İşçinin dertlerini sayaç hesaplayamıyor

DİSK/Enerji-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Olcay Karabulut, sayaç işçilerinin günde 20-25 bin adım attığını, ağır çalışma koşulları nedeniyle yaklaşık 150 işçinin başka iştiraklere geçtiğini, 50 işçinin ise hâlâ değerlendirme sürecinde olduğunu belirtti. Karabulut’un aktardığı verilere göre 2021 yılında İSKİ ve İGDAŞ’ın toplam abone sayısı 12 milyon 700 bin iken, bu sayı 2026’da 1 milyon 662 bin 966 hane artarak 14 milyon 332 bin 966’ya yükseldi. Karabulut, artan iş yüküne rağmen personel sayısının neredeyse sabit tutulmasının çalışma koşullarını daha da ağırlaştırdığını söyledi.

ARTAN İŞ YÜKÜ SAĞLIĞI ETKİLİYOR

İşçilerin gün boyunca asfalt üzerinde, sırtlarında çantalarla çalıştığını anlatan Karabulut, sayaçların konumlarının da işi zorlaştırdığını belirtti. Doğalgaz sayaçlarının çoğunlukla insan boyunun üzerinde, su sayaçlarının ise bel seviyesinin altında bulunduğunu aktaran Karabulut, işçilerin gün içerisinde sürekli eğilip kalkmak zorunda kaldığını söyledi.

Bu çalışma düzeninin bel, diz, omuz, ayak, sırt ve eklem rahatsızlıklarını artırdığını belirten Karabulut, iş yükünün artık münferit sağlık sorunlarının ötesine geçtiğini ifade etti. Sahada çalışan yaklaşık 1282 işçinin bir bölümünün tanısı konulmuş sağlık sorunları nedeniyle süreçlerinin sonuçlanmasını beklediğini belirten Karabulut, düzenli mesleki sağlık taramalarının yapılması halinde işin yarattığı sağlık sorunlarının boyutunun daha net ortaya çıkacağını söyledi.

SAYAÇLAR TEHLİKELİ İŞ YÜKÜ AĞIR

İşçilerin yalnızca yoğun tempoyla değil, sayaçların bulunduğu alanların yarattığı risklerle de karşı karşıya olduğunu anlatan Karabulut, dar, karanlık, bakımsız ve ulaşılması güç alanlara monte edilen sayaçların ciddi tehlike oluşturduğunu söyledi.

İşçilerin bodrum ve kuyularda haşerelerle karşılaştığını, kesici ve paslı yüzeyler nedeniyle yaralandığını belirten Karabulut, yaz aylarında açık alanda ve yüksek sıcaklık altında çalışmanın da işçileri zorladığını, sıcak havalarda çalışma-dinlenme düzeninin yeniden oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Yanlış endeks girişlerinin de ağır çalışma temposunun sonucu olabildiğini belirten Karabulut, işverenin iş yükünü ve çalışma organizasyonunu sorgulamak yerine bu hataları disiplin baskısının aracı haline getirdiğini söyledi. İşçilerin disiplin görüşmelerinin çoğunlukla Zoom üzerinden yürütüldüğünü, işçi ve sendika temsilcileriyle yüz yüze görüşmekten kaçınıldığını aktardı.

Karabulut, “İstanbul halkına hizmet veren enerji işçilerinin sağlığı ve can güvenliği maliyet hesabının önüne konulmalı. İnsanın bir makine olmadığı gerçeği üzerinden bir çalışma düzeni kurulmalı” dedi.

İŞ YETİŞMİYOR TUTANAK TUTULUYOR

Şişli bölgesinde çalışan bir saha personeli, yetiştirilemeyen işler nedeniyle çalışanlar hakkında tutanak tutulduğunu ve disiplin süreçlerinin işletildiğini anlattı. İşçinin günlük iş yükünü ve sayaçların hangi koşullarda dağıtılacağını belirlemediğine dikkat çeken emekçi, işçilerin kendi yaratmadıkları çalışma koşullarının sonuçlarından sorumlu tutulduğunu söyledi.

TAŞERONUN BELEDİYEDEKİ HALİ

Sorunun temelinde İSKİ ve İGDAŞ’ın asıl işlerini taşeron üzerinden yürütmesinin bulunduğunu savunan işçi, bu sistemin işçileri hem güvencesizliğe hem de muhatapsızlığa ittiğini söyledi. Günlük iş hedeflerinin bilimsel verilerle yeniden belirlenmesini, işçilerin karar süreçlerine dahil edilmesini, erişilemeyen sayaçların güvenli hale getirilmesini ve işçi sağlığını gözeten çalışma-dinlenme düzeninin kurulmasını istedi.

