İklim Tamkan, ABD’de resital verecek

İklim Tamkan, ABD’de resital verecek

“HEYECANLI VE MUTLUYUM”

Konserle ilgili heyecanlı ve mutlu olduğunu söyleyen sanatçı şöyle devam etti: “Bu teklif doğal olarak beni çok heyecanlandırdı. Çünkü global ölçekte son derece prestijli bir yerden gelen bir davet. Ardından konser serisine baktığımda, Jean Rondeau’dan Pierre Hantaï’ye uzanan, alanının gerçekten en önemli isimlerinin yer aldığı bir çizgiyle karşılaştım. Bu da benim için ayrı bir mutluluk ve motivasyon kaynağı oldu. Böyle bir bağlamda sahneye çıkmak hem büyük bir onur hem de yaptığım işin uluslararası ölçekte bir karşılık bulduğunu hissettiren bir an. Aynı zamanda bu konser benim Amerika’daki ilk konserim olacak. Bu anlamda kariyerimde çok özel ve çok heyecan verici bir eşik elbette. Konserin ardindan muzikal isbirligimize devam ederek Curtis’te bir  klavsen ustalik sinifi / masterclass yapmayı da düşünüyoruz.”

“KONSERİ BİR DÜŞÜNCE HATTI GİBİ KURGULADIM”

1 Mayıs Cuma günü Philadelphia’nın tarihi mekânlarından St. Clement’s Church’teki konserinde nasıl bir repertuarla sahne alacağını da anlatan Tamkan, “Programın merkezinde Fazıl Say’ın benim için yazdığı Goldberg in Istanbul eseri var. Zaten davetin çıkış noktası da bu eserin Amerika prömiyeriydi. Bunun dışında repertuarı tamamen kendi müzikal dilimi ifade edebileceğim şekilde, tamamen özgür bir biçimde oluşturdum.” dedi ve ekledi: “Programı bir eserler listesi olarak değil, bir düşünce hattı olarak kurmaya çalıştım. Goldberg in Istanbul, Johann Sebastian Bach’ın Goldberg Varyasyonları ile bir ilişki kurarken, klasik Barok varyasyon modelini takip etmek yerine tekrarlayan altyapılar, keskin karşıtlıklar ve ritmik kırılmalar üzerinden kendi formunu inşa ediyor. Programın genel yaklaşımı da buradan besleniyor. Johann Mattheson ve Jacques Duphly gibi Alman ve Fransız klavsen okulunun seckilerini de programa dahil ettim. Bunun yanı sıra Gurdjieff, Fikret Amirov ve Komitas gibi bestecilerle, kendi coğrafyamla ve kültürel hafızamla bağ kurabileceğim bir alan açmak istedim. Gurdjieff duzenlemelerini kendim yaptim. Bu konuda da biraz heyecanliyim. Bu repertuvar aslında bilinçli olarak biraz “cesur” bir seçim. Çünkü klavseni sadece tarihsel bir çerçevede değil, farklı tını imkanlarıyla, farklı müzik dilleriyle yeniden düşünmek üzerine kurulu. Programın bütününde dönemler arasında bir karşılaştırma yapmak yerine, müziğin bu enstrümanla kendini nasıl hatırladığıni, nasıl dönüştüğünü ve nasıl yeniden kurulduğunu hissettirmeye çalışacağım.

“AMACIM ÖZGÜN BİR DİL KURMAK”

İklim Tamkan son olarak klavsenin Türkiye’de çok fazla sanatçı tarafından neden ilgi görmediğine dair sorumuzu da yanıtladı ve şunları söyledi: “Klavsen hem erişimi kolay bir enstrüman değil hem de çok spesifik bir tarihsel döneme ait olduğu için Türkiye’de yaygın bir icra alanı bulmuş değil. Zaten tarihsel olarak da bizim müzik geleneğimizin içinde yer alan bir enstrüman değil. Ama son yıllarda eski müziğe ve tarihi tuşlu çalgılara dair camiada ciddi bir hareketlenme olduğunu düşünüyorum. Benim de Türkiye’ye döndüğümden beri temel motivasyonum, klavsen ve genel olarak tarihi tuşlu çalgıları daha görünür kılmak, bu alana dair bir farkındalık yaratmak oldu. Klavsenin sadece “geçmişe ait” bir enstrüman olmadığını düşünüyorum. Bu enstrümanla çağdaş müzik de üretilebilir, düzenlemeler yapılabilir ve beklenenden çok daha zengin bir tını dünyası kurulabilir. Kendi adıma, akademik birikimimi, bu enstrümana duyduğum merakı ve kişisel -müzikal damak tadımı bir araya getirerek kendime özgü bir dil kurmaya çalışıyorum. Bu çabaların böylesine önemli ve prestijli bir bağlamda karşılık bulması ise benim için hem çok değerli hem de çok motive edici.”

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu