İstanbul’da ‘yan yana’ geliyoruz: Ortak hatta buluşuyoruz

İstanbul’da ‘yan yana’ geliyoruz: Ortak hatta buluşuyoruz

Foruma birçok akademisyen, sanatçı, gazeteci başta olmak üzere birçok demokratik kitle örgütü ve sendika temsilcileriyle beraber, yerel inisiyatifler, mahalle dernekleri ve toplumsal muhalefetin geniş kesimleri de katılım sağlayacak.

İstanbul’da gerçekleşecek ‘Yan yana’ formu öncesi çağrı yapan İktisatçı Mustafa Sönmez, Validebağ direnişinden Şengül Kılıç, Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Eylül Gümüşdağ ve Veli Der Bolu Şube Başkanı Zehra Kuralı Gezici buluşmanın önemini ve anlamını değerlendirdi.

***

YOL ARKADAŞLIĞI ŞART

“Ana hedefler farklı olsa da, asgari müştereklerde birleşerek bir mücadeleyi yönlendirmek ve örgütlemek zorundayız” diyen İktisatçı Mustafa Sönmez, “Şu gerçekle her gün biraz daha yüz yüzeyiz: AKP rejimi otoriterleşmeyi öyle bir boyuta taşımak istiyor ki, seçme ve seçilme hakkını tamamen gasp etmenin peşinde. Yeniden sandığı getirse bile, sandığa gidecek aktörlerin hepsini biçimlendirme, yönlendirme ve sonucu tayin etme hedefini taşıyor. Bu ihtiras, iktidara yürüme aşamasında olan CHP’yi de ana hedefe koymasına neden oldu” dedi.

Sönmez şöyle konuştu: “Türkiye, dozajı çok yükselmiş bir mücadele sathında ilerliyor ve bu sürecin böyle devam edeceği çok açık. İşte tam da burada, belli hedefler doğrultusunda bir yol arkadaşlığı, bir “yan yana geliş” kaçınılmaz hale geliyor. Ana hedefler farklı olsa da, asgari müştereklerde birleşerek bir mücadeleyi yönlendirmek ve örgütlemek zorundayız. Kuşkusuz sosyalistlerin ana hedefiyle sosyal demokratların hedefleri birbirinden farklıdır. Sosyal demokratlar son tahlilde emekle sermayeyi uzlaştırmak gibi bir nihai hedefe sahiptir, sınıflara karşı çıkmazlar. Sosyalistler ise emeğin yanındadır, sermayeye karşı dururlar. Aradaki bu temel farka rağmen, bir yere kadar birlikte yürümek ve belli hedeflere ulaşmak mümkündür. Herkesin kendi şapkasının altında kalarak, ancak ortak hedefleri net bir şekilde tanımlayarak gerçekleştireceği bu yol arkadaşlığı, özellikle bu dönemde hayati önem taşıyor”

***

HEPİMİZİN SORUMLULUĞU

Yan Yana” formuna buluşma çağrısı yapan Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Eylül Gümüşdağ, iktidarın gençlere geleceksizlikten başka bir vaadinin olmadığını söyledi.

“Kampüslerden sokaklara, barınamadığımız yurtlardan bizi mahkûm ettikleri karanlığa kadar her alanda bir kıstırılmışlık duygusuyla baş başayız. Eğitimi rant kapısına çeviren, gençliği ise yalnızca ucuz iş gücüne hazırlayan bu yoldan çıkmış sistem, bizden susmamızı ve biat etmemizi bekliyor” diyen Gümüşdağ şu ifadelere yer verdi:

“Karşımızda hayatın her yerine sızmış, kendine kul olmayan herkesi düşman belleyen bir mekanizma var. Her geçen gün sömürerek, çalarak ve bizi bu düzenin çarkları arasında birer dişliye çevirerek güçlenen bu rejimi yok etmenin yolu; örgütlenip birleşerek haksızlığa karşı tek ses olabilmekten geçiyor. Öfkeyi birbirimize yöneltmemizi isteyen Saray rejimine en net cevabımız, öfkemizi saraya yöneltebilen bir muhalefet olacaktır. Bu yüzden “Yan yana” buluşmaları çok değerli. Okuyan ve üreten bir kadın olarak emeğimin de varlığımın da pazarlık konusu edilmediği bir yarını, ancak yan yana gelerek kurabiliriz. “Yan yana”, bu anlamda bir zorunluluktur ve bunu gerçekleştirmek hepimizin sorumluluğudur. Bu mücadele, var olabilmek için doğduğu an herkesi karşısına almak zorunda kalan bütün kız kardeşlerimize ve her nefesinde korkuyla yaşatılan bütün LGBTİ+’lara olan borcumuzdur.”

***

TOPLUMU MUHALEFETSİZ, ÜLKEYİ SEÇİMSİZ BIRAKMAK İSTENİYOR

Veli-Der Bolu Şube Başkanı Zehra Kuralı Gezici de buluşmaya çağrı yaptı. Gezici şu ifadelere yer verdi: “Ülke olarak çoklu bir krizin içindeyiz ve fiili olarak yaşadığımız rejim değişikliğinin yasalaşması tehdidinin eşiğindeyiz. Ulusal ve uluslararası sermaye ve iktidar ortaklarının doğamıza, emeğimize, kamu kaynaklarına çökmesi, halka açlık, yoksulluk, umutsuzluk ve geleceksizlikten başka bir şey bırakmamıştır. AKP iktidarının yargı ve kolluk sopasıyla yönetmesi dışında toplumsal rıza üretme kapasitesi kalmamıştır. Bu nedenle de toplumu muhalefetsiz, ülkeyi seçimsiz kılmak için yargı yoluyla siyaset alanını dizayn etmektedir. Mülksüzleştirilen köylüler, sömürülen emekçiler, kadınlar, gençler, milyonlar susmuyor ve itirazlarını örgütlemekten vazgeçmiyor. Ancak bu kadar kritik bir eşikte, sorun alanlarının tüm öznelerinin yan yana gelmesi, itirazların ortaklaşmasına dair ortak müzakere ve mücadele zeminleri yaratılması toplumsal muhalefetin en önemli sorumluluğu olarak karşımızda duruyor”

***

MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK İÇİN YAN YANA

Validebağ Korusu’nun Millet Bahçesi yapılmak istenmesi üzerine başlatılan direniş sonrası oluşturulan Validebağ direnişçisi Şengül Kılıç da ülkenin sürüklendiği bu yol ayrımında birlikte mücadele etmenin önemine değinerek foruma buluşma çağrısında bulundu.

Validebağ’da, kentin ortasında kalan son yeşil alan olan doğal koruya rant uğruna göz diken AKP iktidarına karşı yaşlı, genç, kadın, erkek, emekli, çalışan onlarca mahallelinin yan yana gelip, yıllardır direnişini büyüttüğünü belirten Kılıç, şöyle konuştu: “Akbelen’de köylüler, maden yağması için zeytin ağaçlarının katledilmesine karşı bir araya gelip yılmadan direndi. Emek sömürüsüne karşı yer altında açlık grevi yapan, yollarda günlerce yürüyen, Ankara’da parklarda polis saldırısı altında direnen maden emekçileri, kendilerini destekleyen Ankaralılarla dayanıştı. Özel okul öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmen adayları günlerce süren haklı bir mücadele yürüttü. İşte tüm bu direnişlerde olduğu gibi, ülkemizde yıllarca süren bu hukuk tanımaz, baskıcı ve sermaye yanlısı tek adam rejimine karşı mücadele de ancak tüm halkın örgütlü biçimde, birleşik muhalefet yapmak üzere yan yana gelişiyle mümkün olacaktır.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu