İsrail’in altıncı soykırımı, 44 yıldır Lübnan halkını vuruyor
ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın küresel enerji piyasalarını sarsmasıyla birlikte dikkatler Hürmüz Boğazı’na çevrilirken, İsrail bu süreci kullanarak Lübnan’a yönelik yeni bir bombardıman dalgası başlattı. Hizbullah bahanesiyle başlatılan bombardımanlarda Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre 2 Mart’tan bu yana 1039 kişi hayatını kaybetti. Lübnan hükümeti ise ülke içinde zorla yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bin 237’ye ulaştığını açıkladı. Tel-Aviv’in, Lübnan’a karşı uyguladığı hukuksuz müdahaleler 1970’lerden bu yana aralıksız devam ediyor. Sabra ve Şatilla Katliamı ise bu şiddetin küresel sembolü durumunda. İşte İsrail’in Lübnan’a uyguladığı uluslararası hukuk tanımaz şiddetin tarihi:
İsrail’in Lübnan’da gerçekleştirdiği ve 3 bin 500’e yakın sivilin vahşice öldürüldüğü Sabra ve Şatilla Katliamı küresel hafızadaki yerini koruyor.
SİVİL YIKIM 1982’DE BAŞLADI
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) raporlarına göre İsrail’in 1982 yılında Lübnan’a yönelik başlattığı saldırılarda 4 Haziran ile 15 Ağustos arasında 29 bin 506 Lübnanlı ve Filistinli hayatını kaybetti, bunların yaklaşık yüzde 80’ini siviller oluşturdu. MacBride Komisyonu’nun 1983 tarihli raporuna göre İsrail ordusu o tarihten bu yana Beyrut’ta hedef gözetmeksizin geniş çaplı bombardımanlar gerçekleştiriyor. Rapora göre büyük insan kaybının yaşandığı 1982 müdahalesinde en az 300 bin sivil üç ay boyunca su ve elektrikten mahrum bırakıldı. Hastaneler de dahil olmak üzere sivil altyapı sistematik şekilde hedef alındı. Aynı süreçte İsrail cezaevlerine götürülen binlerce kişiye mahkemede kendini savunma hakkı bile tanınmadı.
SABRA VE ŞATİLLA KATLİAMI
1982’de İsrail ordusunun Beyrut’u işgali sonrası Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında yaşanan katliam, uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekti. Birleşmiş Milletler’in özel komisyonunun raporuna göre 3 bin 500’e yakın sivil İsrail tarafından düzenlenen katliamda vahşice katledildi. Dönemin İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron’un katliamdan sorumlu olduğu tespit edildi ve görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Ancak Şaron cezalandırılmadı ve 2001 yılında İsrail Başbakanı olduktan sonra hakkındaki suçlamalarda düşürüldü.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre İsrail saldırıları sonucunda 2 Mart’tan bu yana 1039 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin büyük bölümünü ise sivil halk oluşturuyor.
HALK YURTLARINDAN EDİLDİ
1990’lı yıllarda İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki işgali devam ederken, 1993 yılında “Operation Accountability” ve 1996 yılında “Grapes of Wrath” operasyonları gerçekleştirildi. Uluslararası raporlara göre 1996’daki saldırılarda yüz binlerce sivil yerinden edildi. 18 Nisan 1996’da İsrail topçu birliklerinin bir mülteci kampını vurması sonucu 102 sivil hayatını kaybetti. Aynı dönemde İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine yaklaşık 130 bin kara mayını döşediği ve tarım alanlarını kullanılamaz hale getirdiği kaydedildi. Geçtiğimiz haftalarda ortaya çıkan görüntülere göre İsrail halen zehirli kimyasalları Lübnan’ın tarım alanlarına uçaklardan saçarak toprağı zehirlemeye devam ediyor.
ATEŞKES TANIMADAN ÜLKEYİ YIKIYOR
İsrail ordusu 2000 yılında Lübnan’dan çekilse de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 425 sayılı kararına rağmen sınır hattında gerilim devam etti. İki ülke arasındaki deniz anlaşmazlıkları konusunda da İsrail hiçbir anlaşmayı imzalamaya yanaşmadı ve 1 Ekim 2024 tarihinde Güney Lübnan’a yeni bir işgal başlattı. Bu süreçte yalnızca bir hafta içinde 800’den fazla Lübnanlı hayatını kaybetti. Lübnan hükümetinin verilerine göre 2024 saldırıları sırasında toplam can kaybı 2 bin 720’ye ulaştı ve ölenlerin büyük çoğunluğunu siviller oluşturdu. Aynı dönemde altyapı sistemleri, enerji hatları ve yerleşim alanları da yoğun şekilde hedef alındı. Fransa ve ABD arabuluculuğunda 26 Kasım 2024’te ateşkes ilan edilse de uluslararası gözlem raporlarına göre saldırılar hiçbir zaman sona ermedi ve günümüze kadar da devam etti.
[email protected]
Kaynak: Web Özel