Bodrum’daki göçmen faciası Meclis gündemine taşındı
Bodrum’daki göçmen faciası Meclis gündemine taşındı
“YAŞAM HAKKI AÇISINDAN CİDDİ TABLO”
Evrensel’de yer alan habere göre önergede, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları yükümlülükleri hatırlatılarak, yaşanan olayın yaşam hakkının korunması bakımından “son derece ciddi bir tablo” ortaya koyduğu ifade edildi.
Ege hattının, Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmenler açısından giderek daha tehlikeli bir güzergâh haline geldiğine dikkat çekilen açıklamada, güvenli ve yasal geçiş yollarının sınırlı olmasının göçmenleri deniz yoluyla riskli yolculuklara zorladığı belirtildi. Bu durumun, insan kaçakçılığı ağlarını güçlendirdiği ve can kayıplarını artırdığı kaydedildi.
AB POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Eren, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında imzalanan geri kabul anlaşmaları ve son dönemde tartışılan yeni göç ve iltica politikalarının Türkiye’yi fiilen “sınır ülkesi” konumuna getirdiğini ifade etti. Bu politikaların göçmenlerin hareketliliğini kısıtlarken, daha tehlikeli güzergâhlara yönelimi artırdığı vurgulandı.
Ayrıca, Avrupa Birliği’nin göç ve iltica sorumluluğunu üçüncü ülkelere devretme eğiliminin; geri itmeler, silahlı müdahaleler, kötü yaşam koşulları ve uluslararası koruma hakkına erişimin zorlaştırılması gibi ciddi insan hakları ihlallerine yol açtığına dikkat çekildi.
SORU ÖNERGESİ SUNULDU
Eren’in İçişleri Bakanlığına yönelttiği sorular arasında şu başlıklar yer aldı:
- Hayatını kaybeden ve kurtarılan göçmenlerin kimlik bilgileri, yaş ve cinsiyet dağılımı
- Sahil Güvenlik Komutanlığının müdahale süreci
- Olayın nedenlerine ilişkin idari inceleme yapılıp yapılmadığı
- Benzer faciaların önlenmesine yönelik alınan tedbirler
- Son 5 yılda Ege Denizi’nde yaşanan ölümlere ilişkin veriler
- İnsan kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar
- Geri kabul anlaşmasının etkilerine dair değerlendirmeler
- Göçmenlerin temel haklara erişimi için yürütülen politikalar
- Türkiye’nin Avrupa Birliği ile bu alandaki diplomatik temasları