İşçilerin sağlık sorunları nedeniyle başka iştiraklere geçiş süreçlerinin sendikanın da dahil olduğu bir komisyonla yürütülmesini isteyen emekçi, kendi kusuru olmadan işini yetiştiremeyen çalışanlar hakkında başlatılan disiplin süreçlerinin sonlandırılmasını talep etti.

SAHADA SORUNLAR SAYMAKLA BİTMİYOR

İstanbul Beylikdüzü’nde çalışan sayaç personeli A.K., sorunların yalnızca personel eksikliğinden ibaret olmadığını, sahada birçok riskle karşılaştıklarını söyledi. “Sokaktayız. Fiyatlandırma konusunda abone bizi muhatap olarak gördüğü için abone saldırıları da yaşayabiliyoruz. Kademe geliştikten sonra bu çok daha fazla arttı. Bu sadece bizim okuma işimizle ilgili değil, açma-kesme işlemlerinde de fiziksel saldırıya kadar varan birçok olay yaşanıyor” dedi.

696 sayılı KHK ile sözde kadroya alındıklarını belirten A.K., belediye iştirak şirketlerinde çalışmaya başladıklarını belirterek “Taşeronun belediyedeki hali oldu. Belediye iştirak şirketleri dediğimiz sistemde aslında taşeron sistemi devam ediyor” diye konuştu.

Ortak sayaç okuma uygulamasına geçiş sürecini anlatan A.K., kendilerine daha az binaya gidileceğinin söylendiğini ancak uygulamada tam tersinin yaşandığını belirtti: “475 sayaç okuduğunuz bir yerde yine aynı vakitte okuma yapacaksınız ve dolayısıyla daha az müdahale edeceksiniz’ denildi. Ama pratikte böyle olmadı. Aynı binalarda artık 700-800 sayaç okumaya başladık. Bazı bloklarda 12-15 binada 1500 sayaç olabiliyor. Bazı bölgelerde ise 60-70 binada 600, 700, 800 hatta 900 sayaca çıkan arkadaşlarımız var. Bu gerçekten sürdürülebilir değil.”

Çalışan sayısının giderek azaldığını, sağlık raporları nedeniyle birim değiştirmek zorunda kalanların bulunduğunu ve işten çıkarmaların yaşandığını belirten A.K., “Daha önce bir iş yapıyorsak şu anda iki iş yapıyoruz, hatta iki işin de üzerine çıkıyoruz. İşverenin bu işin yapılabilirliğini sağlaması, sorunları çözmesi gerekiyor. Ancak işverenin sorumluluğunda olan sorunlar çözülmediği gibi işçiler cezalandırılıyor” dedi.

“İNSAN ONURUNA YARAŞIR ÇALIŞMA İSTİYORUZ”

Psikolojik baskının tutanaklarla sürdüğünü belirten emekçi, “İşverenin çalışma koşullarını düzeltmesi gerekirken ortaya çıkan sorunların sorumluluğu işçiye yükleniyor” dedi.

Üsküdar’da çalışan başka bir saha personeli ise gerekli ekipmanların sağlanmadığını, verilen iş kıyafetlerinin kalitesinin düşük olduğunu belirtti. İş ayakkabılarının bir bölümünün tabanlarının düştüğünü söyleyen işçi, “Bir standardımız yok. İş kıyafetleri çok kötü” dedi.

09.00-18.00 arasında insanüstü bir performansla çalıştıklarını söyleyen işçi, taleplerinin başında iş yükünün insani bir seviyeye çekilmesinin geldiğini belirtti: “Bize atanan bina, sayaç ve benzeri işlerin insani bir seviyeye çekilmesini istiyoruz. Bu iş yükü kalıcı sağlık sorunlarına yol açıyor. Bunun dışında üzerimizde ciddi bir baskı var. İşin belirli bir süre içerisinde tamamlanması gerekiyor. Sahada ciddi bir baskı ve çok fazla tutanak baskısı var. Bu tutanak baskısının üzerimizden kalkması gerekiyor. Biz yalnızca insanlığa yaraşır şekilde çalışmak istiyoruz, başka bir talebimiz yok.”

İSPER’DEN AÇIKLAMA: İŞÇİLERİN HAKLARI EKSİKSİZ UYGULANIYOR

İşçilerin şikayetleri üzerine ulaştığımız İSPER, işçilerin aktardığı sorunlara şu şekilde yanıt verdi:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakleri ve bağlı kuruluşları arasındaki iş birliği kapsamında, İSKİ ve İGDAŞ abonelerine yönelik sayaç okuma hizmetleri ortak bir operasyon modeliyle yürütülmektedir. İSPER bünyesinde görev yapan saha personeli, su ve doğal gaz sayaçlarının aynı operasyon kapsamında okunmasını sağlayarak iki ayrı saha ziyaretinin tek bir hizmet sürecinde gerçekleştirilmesine katkı sunmaktadır.

Bu model sayesinde saha kaynaklarının daha verimli kullanılması, mükerrer saha ziyaretlerinin azaltılması ve vatandaşların farklı kurumların sayaç okuma işlemleri için ayrı ayrı saha operasyonlarıyla karşılaşmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

İSPER, ortak sayaç okuma operasyonlarında görev yapan personelin çalışma koşullarını; yürürlükteki mevzuat, Toplu İş Sözleşmesi (TİS), ilgili idarelerle yapılan sözleşmeler ve teknik şartnameler doğrultusunda yürütmektedir.

Çalışma Düzeni ve İş Yükü:

Sayaç okuma operasyonları, sahadaki adres ve iş yoğunluğu dikkate alınarak dijital sistemler üzerinden oluşturulan günlük rotalar doğrultusunda planlanmaktadır. Operasyonel gerçekleşmeler de bu sistemlerden elde edilen veriler üzerinden düzenli olarak değerlendirilmektedir.

Personelin günlük mesai saatleri 09.00–18.00 arasındadır. 2023–2026 dönemine ait operasyonel gerçekleşme verileri incelendiğinde, sahadaki fiili işe başlama saatinin ortalama 09.25 olduğu; günlük saha operasyonlarının ise ortalama 5 saat 7 dakika içerisinde tamamlandığı görülmektedir.

·         2023 yılında 4 saat 58 dakika

·         2024 yılında 5 saat 3 dakika

·         2025 yılında 5 saat 13 dakika

·         2026 yılında 5 saat 12 dakika

Dört yıllık veriler birlikte değerlendirildiğinde, günlük saha operasyonlarının ortalama 14.32 civarında tamamlandığı görülmektedir. Bu veriler, saha operasyonlarının mevcut mesai düzeni içerisinde gerçekleştirildiğini ve iş yükünün çalışma süresini aşan sürekli bir yoğunluk oluşturmadığını ortaya koymaktadır.

KIYAFET, AYAKKABI VE EKİPMAN:

Sahada görev yapan personelin çalışma koşullarına uygun yazlık ve kışlık kıyafetleri ile yazlık ve kışlık ayakkabılarının teknik şartnameleri yetkili sendikanın da katılımıyla hazırlanmıştır.

Bu şartnameler doğrultusunda temin edilen ayakkabılar 22 Mayıs 2026 tarihinde, yazlık kıyafetler ise 5 Haziran 2026 tarihinde personele dağıtılmıştır.

Kullanım sırasında ayakkabılarda yırtılma, açılma veya benzeri bir deformasyon meydana gelmesi halinde ürünlerin tedarikçi firma tarafından yenileriyle değişimi sağlanmaktadır.

Bunun yanı sıra TİS ile ilgili idarelerle yapılan sözleşme ve şartnamelerde belirtilen tüm ekipmanlar personele imza karşılığında teslim edilmekte; kıyafet, ayakkabı ve diğer ekipmanların teslim, dağıtım ve gerektiğinde yenilenme süreçleri kayıt altında yürütülmektedir.

PERSONELİN İZİN VE ÖZLÜK HAKLARI:

Ortak sayaç okuma operasyonlarında görev yapan İSPER personelinin çalışma ve özlük hakları ilgili mevzuat ve Toplu İş Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda eksiksiz olarak uygulanmaktadır.

Çalışanlar; yıllık izin, günlük hastalık izni, mazeret izni, evlilik izni, yakın vefatı izni ve babalık izni başta olmak üzere mevzuat ve TİS kapsamında tanımlanan izin haklarından yararlanmaktadır.

GENEL DEĞERLENDİRME:

İSPER, İSKİ ve İGDAŞ adına yürütülen ortak sayaç okuma operasyonunda çalışanların haklarının korunmasını ve saha hizmetinin düzenli, güvenli ve verimli biçimde sürdürülmesini birlikte gözetmektedir.

Çalışma düzeni ve iş yükü operasyonel veriler üzerinden değerlendirilmekte; personele sağlanması gereken kıyafet, ayakkabı ve ekipmanlar kayıtlı biçimde teslim edilmekte ve kullanım sırasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçlara yönelik yenileme süreçleri yürütülmektedir.

İSPER bünyesinde görev yapan çalışanların mevzuat ve Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki hakları eksiksiz biçimde uygulanmakta; ortak sayaç okuma hizmetinin hem çalışanların çalışma koşullarını gözeten hem de İstanbullulara sunulan hizmetin sürekliliğini sağlayan bir yapıda yürütülmesine devam edilmektedir.

Başa dön tuşu