İsrail’in saldırganlığı tüm bölgeyi etkiliyor: Erdoğan
Başkent Ankara’daki Kabine toplantısı sonrasında düzenlediği basın toplantısında, “İsrail saldırganlığının bedelini sadece Filistinli ve Lübnanlı kardeşlerimiz değil, tüm bölge ve farklı inançlara sahip insanlar ödüyor.” dedi.
Erdoğan, “İsrail, bölgedeki temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklar altına alarak Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor.” dedi.
Bu sözler, İsrail basınında çıkan bir haberde, İsrail güçlerinin işgal altındaki Batı Şeria’da iki yasa dışı İsrail yerleşimini birbirine bağlamak ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim altyapısını daha da genişletmek amacıyla Filistin Yönetimi yönetimi altındaki araziyi yasadışı bir şekilde ele geçirdiği yönündeki haberin ardından geldi. Oslo Anlaşmalarına göre, A Bölgesi Filistin’in sivil ve güvenlik kontrolüne girerken, İsrail yasaları İsrailli yerleşimcilerin bölgeye girmesini yasaklıyor. Filistinli insan hakları grupları ve İsrailli gözlemciler, yeni yerleşim birimlerinin yerleştirilmesinin amacının Oslo Anlaşmaları tarafından oluşturulan çerçeveyi aşındırmak olduğu konusunda uyardılar.
Bu arada Erdoğan, terörün sona ermesinin Türkiye’nin üzerinde on yıllardır süren ekonomik yükü kaldıracağını söyledi.
Erdoğan, “Yatırım, istihdam, turizm, tarım, finansman ve güvenlik açısından hesaplandığında terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları aşıyor.” dedi.
Terörün ortadan kaldırılmasının Türkiye’nin birçok sektördeki ekonomik potansiyelini ortaya çıkaracağını söyledi.
“Terörün önündeki engel kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda yeni bir hikaye yazmaya başlayacak” dedi.
Erdoğan ayrıca hükümetin “Terörsüz Türkiye” girişiminin hem güvenlik hem de ekonomik kazanımlar sağlayacağını söyledi.
“Terörsüz Türkiye süreci amacına ulaştığında anneler gönül rahatlığıyla başlarını yastığa koymakla kalmayacak, ülkemiz de bu ağır ekonomik yükten kurtulacaktır.”
Kıbrıs konusunda Erdoğan, sorunun teknik güç paylaşımı anlaşmazlığından ziyade Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne odaklandığını yineledi.
“Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğini, Doğu Akdeniz’deki doğuştan gelen haklarını ve meşru çıkarlarını göz ardı eden hiçbir girişimin başarı şansı yoktur.”
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adaya yaptığı son ziyareti memnuniyetle karşılayan Erdoğan, Kıbrıslı Türkleri azınlık durumuna düşürmeye yönelik formüllerin defalarca başarısızlığa uğradığını belirterek, kalıcı barışın ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabileceğini vurguladı.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıldönümünü kutlayan Erdoğan, Türkiye’nin Kıbrıs Türklerinin acılarını sona erdirmek ve adada barış ve istikrarın tesis edilmesine yardımcı olmak için garantör haklarını kullandığını söyledi. Ankara’nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni desteklemeye devam edeceğini ve Kıbrıslı Türkleri asla yalnız bırakmayacağını sözlerine ekledi.