Basın özgürlüğü için teklif

Basın özgürlüğü için teklif

Basın özgürlüğünün, “Demokratik toplum ve demokratik devleti birleştirme halkası” olduğunu belirten Becan, kanun teklifinin gerekçesinde, “Basın özgürlüğünün korunması, bireysel düzlemde temel bir hakkın korunmasının ötesine geçerek, bizzat demokrasinin korunması anlamına gelmektedir” ifadesini kullandı. Ülkenin dört bir yanındaki gazetecilerin ölüm tehdidi altında olduğunun altını çizen Becan, BirGün Gazetesi Muhabiri İsmail Arı ve DW Türkçe Muhabiri Alican Uludağ’ın haberleri nedeniyle tutuklu bulunduğunu söyledi. Kanun teklifine yönelik açıklamasında Uğur Mumcu, Hrant Dink, Ahmet Taner Kışlalı, Metin Göktepe, Abdi İpekçi ve görevi başında hayatını kaybeden tüm gazetecileri andığını belirten Becan,  şunları dile getirdi: “Bu tür fiiller, bir yandan muhalif gazetecileri sindirmeyi amaçlarken öte yandan da genel olarak gazetecilik faaliyetini özgür ve bağımsız şekilde icra eden tüm gazetecilere gözdağı vermeyi hedeflemektedir. Üstelik ‘Dezenformasyonla Mücadele’ adı altında iktidarın çıkardığı yasayla neredeyse tüm gazetecilerin faaliyetleri hapis cezasıyla korkutularak ifade özgürlükleri ellerinden alınıyor.”

Becan, Meclis’in ilk görevinin ifade ve basın özgürlüğünün Türkiye’de tam anlamıyla sağlanmasını güvence altına alacak düzenlemeleri hayata geçirmek olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: “5187 Sayılı Basın Kanunu’na ek maddeyle TCK’de yer alan kasten yaralama, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının basın özgürlüğü kullanımı oluşturan bir düşünce açıklaması ya da haber sebebiyle gazetecilere karşı işlenmesi halinde, ilgili maddelere göre tayin edilecek cezaların yarı oranında artırılması amaçlanmıştır.”

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu