İspanya Başbakanı Pedro Sanchez nasıl savaş karşıtlığının sesi oldu?

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez nasıl savaş karşıtlığının sesi oldu?

DW Türkçe’den Sinem Özdemir’in haberine göre, Avrupa Birliği üyesi İspanya’yı Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yanında sert biçimde eleştiren Trump, Madrid’i “berbat davranmakla” itham etti. ABD Başkanı ayrıca bu ülkeyle ticari ilişkileri kesme tehdidinde bulundu.

Bu tehditler sonrası Çarşamba günü kameraların karşısına geçen Sanchez ise İspanya hükümetinin pozisyonunun iki kelimeyle “savaşa hayır” olarak özetlenebileceğini vurguladı. “Geçmişteki hataları tekrar etmeme” çağrısı yapan İspanya Başbakanı, hükümetinin bu savaşa karşı duruşunun “Ukrayna ve Gazze’dekiyle aynı” olduğunu söyledi.

Peki, Sanchez hükümetinin izlediği dış politika Avrupalı ortaklarından hangi yönleriyle ayrılıyor?

GAZZE’DEKİ SOYKIRIM

Başbakan Sanchez, henüz Gazze soykırımının başında İsrail’in saldırılarının uluslararası hukuka uygunluğunu sorgulayan az sayıda Batılı liderden biri oldu. Sanchez, Gazze’de sivil kayıplar arttıkça İsrail’e yönelik eleştirilerinin dozunu artırırken Madrid, 28 Mayıs 2024’te Norveç ve İrlanda’yla birlikte Filistin’i resmen tanıdı.

Ekim 2024’te ise Uluslararası Adalet Divanı’nda Güney Afrika’nın İsrail’e karşı soykırım suçlamasıyla açtığı davaya müdahil oldu.

Geçen yılın Haziran ayında Sanchez, Avrupa’da İsrail’in eylemlerine yönelik ‘soykırım’ ifadesini kullanan en üst düzey yetkili oldu. Sanchez, “soykırım niteliğinde felaket bir durum” olarak tanımladığı gelişmelere rağmen İsrail ile yapılan ticaret anlaşmasının askıya alınması yönünde adım atmadıkları için Avrupalı mevkidaşlarını ise sert şekilde eleştirdi.

Eylül ayında İspanya İsrail’in eylemlerine karşı yaptırımları devreye sokarak bir ilke daha imza attı. İsrail’e silah, askeri ekipman alım ya da satışını kalıcı olarak yasaklayan kanun hükmünde kararname Bakanlar Kurulunca onaylanırken Sanchez, İsrail ordusuna yakıt veya silah taşınması için İspanya limanlarının ve hava sahasının kullanılmasına yasak getirileceğini de açıkladı. Başbakan, Netanyahu hükümetini hastaneleri bombalayarak ve “masum kız ve erkek çocuklarını açlıkla öldürerek savunmasız bir halkı yok etmekle” eleştirdi.

Madrid aynı zamanda, Donald Trump öncülüğünde Gazze için oluşturulan “Barış Kurulu”na katılma davetini geri çeviren ilk ülkelerden biri oldu. Kurulda Filistin yönetiminin yer almadığına dikkat çeken Sanchez, Madrid yönetiminin uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler’e ve çok taraflılığa bağlılığıyla tutarlı olmadığı gerekçesiyle bu girişime katılmayı reddettiklerini söyledi.

ABD-İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRILARI

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından kısa süre sonra Madrid’den saldırılara tepki geldi. Başbakan Sanchez, X hesabı üzerinden yaptığı yazılı açıklamada, “Daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunan ve gerilimi tırmandıran ABD ve İsrail’in tek taraflı askeri operasyonunu reddediyoruz” ifadelerini kullandı.

Avrupalı müttefiklerinin yaptığı İran’ın misilleme saldırılarını kınayan ortak açıklamanın aksine Sanchez, İran’ın yanı sıra ülkeye yapılan saldırılara da karşı durduklarının bir kez daha altını çizdi. “Bir yandan nefret dolu bir rejime karşı olunurken diğer yandan haksız ve tehlikeli bir askeri müdahaleye de karşı durulabileceğini” belirten İspanya Başbakanı, “Bir kez daha, derhal gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve diyaloğun yeniden başlatılması çağrısında bulunuyorum. İspanya burada duracak ve Avrupa da burada durmalı” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ise İspanya’nın, ABD ile ortak işletilen ancak İspanya’nın egemenliği altında bulunan askeri üslerin İran’a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladı. Albares, Telecinco kanalına yaptığı açıklamada “İspanya’daki üsler bu operasyon için kullanılmıyor ve ABD ile yapılan anlaşmada yer almayan hiçbir şey için ya da Birleşmiş Milletler Şartı’na uygun olmayan herhangi bir amaç için de kullanılmayacak” ifadelerini kullandı.

Uçuş takip sitesi FlightRadar24’ün verilerine göre ABD’ye ait 15 uçak halihazırda pazartesi günü İspanya’nın güneyindeki Rota ve Moron askeri üslerinden ayrıldı. Bunlardan en az yedisinin Almanya’daki Ramstein Hava Üssü’ne konuşlandırıldığı belirtilirken Savunma Bakanı Margarita Robles, ABD’nin “muhtemelen bu uçakların İspanya’dan operasyon yürütemeyeceğini bildiği için bu adımı attığını” söyledi.

GÖÇMEN YANLISI POLİTİKALAR

İspanya, ikinci kez başkanlık koltuğuna oturan Trump’ın yabancı devletlere yönelik müdahaleci dış politika yaklaşımı kadar MAGA (Amerika’yı Yeniden Muhteşem Yap) hareketinin popülist göç ve göçmen karşıtı argümanlarına da karşı çıkıyor.

Madrid, ocak ayında, Avrupa ülkelerinde giderek yaygınlaşan katı göç politikalarının aksine 500 binden fazla düzensiz göçmene yasal statü verme planlarını duyurdu.

Sanchez, New York Times için kaleme aldığı yazıda “MAGA tarzı liderlerin” göç konusunda kamuoyunu yanılttığını belirterek diğer Avrupa ülkelerini de benzer adımlar atmaya çağırdı. “Bizde işe yarayan şey başkaları için de işe yarayabilir” diyen Sanchez, “Batılı ülkeler olarak kapalı ve yoksullaşan toplumlara mı yoksa açık ve müreffeh toplumlara mı dönüşeceğimizi seçmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

İspanya söz konusu adımla “insan hakları ve entegrasyona dayalı, ekonomik büyüme ve toplumsal entegrasyonla uyumlu bir göç modeli” hedefliyor.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu