Konsere erişim lüks oldu

Konsere erişim lüks oldu

Tartışmanın merkezindeki soru ise ‘‘Sanat kamusal bir ihtiyaç mı, yoksa yalnızca satın alabilenin erişebildiği bir hizmet mi?’’ oldu.

•Serkan Fidan – Organizatör: 

Yerli müzik gruplarının bilet fiyatlarına yönelik şikâyetleri sık görüyoruz. İki tarafın da kısmen haklı olduğu bir denklem var. Konser mekânının kira bedeli, sanatçının taleplerine göre şekillenen teknik prodüksiyon, sahne kurulumu ve güvenlik giderleri ciddi maliyet yaratıyor. Personel, sanatçı ve konukların yeme-içme ve ağırlama giderleri ile tanıtım bütçeleri de buna ekleniyor. Hepsi birleştiğinde ortaya çok yüksek rakamlar çıkıyor. Buna paralel olarak biletleme firmalarının komisyonları, kredi kartı komisyonu ve KDV de bilet fiyatına ekleniyor. Sadece bu kalemler bile satın alma bedelinin yaklaşık yüzde 35’ine denk geliyor. Türkiye’de müzisyenlerin bir kısmı vergi mükellefi değil, mükellef olanların çoğu da serbest meslek makbuzu kesiyor; iki durumda da organizatör için yüzde 20 stopaj yükü doğuyor. Sanatçı maliyetlerindeki artış da denklemin önemli bir parçası. Bu durum doğrudan serbest piyasa koşullarıyla ilgili. Bir tarafta milyonluk bütçeler konuşuluyor, diğer tarafta küçük artışlardan bile çekinen sanatçılar var.

Avrupa’daki benzer mekânlarda yıllık maliyetlerin büyük kısmı kamu ve sponsor fonlarıyla karşılanıyor; bilet geliri toplam giderin yüzde 15-20’sini kapsıyor. Türkiye’de ise tablo tersine dönmüş durumda. İşletmeler giderlerinin yüzde 90-95’ini bilet gelirinden karşılamak zorunda kalıyor. Pasta büyümezken büyük isimlerin pastadan aldığı payın artması da yapısal sorunlardan biri. Mevcut iktidar anlayışı değişmediği sürece kültür politikalarında dezavantajları ortadan kaldıracak bir açılım olacağını düşünmüyorum.

•Fatih Özakoğlu – MÜZİK-SEN Başkanı: 

Bilet fiyatlarının astronomik artışı, alım gücü düşürülen halkın etkinliklere erişim sorununu daha görünür hale getirdi. Emeğiyle geçinen kesimlerin haftada ya da ayda düzenli olarak bir sanat etkinliği izlemesi imkânsız. Son dönemde konserlerde görülen fiyat sıçramaları sorunun boyutunu gösteriyor. Reel ücretlerin baskılanması, güvencesizleştirme ve yaşam giderlerinin artması, kültür-sanata ayrılabilecek payı ortadan kaldırıyor. Sanat üretimi bir meta gibi alınıp satılan bir ürüne indirgenmiş durumda. Bu koşullarda sanat etkinliklerine erişim de lüks tüketim kategorisine itiliyor. Oysa sanatın yalnızca maddi imkânı olanların ayrıcalığı haline gelmesi eşit yurttaşlık anlayışıyla bağdaşmaz.

Albüm satışlarından elde edilen gelir neredeyse yok oldu, dijital platformlardan gelen gelir de yeterli değil. Sanatçılar gelirlerini büyük ölçüde canlı performanstan sağlamak zorunda kalıyor. Ancak canlı müzikte organizasyon ve biletleme şirketlerinin payları, prodüksiyon maliyetleri ve diğer kesintiler eklendiğinde ortaya çıkan fiyatlar halkın alım gücünü aşıyor. Bu da sanatçının ürettiği işe kendi kitlesinin erişememesi gibi bir yabancılaşma yaratıyor. Devletin ve yerel yönetimler kültür-sanata erişimi kolaylaştırmalı aksi halde alan bütünüyle piyasanın insafına bırakılıyor.

•Tuncay Tunalı – BuBilet Özel Müşteriler ve Projeler Direktörü: 

Konser ve sahne etkinliği fiyatlarındaki artış birçok kalemin aynı anda yükselmesinden kaynaklanıyor. Sahne ve teknik ekipman maliyetleri büyük bir gider. Buna ulaşım, konaklama, lojistik ve güvenlik masrafları da ekleniyor. Bunlar bilet fiyatına yansıyor. Sanata ulaşmayı lüks değil ihtiyaç olarak görüyoruz. Bu nedenle farklı kampanya modelleri, iş birlikleri ve öğrencilere özel indirimler uyguluyoruz. Ancak yüksek enflasyon ve ekonomik daralma ortamında izleyici davranışı da değişiyor. Daha önce ayda birkaç etkinliğe giden kişiler artık sayıyı azaltıyor ve seçim yapıyor. Satışlar tamamen durmuyor fakat kampanya ve indirim dönemlerine talep daha fazla oluyor.

***

TEPKİ YAĞDI, ÇİLEKEŞ AÇIKLAMA YAPTI

Rock grubu Çilekeş’in ‘Y.O.K’ albümünün 21. yılında 10 Ekim’de İstanbul KüçükÇiftlik Park’ta vereceği konserin biletleri satışa çıktıktan sonra 22 saat içerisinde tükendi. 2 bin 950 TL ile 5 bin TL arasında satılan biletlerin fiyatları kamuoyunda tepki yarattı. Grubun yaptığı açıklamada, “Bu tepkinin asıl öznesinin; emeğin ve alım gücünün hızla değersizleştiği, öfkenin ise yanlış adreslere yönlendirildiği kaygan bir ekonomik zemin olduğunu biliyoruz. Hayalleri hayata geçirebilmenin imkânsız kılındığı bu politik atmosferde büyük ölçekli bir konsere kalkışmak ne ekonomik ne de psikolojik olarak bizim için kolay değil. Asıl mesele bu düzende birbirimize ses olabilmek” denildi.

***

‘BİLETLER TÜKENDİ’ DEMEK SAHTEKÂRLIK

Müzisyen Gökhan Özoğuz, ‘biletler tükendi’ söyleminin sahtekârlık olduğunu belirtti. Özoğuz’un sosyal medya paylaşımı şöyle: “Konser biletleri ile kamuoyunu yanıltan yeni bir satış yöntemi uygulanmaktadır. Biletler çok yüksek fiyatla satışa çıkarılmakta, kısa sürede ‘tükendi’ haberleri yayılmaktadır. Sonra sosyal medyada bilet fiyatlarının aşırı yüksek olduğuna dair tepkiler dolaşıma sokulmaktadır. Tepkilerden sonra, tükendi denilen biletlerin daha düşük fiyatlarla yeniden satışa sunulması, tüketiciyi yanıltmaya yöneliktir. Bunun adı sahtekârlıktır. Sınırlı bütçeyle müziğe ulaşmaya çalışanlar bu yöntemlerle mağdur edilmemelidir.”

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu