İBB davasında İmamoğlu’ndan 23 Nisan mesajı: Nazım Hikmet’in şiiriyle seslendi
İBB davasında İmamoğlu’ndan 23 Nisan mesajı: Nazım Hikmet’in şiiriyle seslendi
İmamoğlu, Nazım Hikmet’in 11 yaşındayken kaleme aldığı ‘Feryad-ı Vatan’ şiirini de okudu.
“ÇOCUKLARIN HAYALLERİNİ ENGELLEYEN ZİHNİYETE KARŞI MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
İmamoğlu, duruşma salonunda şunları söyledi:
İmamoğlu’nun 23 Nisan için verdiği mesajın tamamı şu şekilde:
“Çocuğumuz burada ve o çocuğumuz, bugün aslında anlamlı bir günde burada. Yarın 23 Nisan. Aslında arkadaşlarımla paylaşmıştım ama ben bu memleketin çocuklarına çok güveniyorum, çok inanıyorum. Yürekleri başka ama çocukların feryadı var. Çocuklar üzgün. Çocuklar feryat ediyorlar, çünkü canları yanıyor. Eşit değiller. Özgür değiller. Gelecekten en fazla onlar hissederek, şüphe duyarak hareket ediyorlar. Bakın az önce not verdim. 11 yaşında, 1913’te Nazım ne demiş biliyor musunuz? Bu çok bilinmez bir şiiri. Feryad-ı Vatan: Sisli bir sabahtı henüz / etrafı bürümüş bir duman / uzaktan geldi bir ses / ah aman aman / sen bu feryad-ı vatanı dinle / işit / dinle de vicdanına öyle hükmet / vatanın parçalanmış baharı / bekliyor senden ümit. Bunu, 11 yaşında Nazım söylemiş, 11 yaşında. Balkan Savaşı’ndan hemen sonra. Darmadağınık. İnsanlar kopmuş. Üzgün. Başları öne eğik. Çocuklar bunu hissediyor. Ben de çocukları hissediyorum. Çocuklardan çok şey öğreniyorum. Çocukların vicdanına güveniyorum. Çocukların başını öne eğdiren, geleceğe umutla bakmasını engelleyen, çocukların geleceğe hayalleriyle, hayal kurarak koşmasını engelleyen zihniyete karşı mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.”
“BURASI, ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN MÜCADELENİN MAHKEMESİDİR”
Cumhuriyetin en çok ‘kimsesiz çocuklar’ için önemli olduğunu vurgulayan İmamoğlu, içinde bulunduğu davanın ve mahkeme salonunun çocukların geleceğini de ilgilendirdiğini belirtti ve konuşmasını şöyle noktaladı:
“Cumhuriyet, onun için kuruldu. Ben, öksüz ve yetim çocuklarla ilkokulu okudum. Çocuk Esirgeme Kurumu’nun kimsesiz çocuklarıyla aynı sıralarda hayata başladım. Beş yıl okudum. Hâlâ o sıralarda edindiğim terbiyeyle yaşıyorum. Allah da beni o terbiyeden ayırmasın. Herkes onun için, eşit bakan Cumhuriyet’i bertaraf etmeye çalışan, çocukları okulda aç bırakan akla karşı, o zihniyete karşı mücadelenin yeri, şu an burasıdır. Burası öylesine bir mahkeme değildir. Çocuklarımızın geleceği için mücadelenin mahkemesidir. Onun için burayı ve buradaki çocuklarımız için mücadeleyi takip edin. İşte Ediz, onun için bugün burada. Babasının hasretiyle burada. O çocuklarımızın her birinin alnından öpüyorum. Onlara çok güveniyorum. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız için çalışmaya devam edeceğiz. 23 Nisan’ımız kutlu olsun.”