İran’ın “diğer” yüzüydü, İsrail’in katlettiği filozof Laricani

Küresel saygınlığa sahip felsefe fakülteleri ve kuruluşları İsrail’in hava saldırıları sonrasında hayatını kaybeden, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Larijani hakkında sıklıkla yazılar ve makaleler yayınlamaya başladılar. Modern Batı felsefesi üzerine kapsamlı eserler yazan Larijani, Immanuel Kant ve Rene Descartes düşünceleri üzerine kitaplar kaleme aldı; Saul Kripke ve David Lewis gibi analitik felsefenin önemli isimleri hakkında da makaleler yazdı. Ali Larijani, felsefe dünyasında “ABD ve İsrail’in öldürdüğü filozof” olarak anılmaya başlandı. Larijani, Felsefe, sosyoloji ve sinema gibi alanlarda küresel etkiye sahip çok sayıda isme sahip olan İran’ın “diğer yüzü”nün de sembolü durumundaydı.


Ali Laricani’nin Kant ve Descartes düşünceleri üzerine kaleme aldığı eserler, Cambridge Üniversitesi, Viyana Üniversitesi ve Marburg Üniversitesi gibi felsefede her biri ayrı birer ekol kabul edilen yüksek eğitim kurumlarında referans gösterilerek literatürde kendisine yer buldu.

FELSEFECİ BÜROKRAT

1958 yılında Necef’te doğan Ali Laricani, İran siyasetinde uzun yıllar üst düzey görevlerde bulundu. 2005–2007 yılları arasında İran’ın Batı ile yürüttüğü nükleer müzakerelerde baş müzakereci olarak görev yapan Laricani, Mayıs 2008’den Mayıs 2020’ye kadar 12 yıl boyunca İran Meclis Başkanlığı görevini yürüttü. 2025 Ağustos’unda Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri olarak atanan Laricani, aynı zamanda Ali Hamaney’in konseydeki temsilciliğini üstlendi. İran medyasına göre Laricani, Hamaney’in danışmanlığını da yürütüyordu. Kamuoyu önünde son olarak 13 Mart’ta Tahran’da düzenlenen Kudüs Günü mitinginde görülen Laricani’nin kardeşi Sadık Laricani de ülkenin yargı ve siyaset alanında etkili isimlerinden biri olarak biliniyor.

KANT ÜZERİNE 3 KİTAP YAZDI

Ali Laricani’nin formal yüksek eğitimini aldığı felsefi çalışmaları özellikle modern epistemoloji ve eleştirel düşünce alanında yoğunlaştı. Modern eleştirel düşünce ve epistemolojinin kurucularından Alman filozof Immanuel Kant üzerine yazdığı “Kant’ın Felsefesinde Matematiksel Yöntem”, “Metafizik ve Kesin Bilimler” ve “Sezgi ve Sentetik A Priori Yargılar” başlıklı eserleri, uluslararası akademik çevrelerde referans verilen çalışmalar arasında yer aldı. Laricani’nin eserleri Cambridge Üniversitesi, Viyana Üniversitesi ve Marburg Üniversitesi gibi her biri felsefede kendi ekolüne sahip olan köklü akademik kurumlarda referans gösterildi.

İran'ın “diğer” yüzüydü, İsrail'in katlettiği filozof Laricani - Resim : 2
Uluslararası basın kuruluşları ve felsefe camiası, Laricani’nin ölümünün İran’ın güçlü bir entelektüel üretim merkezi olduğunu yeniden görünür kıldığını vurguladı.

FELSEFE İLE İRAN TARİHİNİ YORUMLADI

Laricani ayrıca modern felsefesinin kurucusu Fransız düşünür Rene Descartes üzerine hazırlanan “Aklın Yönetim Kurallarının Eleştirisi ve İncelemesi” adlı eserin de editörlüğünü üstlendi. Laricani kitapta yer alan kendi bölümünde Doğu toplumlarının Batı merkezli düşünce yöntemlerine karşı geliştirdiği eleştirel ve şüpheci yaklaşımı “devlet aklı” kavramı üzerinden yeniden yorumladı. Laricani’ye göre toplumsal gerçeklik, evrensel bir zorunluluk olarak tek değil, her toplumun kendi tarihsel ve kültürel dinamikleriyle şekillenen öznel bir yapıya sahipti. İran tarihinde toplum ve devletin gerçeği algılama şeklinin nasıl değiştiğine de değinen Laricani’nin editörlüğünü üstlendiği bu eser Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in doğrudan talebiyle önümüzdeki ay Çin’de de yayınlanacak.

İRAN’IN DİĞER YÜZLERİ

Uluslararası analizler ve felsefe dünyasında, Laricani’nin ölümü yalnızca bir siyasi figürün kaybı olarak değil, aynı zamanda bölgesel entelektüel üretime yönelik bir darbe olarak da değerlendiriliyor. Haaretz gibi İsrail’de savaşı destekleyen yayın organları bile Laricani’nin öldürülmesini hata olarak değerlendirdi. Felsefede Daryush Shageyan, Ramin Jahanbegloo, Seyid Hüseyin Nasır gibi alanında saygın isimlere sahip olan İran, toplum bilimlerinde de Asef Bayat, Hamid Debaşi, Şirin Ebadi gibi isimlerle ön plana çıkmakta. İran Yeni Dalga sineması ise tüm dünyada eğitim müfredatlarında yer alan ve başlı başına bir okul olarak kabul edilen isimlere sahip. İran’da Tahran ve İsfahan Üniversiteleri merkezinden doğan entelektüel ve kültürel birikim için sıklıkla “İran’ın diğer yüzü” benzetmesi de kullanılıyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu