspı ve sömürü için fırsata dönüştürüyor. Aynı yerlerde senelerce çalışan kadınlar en alt ücretlere, kıdemine rağmen kademe atlayamadan çalıştırılıyor. Bu kesinlikle istihdama katkı değil, bu apaçık sömürü. Tıpkı MESEM’ler gibi bu işyerlerinde de patron sistemini ucuz emeğin, yüksek kârın üzerine kuruyor. İş cinayetlerinde yaşamdan koparılan işçiler, özellikle kadın ve çocuk işçi cinayetlerini böyle konuşuyorken görmezden gelinemez. STK’lerin, siyasi partilerin ‘Buralar böyle yerler’ denen yerler için acilen harekete geçmesi lazım. Emek sömürüsünün ölüm getirdiği yerlerin, özellikle işçi kentlerinin peşine düşülmeli, buralar teşhir edilmeli. Katliamlar olmadan önce önlem alınmasına ağırlık verilmeli. Tüm kurumlar bu konuda harekete geçmeli.”

***

DİRENİŞTEKİ KADINLARDAN DAYANIŞMA MESAJI VAR!

Temel Conta işçisi Sinem Kaya:  

454 gündür emeğimiz, onurumuz ve geleceğimiz için direniyoruz. Bu direniş yalnızca Temel Conta işçilerinin değil; emeği yok sayılan, düşük ücretlere mahkûm edilen, sesi bastırılmak istenen tüm kadınların mücadelesidir. Bugün tüm kadınlara çağrımızdır: Emeğin, adaletin ve insanca yaşamın yanında olun. Temel Conta işçilerinin direnişine ses verin, dayanışmayı birlikte büyütelim!

Şık Makas işçisi Buse Kaya:  

Emeğiyle hayatı ayakta tutan, direnişiyle yolu açan tüm kadınların 8 Mart’ı kutlu olsun. Sık Makas direnişinde kadınların gücü, cesareti ve dayanışması bize yol gösteriyor. Haklarımızı alana kadar mücadeleye, omuz omuza durmaya devam edeceğiz. Yaşasın kadınların emeği, yaşasın dayanışma!

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu